New York'taki BM Genel Merkezi'nde basın toplantısı düzenleyen BM Özel Raportörü Paula Gaviria Betancur, çatışma, şiddet ve afetler nedeniyle ülke içinde yerinden edilenlerin sayısının dünya genelinde 82 milyonu geçtiğini söyledi.
Betancur, bu rakamın şimdiye kadar kaydedilen en yüksek düzey olduğunu belirtti. Yeniden inşa için gereken kaynakların da benzeri görülmemiş bir boyuta ulaştığını ifade etti.
Dört ülke için milyarlarca dolarlık kaynak ihtiyacı
Betancur'un açıkladığı tahminlere göre yeniden inşa için Gazze'de 71 milyar dolar, Lübnan'da 11 milyar dolar, Suriye'de 216 milyar dolar ve Ukrayna'da yaklaşık 588 milyar dolar gerekiyor.
Yeniden inşanın yerinden edilenlerin mağduriyetlerini gidermek için fırsat yaratabileceğini söyleyen Betancur, aynı süreçlerin yeni adaletsizliklere de neden olabileceği uyarısında bulundu.
Betancur, evlerine dönen ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin yıkılmış yerleşim yerleriyle, yok olmuş altyapıyla ve mülkiyet haklarını kanıtlayacak belgelerin bulunmamasıyla karşılaşabildiğini aktardı.

Yeniden inşa yalnızca binaların tamamlanması değil
Yeniden inşanın tarafsız bir süreç olmadığını vurgulayan Betancur, "Nelerin, kimler tarafından ve kimler için yeniden inşa edileceğine ilişkin kararlar, toplumları gelecek nesiller boyunca şekillendirecek." dedi.
Betancur, bu sürecin yıkımdan kazanç sağlayanları ödüllendirme riski taşıdığını belirtti. Bunun zorla tahliyelere ve yerinden edilen kişilerin geri dönemeyeceği şehirlerin oluşmasına yol açabileceğini kaydetti.
Yeniden inşanın yerinden edilmenin temel nedenlerini ele almak için önemli bir fırsat sunduğunu ifade eden Betancur, "Her şeyini kaybeden insanların yeni binalardan daha fazlasına ihtiyacı var. Tanınmaya ihtiyaçları var, adalete ihtiyaçları var." ifadelerini kullandı.
Betancur'a göre yeniden inşadaki başarı, yalnızca binaların tamamlanmasıyla ölçülemez. Hakların iadesi, kurumların ve kamu güveninin yeniden kurulması, sosyal uyumun güçlendirilmesi ve yerinden edilenlerin kalıcı çözümlere ulaşmasını sağlayacak koşulların oluşturulması da hayati önem taşıyor.