Ilhan Omar'ın Washington'daki evinde 12 Ekim'de federal arama yapılırken telefonuna, kişisel bilgisayarına, defterlerine ve pasaportuna el konulduğu aktarıldı. Aramanın, 3 Kasım'daki Kongre ara seçimleri öncesinde Omar'ın vatandaşlık alma sürecine odaklandığı öne sürülen soruşturmanın parçası olduğu belirtildi.
ABD'li yetkililer ile konu hakkında bilgi sahibi kaynaklar, incelemenin Omar'ın göçmenlik evraklarının yanı sıra 2020'de hayatını kaybeden babası Nur Omar Mohamed'in ailesini ABD'ye getirme sürecini de kapsadığını söyledi. Soruşturmayla Omar'ın vatandaşlığının iptali ve sınır dışı edilmesi için gerekçe bulunmasının hedeflendiği iddia edildi.
Nur Omar Mohamed'in 1995'te Omar'ı ve diğer aile üyelerini Kenya'daki bir mülteci kampından ABD'ye getirdiği belirtildi.

Federal büyük jüriye celpler
Minnesota'daki federal büyük jüri önünde ifade vermeleri amacıyla, Omar'ın bazı akrabalarının da aralarında bulunduğu bir düzineden fazla kişiye celp gönderildiği belirtildi.
Federal aramanın, İç Güvenlik Bakanlığı tarafından sürdürülen ceza soruşturması kapsamında gerçekleştirildiği ve incelemenin Omar'ın göçmenlik belgeleriyle bağlantılı olduğu ifade edildi.

Aramaya tepkiler
Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi, Omar'ın evindeki aramayı kınadı ve uygulamayı "siyasi zulüm eylemi" olarak niteledi. Omar'ın ofisi de aramaya, gücün kötüye kullanıldığını savunarak tepki gösterdi.
Omar hakkındaki önceki iddialar
Somali kökenli Ilhan Omar, 2018'de Minnesota eyaletinden Temsilciler Meclisine seçildi. Omar'ın 44 yaşında olduğu belirtildi.

Başkan Yardımcısı JD Vance, mayıs ayında, ABD Başkanı Donald Trump'a sert muhalefetiyle tanınan Omar hakkında göçmenlik işlemlerinde dolandırıcılık iddiaları nedeniyle soruşturma yürütüleceğini açıklamıştı. Omar ise söz konusu iddiaları reddetmişti.
Omar’ın göçmenlik geçmişi, Trump’ın ilk başkanlık döneminde de İç Güvenlik Bakanlığı yetkililerince incelenmiş, o incelemede hukuka aykırılığı gösteren yeterli kanıt bulunamamıştı. Omar’ın sözcüsü yeni soruşturmayı, Trump’ın siyasi rakiplerini hedef alması ve federal kolluk gücünü siyasi amaçla kullanması olarak nitelendirdi. Trump ise soruşturmanın yönlendirilmesiyle ilgisi olmadığını ve sürecin Adalet Bakanlığının sorumluluğunda olduğunu söyledi. Omar, 3 Kasım’daki seçimde Temsilciler Meclisine yeniden seçilmeye çalışıyor.