ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), İsrail'in Tel Aviv'deki Ben-Gurion Havalimanı'nda bulunan Amerikan yakıt ikmal uçaklarını başka askeri üslere taşıma planını resmen reddetti. Pentagon yetkilileri, önerilen alternatif üslerin güvenlik ve operasyonel gereklilikleri karşılamadığını açıkladı.
Jerusalem Post'un haberine göre, ABD'li yetkililer İsrail Ulaştırma Bakanlığı'nın planını kabul etmedi. İsrail Ulaştırma Bakanlığı daha önce Amerikan askeri teçhizatının başka bölgelere taşınması konusunda anlaşmaya varıldığını duyurmuştu.
Güvenlik ve operasyonel endişeler
ABD'li kaynaklar, uçakların taşınması önerilen diğer askeri üslerin aşırı kalabalık olduğunu ve acil bir senaryoda tam operasyonel hazırlığa hızla geçişi zorlaştırdığını belirtti. Pentagon'un güvenlik standartlarını karşılamadığı gerekçesiyle alternatifleri reddetmesi, krizi diplomatik bir boyuta taşıdı.
ABD'li askeri temsilciler, bu nedenle uçakların Ben-Gurion Havalimanı'nda kalmak zorunda olduğunu net bir şekilde ifade etti.

İsrail içindeki gerilim ve sivil baskı
Kriz, İsrail Ulaştırma Bakanlığı ile savunma birimleri arasındaki mevcut gerilimin üzerine patlak verdi. Konunun Başbakan Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yisrael Katz düzeyinde çözülmesi bekleniyor.
İsrail medyasında, havalimanındaki askeri uçakların ticari seferleri aksattığı ve turizm sezonunun yoğun döneminde kapasiteyi düşürdüğü yönünde eleştiriler yer almıştı. Ulaştırma Bakanı Miri Regev, sivil uçuş programını korumak için uçakların çıkarılmasını ve sayılarının 20 ile sınırlandırılmasını talep etmişti.
Ancak İsrail ordusu, Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir'in desteğiyle uçakların Negev Çölü'ndeki hava üslerine taşınmasına karşı çıktı.
Bölgesel güvenlik bağlamı
ABD'nin Ben-Gurion Havalimanı'nı kullanma ısrarı, Pentagon'un Basra Körfezi'ndeki Amerikan üslerine olası bir saldırı da dahil olmak üzere bölgedeki 'en kötü senaryolara' hazırlıklı olma ihtiyacından kaynaklanıyor.
Daha önce İran'la gerilimin tırmanması nedeniyle uçakların çekilmesi durdurulmuş, ateşkes sonrası Avrupa'ya gönderilmiş, ancak İran'a yönelik saldırıların yeniden başlamasıyla birlikte tekrar İsrail ve Orta Doğu'ya konuşlandırılmıştı.