ABD ordusu, Doğu Pasifik’te uyuşturucu kaçakçılığıyla bağlantılı olduğu belirtilen bir tekneye ölümcül bir saldırı düzenledi. ABD Güney Komutanlığı, saldırıda üç kişinin öldüğünü ve hiçbir Amerikan askerinin yaralanmadığını duyurdu.
Komutanlık, operasyonun 18 Haziran’da gerçekleştirildiğini ve emrin Güney Komutanlığı’nın başındaki Gen. Francis L. Donovan tarafından verildiğini açıkladı. Açıklamada, Ortak Görev Gücü Southern Spear’ın, belirlenmiş terör örgütleri tarafından işletilen bir tekneye müdahale ettiği belirtildi.
ABD ordusuna göre istihbarat, teknenin Doğu Pasifik’te bilinen uyuşturucu rotaları üzerinde ilerlediğini ve kaçakçılık faaliyetlerine karıştığını gösterdi. Komutanlık, ölen üç kişiyi "narko-terörist" olarak tanımladı, ancak hayatta kalan olup olmadığına ilişkin bilgi vermedi.
Operasyonun ardından paylaşılan kısa görüntülerde, teknenin suda hızla ilerlediği ve ardından alev aldığı görülüyor. Sonrasında su yüzeyinde enkaz parçalarının yüzdüğü görüntüler de yayımlandı.
ABD Güney Komutanlığı, saldırının tam olarak nerede yapıldığını açıklamadı; yalnızca Doğu Pasifik’te uyuşturucu kaçakçılığının yoğun olduğu güzergâhlardan birinde gerçekleştiğini bildirdi.
Bu saldırı, Trump yönetiminin kartellerle bağlantılı kaçakçılık ağlarını dağıtmaya dönük aylardır süren kampanyasının son halkası oldu. Associated Press’e göre, Eylül ayından bu yana ABD askeri saldırılarında öldürülen kişi sayısı en az 211’e ulaştı.
Komutanlık, salı günü de Doğu Pasifik’te düzenlenen başka bir saldırıda bir kişinin öldüğünü, iki kişinin ise hayatta kaldığını açıklamıştı. Geçen hafta da Başkan Donald Trump, Güney Komutanlığı’nın Tren de Aragua’nın lideri olduğu öne sürülen Héctor Rusthenford Guerrero Flores’e yönelik "hızlı ve ölümcül" bir saldırı gerçekleştirdiğini söylemişti.
ABD Dışişleri Bakanlığı, 42 yaşındaki Venezuelalı Guerrero’nun yakalanması ya da mahkûm edilmesine yol açacak bilgi için daha önce 5 milyon dolara kadar ödül açıklamıştı. Ancak ordu, şimdiye kadar hedef alınan kişilerle ilgili kimlik doğrulayan ya da teknelerin gerçekten uyuşturucu taşıdığını gösteren ayrıntılı kanıtları kamuoyuyla paylaşmadı.
Yasal dayanak tartışmaları da sürüyor. Milletvekilleri, hukuk uzmanları ve insan hakları grupları, geleneksel bir savaş alanı dışında, şüpheli kaçakçılara karşı ölümcül askeri güç kullanılmasının hukuki temelini sorguluyor.