Hollanda’daki istihbarat, güvenlik ve adli kurumlar, yapay zekânın siber tehditlerin niteliğini önemli ölçüde değiştirdiği uyarısında bulundu. Hollanda İstihbarat ve Güvenlik Teşkilatı (AIVD), Hollanda Askeri İstihbarat ve Güvenlik Servisi, Ulusal Siber Güvenlik Merkezi (NCSC), Ulusal Terörle Mücadele ve Güvenlik Koordinatörlüğü (NCTV), Savcılık, Devlet Bilişim Direktörlüğü (CIO Rijk) ve Ulusal Polis Teşkilatı ortak bildiri yayımladı.
Bildiride, sistemlerdeki açıkların yapay zekâ kullanılarak daha kısa sürede bulunabildiği ve kötüye kullanılabildiği belirtildi. Daha önce bilinen zayıflıkların bu teknolojiyle etkisinin büyüdüğü, saldırganların ise savunma ekipleri fark etmeden açıkları keşfedip kullanabildiği kaydedildi.
Kurumlar, yapay zekâ destekli siber saldırılara karşı derhal hazırlık yapılması gerektiğini bildirdi. Savunmanın yetersiz kaldığı saldırıların hayati sistemlerde uzun süreli kesintilere neden olabileceği ve çok sayıda kişiyi mağdur edebileceği ifade edildi.
Ortak açıklamada, saldırılarla büyük miktarda isim, adres ve vatandaşlık numarasının ele geçirilebileceği uyarısı yapıldı. Böyle bir veri kaybının ciddi mahremiyet ve mali sonuçlara yol açabileceği belirtildi.
Yapay zekâ dezenformasyonu kişiselleştiriyor
Saldırganların yapay zekâ sayesinde daha hızlı siber operasyonlar düzenleyebildiği, zararlı yazılımları daha kolay geliştirebildiği ve daha ikna edici oltalama e-postaları hazırlayabildiği bildirildi. Teknolojinin, dezenformasyonun geniş ölçekte kişiselleştirilmesini de kolaylaştırdığı aktarıldı.
Bildiride, bu saldırıları düzenlemek için en gelişmiş yapay zekâ modellerine ihtiyaç olmadığı vurgulandı. Mevcut ve kolay erişilebilen modellerin de saldırılarda kullanılabildiği ifade edildi.
Kurumlara savunmayı güçlendirme çağrısı
Yöneticilere öncelikle temel güvenlik önlemlerini eksiksiz uygulama çağrısı yapan kurumlar, saldırı yüzeyinin daraltılmasını istedi. Güvenlik güncellemesi almayan eski sistemlerin değiştirilmesi gerektiği de bildirildi.
Güncellemelerin yüklenmemesi veya geciktirilmesi nedeniyle saldırıların gerçekleşmesinin savunulamayacağı belirtildi. Kurumların, bir saldırganın sisteme girebileceğini varsayarak hazırlık yapması ve yapay zekâya ilişkin uyarı işaretlerini ciddiye alması istendi.
NCSC Genel Direktörü Matthijs van Amelsfort, yapay zekânın açıkların bulunmasından kötüye kullanılmasına kadar uzanan saldırı zincirini otomatikleştirdiğini söyledi. Van Amelsfort, temel güvenlik önlemlerinin eksiksiz alınmasının artık her zamankinden daha önemli olduğunu belirtti.
Ortak bildiride siber güvenlikte belirleyici unsurun yalnızca teknik kapasite olmadığı, kurum kültürü ve farkındalığın da önem taşıdığı kaydedildi. Siber güvenliğin bilgi teknolojileriyle sınırlı kalmayan; kurumsal, yönetimsel ve toplumsal bir mesele olduğu ifade edildi.
Açıklamada, siber güvenlik zincirindeki en zayıf halkanın çoğu zaman teknik altyapı değil, yöneticilerle çalışanların siber tehditler konusundaki farkındalığı olduğu belirtildi.