Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’nin 63. Oturumu kapsamında yayımlanan İran raporu, ülkedeki sivillerin hem hükümetin ağır insan hakları ihlalleri ve baskısıyla hem de ABD ve İsrail’in saldırılarıyla karşı karşıya kaldığını ortaya koydu.
Birleşmiş Milletler İran Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu, ABD’nin İran’a yönelik saldırılarında savaş suçu işlenmiş olabileceğine dair makul gerekçeler bulunduğunu bildirdi. Komisyona göre saldırılar sivillerin ölümüne ve yaralanmasına, ayrıca sivil hedeflerin zarar görmesine yol açtı.
Protestolara müdahale ve infazlar
Raporda, İran hükümetinin 2025 ve 2026 yıllarındaki protestolara müdahalesi "eşi benzeri görülmemiş" bir tırmanış olarak nitelendirildi. Bu süreçte öldürücü güç kullanımının yaygınlaştığı ve çok sayıda kişinin gözaltına alındığı, bunun da yüksek sayıda ölü ve yaralıya neden olduğu belirtildi.
Komisyon, protestocuların internete erişimini sınırlayan uygulamaları da eleştirdi. İran’da idam cezalarının uygulanmasının genişlediğini kaydeden rapora göre, Mart-Ağustos 2026 döneminde protestolarla bağlantılı davalarda 29 kişi idam edildi.
İki hava saldırısında 178 sivil öldü
Komisyonun değerlendirmesine göre, 28 Şubat’taki ABD ve İsrail saldırılarının ardından ABD’nin ayrım gözetmeyen saldırılar düzenleyerek savaş suçu işlemiş olabileceğine dair makul gerekçeler ortaya çıktı. İki ayrı hava saldırısında kadın ve çocukların da bulunduğu en az 178 sivil hayatını kaybetti.
Komisyon, İran ve ABD’ye tüm ihlal ve suçları derhal durdurma, mağdurlara tam tazminat sağlama ve ihlallerin tekrarlanmasını önleme çağrısında bulundu.