ABD ordusu, geçtiğimiz ay Hint-Pasifik Komutanlığı'nın adını yeniden Pasifik Komutanlığı olarak değiştirdi. Pentagon, bu değişikliğin sadece tarihi isme dönüş olduğunu iddia etse de, Al Jazeera'da yayımlanan bir analize göre bu adım, Washington'ın Güney Asya stratejisinde köklü bir dönüşümün habercisi.
Analizde, 2018 yılında dönemin Savunma Bakanı James Mattis tarafından eklenen "Hint" ibaresinin, Hindistan'ı Çin'e karşı demokratik bir denge unsuru olarak tanımladığı hatırlatılıyor. Mattis o dönemde, "Bollywood'dan Hollywood'a, penguenlerden kutup ayılarına" benzetmesiyle Pasifik ve Hint okyanuslarının stratejik bütünlüğüne vurgu yapmıştı.
Ancak isim değişikliği, Hindistan'ın bölgedeki ayrıcalıklı konumunun sorgulanmasına yol açtı. Hindistanlı milletvekili Shashi Tharoor, X platformunda yaptığı paylaşımda, "Quad'ın tabutuna bir çivi daha mı? " diyerek ABD, Avustralya, Hindistan ve Japonya arasındaki dörtlü güvenlik diyaloğuna göndermede bulundu.
Analize göre asıl önemli gelişme, Washington'ın Güney Asya'da Hindistan'ı bölgesel taşeron olarak görme yaklaşımını terk etmesi. ABD, artık Pakistan, Bangladeş ve Nepal ile doğrudan ve daha yakın ilişkiler kuruyor. Bu ülkeler, Hindistan'ın bölgesel politikasının bir uzantısı olarak değil, kendi çıkarları ve varlıkları olan aktörler olarak muhatap alınıyor.
Pakistan örneği bu dönüşümü net biçimde ortaya koyuyor. İslamabad, diplomatik "cazibe saldırısı" ile denklemi değiştirdi. Genelkurmay Başkanı Asım Munir, Pakistan'ı Körfez sermayesi, Amerikan teknolojisi ve kritik mineraller arayan Pasifik ekonomileri arasında stratejik bir bağlantı olarak konumlandırıyor. Reko Diq bakır ve altın yatakları gibi trilyonlarca dolarlık rezervler, Çin egemenliğindeki tedarik zincirlerine alternatif oluşturabilir.
Bangladeş de 170 milyonluk nüfusu ve Bengal Körfezi'ndeki stratejik konumuyla giderek daha fazla ilgi çekiyor. Analiz, ABD'nin Arakanlı Müslümanların geri dönüşü için insani müdahaleye öncülük ederek bölgede nüfuz kazanabileceğini öne sürüyor.
Analiz, bu gelişmelerin Hindistan'ın bölgesel vetosunun sona erdiğini gösterdiğini savunuyor. Washington, artık Güney Asya başkentlerini Yeni Delhi'nin şubesi olarak görmekten vazgeçmiş durumda. ABD, Hindistan'la ilişkisini tamamen koparmasa da, romantik ortaklık yerine pragmatik, madde madde işbirliğine yöneliyor. Pentagon'un "Hint" ibaresini kaldırması, sahada zaten görülen bu değişimin resmiyet kazanması olarak yorumlanıyor.