Ürdün Kralı Abdullah II, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’ya bölgesel gerilimi kapsamlı biçimde azaltacak bir anlaşmaya ihtiyaç olduğunu söyledi.
2 Ekim Cuma günü yapılan telefon görüşmesinde, bölgedeki tansiyonu düşürme girişimleri ile Ürdün ve ABD arasındaki stratejik ortaklığın çeşitli alanlarda geliştirilmesi ele alındı. Abdullah ayrıca ABD’nin bölgesel istikrar çabalarındaki kritik rolüne dikkat çekti.
Ürdün Kralı, kapsamlı bir gerilimi düşürme anlaşmasının Arap ülkelerinin güvenliğini ve egemenliğini koruması gerektiğini vurguladı.

Washington-Tahran gerilimi
Rubio ile görüşme, ABD’nin İran’daki noktalara yönelik saldırılarının ardından Washington ile Tahran arasındaki gerilimin yükseldiği bir dönemde gerçekleşti. İran ise saldırıların Tahran’ın Arap ülkelerindeki ABD askeri tesisleri ve ekipmanlarını hedef aldığını söyledi.
Ürdün ile ABD, haziran ayının ortasında bir mutabakat anlaşması imzaladı. Anlaşmaya ilişkin müzakereler daha sonra durdu.
Suriye ve Lübnan gündemi
Abdullah, İsrail’in Suriye’nin güneyindeki tırmanışının doğurabileceği sonuçlar konusunda uyarıda bulundu. Ürdün’ün Suriye’nin güvenliğini, istikrarını ve toprak egemenliğini güçlendirme çabalarına verdiği desteği yineledi.

Abdullah ayrıca 17 Eylül’de Fransa’da düzenlenen Akabe Süreci toplantılarının son turunda elde edilen sonuçlara değindi. Toplantılarda Lübnan ordusuna uluslararası desteğin artırılması ve ordunun ülkenin güvenliği ile istikrarını koruma sorumluluklarını yerine getirebilmesi ele alındı.
Abdullah’ın girişimiyle 2015’te başlatılan Akabe Süreci, terörizm ve aşırılıkla mücadelede bölgesel ve uluslararası ortaklar arasındaki koordinasyonu, işbirliğini ve uzmanlık alışverişini güçlendirmeyi amaçlıyor.
ABD Dışişleri Bakanlığı da görüşmede Lübnan'daki üç taraflı çerçeve anlaşmasının uygulanması, Hizbullah'ın silahsızlandırılması ve Suriye'de istikrarın desteklenmesinin ele alındığını açıkladı. Bakanlık, Rubio'nun bölgesel güvenliğin güçlendirilmesine katkısı nedeniyle Kral Abdullah'a teşekkür ettiğini bildirdi. Lübnan ile İsrail, 26 Haziran'da ABD arabuluculuğunda Washington'da bir ön anlaşma imzalamıştı. Anlaşma, Lübnan ordusunun güneydeki pilot bölgelerde kontrolü yeniden kurmasını öngörüyor; İsrail güçlerinin bu bölgelerden çekilmesi ise Hizbullah ve diğer silahlı grupların silahsızlandırılması şartına bağlanıyor.