Avrupa Birliği, Rusya'nın Ukrayna'daki savaşına karşı yeni bir yaptırım turunu kabul etti. Perşembe günü üye ülkeler arasında varılan anlaşma, haftalarca süren tartışmaların ardından geldi ve önceki önerilere kıyasla daha dar bir kapsama sahip.
Şubat 2022'de başlayan savaşın ardından uygulanan 21. yaptırım paketi, Rus petrol ihracatına yönelik mevcut tavan fiyat uygulamasını sıkılaştırmak yerine aynen koruyor. Bu karar, blok içindeki bazı ülkelerin teklifin temel unsurlarına yönelik itirazlarının ardından sağlanan uzlaşmayı yansıtıyor.
Diplomatlar, çeşitli AB hükümetlerinin endişeleri nedeniyle paketin onay sürecinin geciktiğini belirtti. Savaş beşinci yılına girerken, 27 üyeli birliğin fikir birliğini sürdürmesinin giderek zorlaştığına dikkat çekiliyor.
AB, kapsamı sınırlandırılmış olsa da yeni önlemlerin Moskova üzerindeki ekonomik ve siyasi baskıyı devam ettirmeyi ve Ukrayna'ya desteği teyit etmeyi amaçladığını açıkladı.

Lavrov ABD'li mevkidaşı Rubio'yu Manila'da uyardı
Yaptırım kararına paralel olarak, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Filipinler'in başkenti Manila'da bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşme, savaşı sona erdirmeye yönelik diplomatik çabaların yeniden canlandığı bir dönemde yapıldı.
Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) zirvesi kapsamında düzenlenen bu temas, Lavrov ve Rubio arasında Eylül 2025'ten bu yana gerçekleşen ilk resmi görüşme oldu. Buluşma, Washington'ın diplomatik odağının Ukrayna'daki arabuluculuk çabalarından Orta Doğu'daki tırmanan çatışmaya kaydığı bir zamana denk geldi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı'na göre Lavrov, Rubio'ya ABD'nin Ukrayna'ya askeri desteğinin "kabul edilemez" olduğunu söyledi ve Washington'ı "Kiev rejimi" olarak tanımladığı yönetime silah sevkiyatını durdurmaya çağırdı.
Lavrov ayrıca Avrupa hükümetlerini Rusya'ya "stratejik yenilgi" yaşatmayı amaçlayan "istikrarsızlaştırıcı politika" izlemekle eleştirdi ve Moskova'nın çatışmanın "siyasi-diplomatik çözümüne" açık olduğunu tekrarladı.
AB, 2022'den bu yana Rusya'nın finans sektörünü, enerji ihracatını, savunma sanayisini, teknoloji ithalatını ve Kremlin ile bağlantılı yüzlerce kişi ve kuruluşu hedef alan çok sayıda yaptırım paketini yürürlüğe koydu. Bu yaptırımlar, birliğin şimdiye kadar uyguladığı en kapsamlı yaptırım rejimlerinden biri olarak değerlendiriliyor.