ABD Başkanı Donald Trump, ABD ile İran arasında Katar'da yürütülen dolaylı görüşmelerin ilerleme kaydettiğini belirtti. Trump, Qatar Airways uçağına binmeden önce gazetecilere yaptığı açıklamada, Doha'daki toplantıların "çok iyi" geçtiğini söyledi.
İran ise ABD ile doğrudan müzakere yapılmayacağını vurguladı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İran heyetinin Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazem Garibabadi liderliğinde olduğunu ancak "önümüzdeki günlerde Amerikan tarafıyla herhangi bir düzeyde müzakere planı bulunmadığını" ifade etti.
Görüşmeler, İsviçre'nin Luzern kentinde geçen ay imzalanan mutabakat zaptı (MOU) çerçevesinde Katar ve Pakistan arabuluculuğunda sürüyor. Anlaşma, 60 günlük ateşkes, abluka altındaki Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve İran'ın nükleer programıyla ilgili nihai bir anlaşma için zaman çizelgesi öngörüyor.
İsminin açıklanmasını istemeyen bir diplomat, teknik düzeydeki görüşmelerin MOU'nun ayrıntılarına odaklandığını ve "Luzern Zirvesi'nde kaydedilen ilerlemeyi temel aldığını" söyledi. ABD elçileri Jared Kushner ve Steve Witkoff'un Salı günü Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile görüştüğü, ancak teknik toplantılara katılmadığı belirtildi.
Trump, İran'ın nükleer silahsızlanmasının "iyi ilerlediğini" söylerken, "Onları çok sert vurduk... Ama çok iyi anlaşıyoruz" ifadelerini kullandı. Anlaşmanın imzalanmasından bu yana yaşanan karşılıklı ateşler, Katar'daki görüşmeler öncesinde sakinleşmiş görünüyor. ABD Merkez Komutanlığı, Hürmüz Boğazı'nda İran'ın bir ticari gemiyi hedef almasının ardından 10 İran hedefini vurduğunu duyurmuş, İran ise Kuveyt ve Bahreyn'deki ABD üslerine misilleme yapmıştı.
İran başmüzakerecisi Muhammed Bakır Galibaf, savaşın sona ermesinin ardından uygulama zorlukları, olaylar ve fikir ayrılıklarının kaçınılmaz olduğunu belirtti. Galibaf ayrıca İran'ın anlaşmanın uygulanmasına bağlı olduğunu vurguladı.
Analistler, tarafların kamuoyuna farklı mesajlar verdiğine dikkat çekti. Arap Körfez Devletleri Enstitüsü'nden Anna Jacobs, sürecin henüz başında olunduğunu ve müzakerelerin hem özel hem de kamuoyu önünde sürdüğünü söyledi. Londra'daki Royal United Services Institute'dan analist H. A. Helyer ise "şeffaflık eksikliği" bulunduğunu ve her iki tarafın "çok farklı kamu mesajları" verdiğini ifade etti.
Bu arada İran destekli Hizbullah'ın geçen ay İsrail'e roket ateşlemesiyle Lübnan'ı da savaşa çekmesi, İsrail'in hava saldırıları ve kara harekatına yol açmıştı. Tahran, herhangi bir anlaşmanın Lübnan'daki çatışmaların sonlanmasını ve İsrail birliklerinin bölgeden çekilmesini içermesi gerektiğinde ısrar ediyor.