ABD Başkanı Donald Trump’ın Kolombiya’daki sağcı aday Abelardo de la Espriella’ya açık destek vermesi, ülkede seçim yarışını daha da hararetlendirdi. Destek, sağ seçmenin bir bölümünde sevinçle karşılanırken sol kanatta egemenlik ve dış müdahale tartışmasını alevlendirdi.
Trump’ın ay başında kendi sosyal medya platformunda yaptığı açıklamanın ardından de la Espriella’nın ilk turda öne geçmesi, kampanyanın en dikkat çekici başlıklarından biri oldu. Sağ blok içinde bu destek, adayın elini güçlendiren bir işaret olarak yorumlandı.
Sağ seçmen desteği memnuniyetle karşıladı
De la Espriella’nın destekçileri sosyal medyada Trump’a teşekkür eden mesajlar paylaştı. Sağcı adayın da bu desteğe karşılık vererek Washington ile Bogotá arasında daha geniş bir ittifak ve anlaşma ağı kurma sözü verdiği aktarıldı.
Kolombiya’daki muhafazakâr çevreler de bu çıkışı kendi adayları açısından ek bir güç olarak gördü. Özellikle eski Cumhurbaşkanı Álvaro Uribe çizgisine yakın isimler, Trump’ın tutumunu seçim kampanyasında işlerine yarayabilecek bir siyasi sinyal olarak değerlendirdi.
Sol kanatta dış müdahale tepkisi
Karşı cephede ise tepki sert oldu. Cumhurbaşkanı Gustavo Petro ve sol aday Iván Cepeda, Trump’ın desteğini seçime dışarıdan müdahale olarak nitelendirdi. Cepeda’nın kampanyasını destekleyen bazı seçmenler de bu çıkışı aynı gözle okudu.
Bogotá sokaklarında seçim çalışması yürüten gönüllüler, bu desteğin seçmen davranışını etkileyebileceğini düşünüyor. Onlara göre asıl kaygı, doğrudan açıklamanın ötesinde, büyük mali ve medya gücüyle birlikte gelme ihtimali.
Egemenlik ve bağımsızlık tartışması öne çıktı
Seçim sahasındaki bazı sol seçmenler, meseleye yalnızca bir destek açıklaması olarak bakmıyor. Onlar için bu tür çıkışlar, Kolombiya’nın kendi siyasi kararlarını ne kadar bağımsız alabildiği sorusunu yeniden gündeme taşıyor.
Akademik değerlendirmelerde de Trump’ın tavrının doğrudan müdahaleden çok siyasi etki olarak okunabileceği görüşü öne çıkıyor. Buna göre destek, kampanyaya para aktarmak ya da baskı kurmak gibi maddi bir müdahale değil; Washington’un hangi adayı kendi stratejik çıkarlarına daha yakın gördüğünü gösteren bir işaret.
Washington’ın Latin Amerika yaklaşımı
Trump’ın bu tavrı, Latin Amerika’daki diğer seçimlerde de benzer şekilde sağ adaylara verdiği desteği hatırlattı. Son dönemde Arjantin, Honduras ve Şili’deki bazı sağcı siyasetçilere yönelik benzer çıkışlar, ABD yönetiminin bölgeye ilişkin önceliklerini yeniden tartışmaya açtı.
Bu çerçevede uzmanlar, Washington’ın güvenlik, göç, enerji ve Çin, Rusya ile İran’ın bölgedeki etkisi gibi başlıklara özel önem verdiğini belirtiyor. Kolombiya, Brezilya ve Meksika gibi ülkelerle yaşanan gerilimler de bu stratejik yaklaşımın bir parçası olarak görülüyor.
Kolombiya’da ikinci tur 21 Haziran’da yapılacak. Cumhurbaşkanı Petro ise seçmenlere Trump’ın çağrısını dikkate almamaları ve sandıkta kendi siyasi tercihlerini korumaları yönünde seslendi.