Avrupa Birliği’nin dış politika şefi Kaja Kallas’ın 28 Mayıs’ta Kiev’deki büyükelçiliklere ilişkin yaptığı açıklama, Washington, Brüksel ve Kiev arasında kafa karışıklığına neden oldu. Kallas, ABD büyükelçiliğinin Rusya’nın olası büyük bir saldırı tehdidi sonrası Kiev’i terk eden tek yabancı misyon olduğunu söyledi. Bu ifade kısa süre içinde yanlış çıktı. Washington’dan gelen yalanlama ve Brüksel’in geri adımıyla birlikte, açıklamanın gerçekte neye dayandığı konusunda belirsizlik oluştu. Konuyla ilgili bilgi sahibi kaynaklara göre, Kallas’ın sözleri ayrı bir olaya yanlışlıkla bağlandı. İddiaya göre bu karışıklık, 24 Mayıs’taki bir gelişmeyle ilişkilendirildi ve Ukraynalı yetkililerin verdiği bilginin yanlış anlaşılmasından kaynaklandı. Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha’nın, 27 Mayıs’ta Kıbrıs’taki görüşmelerde Amerikalıların Kiev’i terk ettiğini söylediği aktarıldı. Ancak daha sonra bir Ukraynalı yetkili, bunun muhtemelen ABD’nin geçici maslahatgüzarı Julie S. Davis’in Lviv’e yaptığı önceden planlanmış ziyaretle karıştırıldığını belirtti. ABD tarafı, Davis’in Lviv ve Ivano-Frankivsk’te Ukrayna ile ilişkileri güçlendirmeye yönelik programlara katıldığını ve personelin tahliyesine dair bir plan bulunmadığını doğruladı. Ukrayna Dışişleri Bakanlığı ise konu hakkında yorum yapmadı. Karışıklık, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un 25 Mayıs’taki telefon görüşmesinde ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’ya Moskova’nın Kiev’deki karar merkezlerine yönelik saldırılar planladığını söylemesinin ardından ortaya çıktı. Bu uyarı, bazı Avrupa temsilciliklerinin şehirde kalacaklarını yeniden vurgulamasına ve başkentlerin Rus büyükelçilerini protesto için çağırmasına yol açtı.