Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin Yemen'deki krizi görüştüğü oturumda ABD ve İngiltere, Husilerin saldırılarının bölgesel istikrar ile uluslararası deniz taşımacılığı üzerindeki etkilerine ilişkin uyarılarda bulundu.
Washington, Husilerden bölge ülkelerine ve Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırılarını sona erdirmesini istedi. Londra ise Yemen ve çevresinde son haftalarda tehlikeli bir şiddet tırmanışı yaşandığını belirtti.
ABD, Husilerin hedeflerini sıraladı
ABD'nin Birleşmiş Milletler nezdindeki Temsilci Yardımcısı Jennifer Lusita, Husilerin deniz ulaşımını ve su yollarını zayıflatmak için sistematik bir operasyon yürüttüğünü söyledi.
Lusita, Suudi Arabistan'la bağlantılı gemilerle enerji sektöründeki kritik tesislerin hedef alındığını açıkladı. Husilerin Suudi Arabistan'daki havalimanlarına insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenlediğini ve bu saldırılarda sivillerin hayatını kaybettiğini de ifade etti.
ABD'li temsilci, uluslararası tanınan Yemen hükümetinin kontrolündeki bölgelere füze saldırıları düzenlendiğini söyledi. Lusita ayrıca Husileri İran'la iş birliği yapmak ve bölgesel istikrarı zedeleyebilecek faaliyetler yürütmekle suçladı; Washington'ın Yemen hükümeti ile Suudi Arabistan'ı desteklediğini belirtti.
Bu operasyonların Yemen'i daha geniş bir bölgesel çatışmaya sürüklediğini söyleyen Lusita, Husilere saldırıları durdurma çağrısı yaptı.

İngiltere, İran'a destek çağrısını yineledi
Birleşik Krallık'ın Birleşmiş Milletler nezdindeki Daimi Temsilci Yardımcısı Kate Foster, Husilerin Suudi Arabistan'a insansız hava araçları ve füzelerle saldırdığını, Kızıldeniz'deki uluslararası deniz taşımacılığını da hedef aldığını söyledi.
Foster, İran'a ait uçakların Yemen hava sahasını ihlal ettiğini öne sürdü. İran'a Husilere verdiği desteği durdurma çağrısı yapan İngiliz temsilci, bu desteğin Yemen'in ve bölgenin istikrarını tehdit ettiğini belirtti.
Foster, Husilerden çatışmanın kapsamını genişletmek yerine barış çabalarına odaklanmasını ve Yemenlilerin yaşadığı sıkıntıları azaltmasını istedi. İngiltere'nin Yemen'in ve Suudi Arabistan'ın güvenliği ile egemenliğine ve bölgesel istikrara bağlı olduğunu ifade etti.
Kızıldeniz'deki gerilim ve deniz koalisyonu
Kızıldeniz ve Aden Körfezi'nde gerilim 20 Temmuz 2026'dan bu yana artış gösterdi. Husiler, Yemen'in komşusu Suudi Arabistan'la bağlantılı gemilere deniz ablukası uygulayacaklarını duyurdu.
Suudi Arabistan, Babülmendep Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünü korumak amacıyla savunma amaçlı bir deniz koalisyonu kurdu. Koalisyonda ABD, Yemen, Kuveyt, Umman, Ürdün, Sudan, Fas, Maldivler, Bangladeş ve Yeni Zelanda'nın bulunduğu belirtildi.
Aynı dönemde Yemen hükümetine bağlı güçlerle Husiler arasındaki çatışmalar Marib, Cevf, Dali ve Taiz vilayetlerinde yeniden başladı. Yemen ağır bir insani ve ekonomik krizle karşı karşıya bulunuyor.
Yemen savaşının geçmişi
Suudi Arabistan, 2015'ten bu yana Yemen'de uluslararası tanınan hükümeti destekleyen koalisyona liderlik ediyor. İran ise Husilere destek vermekle suçlanıyor.
Yemen hükümet güçleri ile Husiler arasındaki savaş yaklaşık 12 yıl önce başladı. Husiler, 21 Eylül 2014'ten bu yana başkent Sana'nın da aralarında bulunduğu bazı vilayet ve kentlerin kontrolünü elinde tutuyor.
Ridvan Sezer | Editor-in-Chief