ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile bu hafta yaptığı hararetli telefon görüşmesinde ona "deli" dediğini doğruladı. Trump’ın söz konusu çıkışı, İsrail’in Beyrut’a yönelik planladığı hava saldırılarının durdurulmasının ardından gündeme geldi.
Trump, Netanyahu ile ilişkisini koparmadığını vurguladı ve ikisi arasında uzun süredir süren çalışma uyumuna dikkat çekti. Buna karşın, görüşmede Lübnan’la süren çatışmalar nedeniyle rahatsızlığını açıkça dile getirdi.
Öne çıkanlar
- Trump, Netanyahu’ya "deli" dediğini açıkladı.
- Sert telefon görüşmesi bu hafta gerçekleşti.
- Görüşme sonrası İsrail’in Beyrut’a planladığı saldırılar durdu.
- Trump, buna rağmen Netanyahu ile iyi anlaştığını söyledi.
Telefon görüşmesinde sert sözler
Trump, muhafazakâr yazar Miranda Devine ile yaptığı podcast söyleşisinde sözlerini kabul etti. Görüşmede Netanyahu’ya sürekli Lübnan ile çatışmayı büyüttüğünü söylediğini anlatan Trump, sabrının taştığını ifade etti.
Trump’ın sert çıkışı, ilk olarak Axios tarafından haberleştirilmişti. Trump ise kamuoyuna yaptığı değerlendirmede bunun öfke patlamasından çok, artan gerilim karşısında duyduğu rahatsızlığın yansıması olduğunu savundu.
Beyrut planı gerilimi büyüttü
İsrail Başbakanı Netanyahu, Lübnan’ın güneyinde Hizbullah’a karşı geniş çaplı bir askeri operasyon başlatmıştı. Netanyahu, bunun İsrail’in kuzeyindeki yerleşimlere yönelik roket atışlarına yanıt olduğunu söyledi.
Geçen cuma İsrail’in kuzey sınırına giden Netanyahu, askerlere Hizbullah’a karşı saldırıların sürmesi talimatını verdi. Ardından pazartesi günü, Beyrut’un güney banliyölerindeki Hizbullah hedeflerine hava saldırısı düzenleneceğini açıkladı.
Bu açıklama, Beyrut’un söz konusu bölgesinde yaşayan birçok kişinin araçlarına binerek kaçmasına ve kentte büyük trafik oluşmasına yol açtı. İsrail ile Hizbullah’ın resmî olarak geniş ateşkesin parçası olan bir sükûneti koruması gerekirken, sahadaki gerilim tırmandı.
Washington hattında baskı
Trump’ın telefon görüşmesinin ardından Netanyahu, Beyrut’a yönelik hava saldırılarını en azından şimdilik geri çekti. Ancak İsrail’in Güney Lübnan’da kara operasyonları ve hava saldırıları sürmeye devam etti.
Trump, podcast yayını sırasında Netanyahu ile iyi ilişkilerinin sürdüğünü de söyledi. "Bibi’yi seviyorum, onunla çok iyi çalıştım" diyen Trump, kendisini savaş dönemi başkanı, Netanyahu’yu ise savaş dönemi başbakanı olarak tanımladı.
İsrail içindeki eleştiriler
Haberde, İsrail medyasında ve bazı siyasetçiler arasında Netanyahu’ya yönelik eleştirilerin arttığı da aktarıldı. Bu çevreler, Netanyahu’nun Trump karşısında yeterince güçlü duramadığını savunuyor.
Eleştirilerde, Trump’ın İsrail’i Gazze, İran ve şimdi de Lübnan dosyalarında ateşkese zorladığı ileri sürülüyor. Maariv gazetesinin etkili köşe yazarlarından Ben Caspit ise İsrail politikasının Trump’ın sosyal medya paylaşımları tarafından belirlendiğini yazdı.
İran ve bölgesel denklem
Trump ile Netanyahu’nun, üç ay önce başlayan İran savaşını başlatmak için yakın koordinasyon kurduğu ve temel hedeflerde büyük ölçüde aynı çizgide buluştuğu belirtildi. Bu hedefler arasında İran yönetiminin zayıflatılması ve nükleer programının dağıtılması yer alıyordu.
Bugün ise Trump’ın daha çok taviz içeren bir İran anlaşmasına odaklandığı, Netanyahu’nun ise İran üzerindeki askerî baskının sürmesini istediği aktarılıyor. Bu fark, Washington ile Tel Aviv arasındaki görüş ayrılığını yeniden görünür kıldı.
Bağlam: Haberde yalnızca Trump ile Netanyahu arasındaki son telefon görüşmesi değil, Lübnan, Gazze ve İran dosyalarının aynı anda gerdiği bölgesel tablo da öne çıkıyor. Sert sözler, İsrail’in savaş ve ateşkes çizgisinde Washington’dan gelen baskının boyutunu yeniden tartışmaya açtı.