İngiltere Başbakanı Andy Burnham'ın New York ziyareti, ABD Başkanı Donald Trump'la planlanan ilk yüz yüze görüşmeyle önem kazanıyor. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantılarına katılmak üzere kente giden Burnham, salı günü Trump'la bir araya gelecek.
Ukrayna ve Orta Doğu'daki çatışmaların ele alınacağı görüşme, iki liderin geçmişte çeşitli politika başlıklarında yaşadığı sert ayrılıkların ardından gerçekleşecek. Burnham ve Trump, bu farklılıklara rağmen pragmatik bir çalışma ilişkisi kurmaya çalışıyor.
İki lider arasındaki eski anlaşmazlıklar
Burnham, 2017'de Greater Manchester Belediye Başkanıyken Trump'ın kente hoş karşılanmayacağını söylemişti. 2019'da ise Trump'ın olası ziyareti sırasında kendisiyle görüşmeyi reddedeceğini açıklamıştı.
İngiltere Başbakanı, Trump'a yönelik eleştirilerini sonraki yıllarda da sürdürdü. Burnham, bu ay Makerfield'de yürüttüğü kampanyada Amerikan siyasetini "kutuplaşmış" ve "zehirli" diye niteledi. Ayrıca 2021'de ABD Kongre Binası'na düzenlenen baskının ardından Trump'a zaman ayıran İngiliz siyasetçilerin utanması gerektiğini yazdı.
Washington'la ilişki için ortak zemin arayışı
Başbakanlık görevine temmuz ayında gelmesinin ardından Burnham, siyasi rakipleriyle uzlaşılabilecek alanlar bulmanın önemini vurguladı. Her zaman "ortak zemin" aradığını söyleyen Burnham, Trump'la da çalışılabilecek bir çerçeve oluşturmaya yöneliyor.
Trump, Burnham'ı "iyi bir adam" olarak tanımladı. Bununla birlikte ABD Başkanı, İrlanda'nın birleşmesini desteklediğini açıklaması ve Birleşik Krallık ile Arjantin'in hak iddia ettiği Falkland Adaları'nın geleceğine ilişkin değerlendirmeleriyle İngiliz yetkilileri rahatsız etti.
İşçi Partisi Genel Başkanı Bridget Phillipson, Burnham'ın Washington'la ilişkilere "pragmatik" yaklaşacağını söyledi. Phillipson, ABD yönetimiyle her konuda aynı görüşün paylaşılmayacağını, tarafların farklı siyasi geleneklere ve yaklaşımlara sahip olduğunu belirtti. İlişkinin korunmasının ülkenin ulusal çıkarı açısından kritik olduğunu ifade etti.
Burnham'ın ekonomi politikası
Trump daha önce Burnham'ı "son derece liberal" bir siyasetçi olarak nitelendirmişti. ABD Başkanı ayrıca Burnham'ın Kuzey Denizi'ni yeni petrol ve doğal gaz sondajlarına açmasının muhtemel olmadığını söylemişti.
Burnham'ı eleştirenler, başbakanın dış politika alanında kapsamlı deneyime sahip olmadığını savunuyor. Trump'ın ise Burnham'ın iş dünyasına yakın yaklaşımına daha açık olabileceği değerlendiriliyor.
Burnham kendi modelini "iş dünyası dostu sosyalizm" olarak tanımlıyor. Bu yaklaşım, devletin aktif müdahalesiyle özel sektöre stratejik desteği bir araya getiriyor. Burnham'ın iş dünyasıyla ilişkileri güçlü kalırken düzenleyici politikaları hem övgü hem de eleştiri alıyor.