Filistin'in Viyana Büyükelçisi Şafi, İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarında kurduğu yerleşimlerle ticarete yönelik yasağın Avrupa Birliği'nin tamamında uygulanmasını istedi.
Şafi, 8 Eylül'de Fransa, Danimarka, Finlandiya, İrlanda, Polonya, Portekiz, İspanya, İsveç, Norveç, İzlanda, Kanada ve İngiltere'nin açıkladığı ticaret yasağı kararını memnuniyetle karşıladığını belirtti. Kararların süratle hayata geçirilmesi gerektiğini söyleyen Şafi, 12 ülkenin adımının tek başına yeterli olmayacağını ifade etti.
Şirketler ve bankalar da boykot kapsamına alınmalı
Şafi'ye göre yerleşimlerle ilgili mesele, yalnızca bu bölgelerden çıkan ürünlerin ticaretini kapsamıyor. İnşaat ve altyapı şirketleriyle finansman sağlayan bankaların da yerleşimleri destekleyen ekonomik yapının içinde yer aldığını söyledi.
Yerleşimlerin sona erdirilmesi isteniyorsa bu ekonomik yapının bütünüyle boykot edilmesi gerektiğini belirten Şafi, 12 ülkenin kararının İsrail'in cezasızlığına son verme yönünde ilk adım olmasını umduğunu dile getirdi.

Şafi'den AB'ye ortak karar çağrısı
Şafi, söz konusu kararların siyasi açıdan önemli bir mesaj verdiğini kaydetti. Bu tutumun, uluslararası toplumun yerleşimleri İsrail'in parçası olarak kabul etmediğini ve söz konusu yerleşimleri uluslararası hukuka aykırı gördüğünü ortaya koyduğunu söyledi.
Almanya ve İtalya'nın ortak açıklamaya katılmadığını hatırlatan Şafi, Avrupa Birliği'nin bütün olarak İsrail yerleşimleriyle ticareti boykot etmesi gerektiğini belirtti. Bu adımı ileriye dönük olumlu bir gelişme olarak nitelendiren Şafi, yine de kararın kesinlikle yeterli olmadığını ifade etti.
Avrupa'da Filistin politikasında ayrışma
Avrupa ülkelerinin Filistin konusunda ortak bir dış politika yürütmediğini savunan Şafi, İspanya gibi Gazze'deki gelişmeleri soykırım olarak niteleyen ülkelerin bulunduğunu söyledi. Bazı Avrupa ülkelerinin de Filistin Devleti'ni tanıdığını belirtti.
Almanya'nın İsrail'e silah satışını sürdürdüğünü ifade eden Şafi, Avrupa ülkelerinin farklı tutumlarının yerleşimlerle ticaret konusunda ortak karar alınmasının önünde engel oluşturduğunu kaydetti.

Uluslararası hukuk ve Gazze vurgusu
Şafi, ülkelerden Filistin yanlısı bir politika izlemelerini değil, uluslararası hukuka uymalarını beklediklerini söyledi. Uluslararası Adalet Divanı'nın 2024'te yayımladığı danışma görüşüne atıfta bulunan Şafi, işgalin sona ermesi ve üçüncü ülkelerin bu sürece yardımcı olması gerektiğini belirtti.
Nikaragua'nın Almanya aleyhine açtığı dava ile Güney Afrika'nın İsrail'e karşı açtığı soykırım davasına da değinen Şafi, uluslararası hukuk kurumlarına saygı duyulması gerektiğini ifade etti.
İsrail'in ticari yaptırımlara karşılık İngiltere'nin Doğu Kudüs'teki Filistin nezdindeki konsolosluğunu kapatma kararı aldığını söyleyen Şafi, bu tutumu aşırı tepki olarak değerlendirdi.
Şafi, İsrail'deki seçim sürecinde siyasi partilerin en aşırı tutumu sergilemek için yarıştığını belirterek Gazze'deki gelişmelerin uluslararası toplumun gündeminde tutulmasını istedi. Dünyanın dikkatinin, Gazze'de devam ettiğini söylediği soykırıma çekilmesi gerektiğini ifade etti.
İsrail, ticari yaptırım kararlarına yanıt olarak İngiltere'nin Doğu Kudüs'te bulunan Filistin nezdindeki konsolosluğunu kapatma kararı aldığını açıklamıştı.