İran savaşı sırasında ABD'deki uzun menzilli füze ve Patriot önleyicisi stoklarına ilişkin bilgilerin basına ulaşmasının ardından 50 askeri personel ile sivil yetkilinin yalan makinesi testine tabi tutulduğu öne sürüldü.
Ağustos ayında yapılan uygulamanın, askeri ve sivil yetkililerin bilgi sızdırıp sızdırmadığını belirlemeye yönelik soruşturmanın parçası olduğu bildirildi. Soruşturmanın, başkana danışmanlık yapan üst düzey askeri liderlerden oluşan Genelkurmay Başkanlığı kadrosuyla bağlantılı personeli de kapsadığı aktarıldı.
Testlerin Federal Soruşturma Bürosu tarafından değil, ordunun kendi soruşturmacıları tarafından yürütüldüğü belirtildi. Tüm üst düzey askeri liderlerin uygulamaya alınmadığı, Genelkurmay Başkanı General Dan Caine'in test kapsamına dahil edilmediği ifade edildi.
Yalan makinesi sorularında hiçbir yetkilinin başarısız olmadığı öne sürüldü. Soruşturmacıların, mühimmat verilerine erişimin büyük ölçüde kısıtlı olmasına rağmen, hükümet içinden bir kişinin yabancı casus olarak faaliyet gösterip göstermediğini de araştırdığı bildirildi.
Pentagon sözcüsü Sean Parnell, personel veya soruşturma konuları hakkında yorum yapmadı. Parnell, gizli bilgilerin sızdırılmasını son derece ciddi gördüklerini ve bu tür olayları soruşturduklarını açıkladı.
ABD Başkanı Donald Trump, stratejik mühimmat eksikliği iddialarını reddetti ve ordunun büyük miktarda silaha sahip olduğunu söyledi. Sızıntıları "vatana ihanet içeren açıklamalar" ve "sahte haber" olarak nitelendiren Trump, sorumluların bulunacağını ve ağır hapis cezalarıyla karşılaşacağını savundu.
Yalan makinesi testlerinin, Savunma Bakanı'nın emirler kitabından bir bölümün izinsiz sızdırılmasının ardından yaşanan ayrı bir olayla bağlantılı olduğu belirtildi. Sızdırılan belgede, dört yıldızlı altı komutanın İran'a yönelik geniş çaplı operasyonların sürdürülmesine karşı çıktığı ve savaşın sürdürülemez olduğunu savunduğu öne sürüldü.
Parnell, emirler kitabına ilişkin sızıntıyı suç ve orduya ihanet olarak nitelendirdi. Pentagon sözcüsü ayrıca haberlerde yer alan bilgilerin önemli bir bölümünün gerçeği yansıtmadığını söyledi.