Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) dışişleri bakanları, Manila'da düzenledikleri haftalık toplantıların sonunda, ABD-İran savaşının yarattığı küresel gerilime dikkat çeken bir çağrı yapacak. Taslak bildiride, uluslararası boğazlarda seyrüsefer ve üstten uçuş serbestisi hedefleniyor ve özellikle Hürmüz Boğazı'ndan "engelsiz" geçiş talep ediliyor.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, hafta içinde ASEAN temsilcilerine yaptığı uyarıda, İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünün "tehlikeli bir emsal" oluşturacağını söyledi. Rubio, "Seyrüsefer serbestisiyle ilgili temel bir ilke tehdit altında" ifadesini kullandı.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik ortak saldırılarının ardından boğazın kapanması, bölgede enerji kıtlığına ve fiyat artışlarına yol açtı. Bu durum, ithalata bağımlı Filipinler'in ulusal acil durum ilan etmesine neden oldu.
ASEAN'ın taslak bildirisinde üye ülkeler arasında enerji işbirliğine atıfta bulunulurken, daha önce duyurulan bölgesel enerji şebekesi veya yakıt paylaşım planında ilerleme kaydedilmediği belirtildi.
Güney Çin Denizi'ndeki gerilim toplantıya damga vurdu
Manila'daki toplantılar, Çin ile ev sahibi Filipinler arasında Güney Çin Denizi'nde yaşanan son çatışmanın gölgesinde başladı. Filipinler Devlet Başkanı Ferdinand Marcos tarafından çağrılan Çin'in Manila Büyükelçisi Jing Quan, yaşanan olayın, uzun süredir üzerinde çalışılan Güney Çin Denizi Davranış Kuralları müzakerelerini etkilemeyeceğini açıkladı.
Jing, "İkili düzeyde ne yaşanırsa yaşansın, yıl sonuna kadar (kurallar) görüşmelerini tamamlama isteğimizin değişmediğini düşünüyorum" dedi.
Malezya Dışişleri Bakanı Mohamad Hasan ise Çarşamba günü yerel medyaya yaptığı açıklamada, anlaşmanın Kasım ayında Manila'da yapılacak ASEAN liderler zirvesine kadar tamamlanacağına inandığını belirtti.
Ancak Çin Büyükelçisi Jing, belgenin Çin'in Filipinler'le olan toprak anlaşmazlıkları gibi ikili meseleleri ele almayacağını, bunun yerine deniz yoluna ilişkin "angajman kurallarına" odaklanacağını vurguladı.
Analistler, hem Pekin hem de ASEAN üye ülkeleri tarafından kabul edilebilir herhangi bir belgenin bağlayıcılıktan yoksun olacağı uyarısında bulunuyor.