İsrail’in Suriye’nin kuzeyindeki saldırısı, ABD’li bir temsilcinin İsrail ile Türkiye arasında doğrudan askeri çatışma çıkabileceği uyarısıyla yeniden gündeme geldi. İsrail gazetesi Haaretz, ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve ABD Başkanı’nın Suriye özel temsilcisi Thomas Barak’ın bu risk konusunda uyarıda bulunduğunu aktardı.
Haaretz, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun saldırı kararını eleştirdi ve artan gerilimin İsrail ile Türkiye arasında doğrudan çatışmaya dönüşebileceğini yazdı. Gazetenin pazar günü yayımlanan başyazısında, ekim ayında yapılması planlanan seçimler yaklaşırken Netanyahu’nun Gazze, Lübnan veya Batı Şeria yerine Suriye’nin kuzeyinde harekete geçtiği belirtildi.
İdlib’deki havaalanına 8 saldırı
İsrail savaş uçakları geçen salı günü, Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib ilinde yer alan Ebu Zuhur askeri havaalanının pistini 8 kez vurdu. Saldırılar, havaalanının altyapısında hasara neden oldu.
Türkiye Savunma Bakanlığı kaynakları ise saldırı öncesinde veya saldırı sırasında Ebu Zuhur Hava Üssü’nde herhangi bir Türk askeri misyonunun bulunmadığını bildirdi.
Haaretz, Netanyahu’nun operasyonu bölgedeki Türk varlığının genişlemesini hedef aldığı gerekçesiyle savunduğunu yazdı. Gazeteye göre Ankara ve Washington bu değerlendirmeyi reddetti ve Netanyahu’yu seçim hesaplarıyla hareket etmekle suçladı.
ABD’li temsilciden çatışma uyarısı
Thomas Barak’ın, saldırının İsrail ile Türkiye arasında doğrudan askeri çatışmaya dönüşebileceğini söylediği aktarıldı. Barak’ın ayrıca, bunun İsrail’in gerçek hedefi olabileceğine işaret ettiği belirtildi.
Barak, Türkiye’nin İsrail’e saldırmak veya İsrail’le askeri çatışmaya girmek istemediğini söyledi. Ancak seçim döneminin etkisiyle İsrail’in bu konularda "irrasyonel kararlar" alabileceği uyarısında bulundu.
Haaretz diplomasi çağrısı yaptı
Gazete, İsrail’in askeri hamlesinin uluslararası güçlerin Suriye’de istikrar sağlamaya çalıştığı bir dönemde gerçekleştiğini belirtti. Bu çabaların başlıca amaçları arasında İran ve Rusya’nın ülkedeki nüfuzunu yeniden güçlendirmesinin önüne geçilmesinin bulunduğu kaydedildi.
Haaretz, İsrail politikalarının bu çabalarla çeliştiğini savundu. Gazeteye göre bu tutum, yalnızca Suriyelileri değil, Suriye dosyasına dahil olan uluslararası güçleri, özellikle de ABD’yi İsrail’den uzaklaştırabilir.
Başyazıda, bombardımanın Türkiye’yi Suriye’den uzaklaştırıp uzaklaştıramayacağı ve diplomatik yolların tüketilip tüketilmediği soruldu. İsrail’in NATO üyesi ve ABD’nin yakın müttefiki Türkiye’yle karşı karşıya gelmesinin doğurabileceği sonuçlar konusunda uyarı yapıldı.
Gazete, İsrail’in Orta Doğu’daki yeni koşullara uygun bir politika oluşturması gerektiğini yazdı. Netanyahu’nun Suriye’nin kuzeyindeki operasyonu "sınırlı, tehlikeli ve faydasız" olarak nitelediği, bölgede yeni ittifaklar kurulurken İsrail’in bunların dışında kaldığı ifade edildi.
Haaretz, güvenliğin ve tehditleri önlemenin yalnızca bombardımanla sağlanamayacağını vurguladı. Askeri yöntemin sistematik politika ve diplomasinin yerini tutamayacağını belirten gazete, İsrail hükümetine Barak’ın uyarılarını dikkate alarak Türkiye’yle çatışmaya sürüklenmekten kaçınma çağrısı yaptı.
Suriye Birleşmiş Milletler’e başvurdu
Suriye, Ebu Zuhur Havaalanı’na düzenlenen saldırının ardından Birleşmiş Milletler ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne iki ayrı mektup gönderdi. Aynı içerikte olduğu belirtilen mektuplarda, İsrail’in bombardıman, karadan ilerleme ve kaçırma eylemleriyle sürdürdüğü saldırıların istikrar çabalarını engellediği ve bölgeyi daha büyük bir gerilim tehdidiyle karşı karşıya bıraktığı ifade edildi.
Suriye’de yönetimin 8 Aralık 2024’te devrilmesinin ardından İsrail, saldırılarının kapsamını ülke genelindeki silah ve füze depoları ile stratejik askeri noktalara genişletti.