BM Güvenlik Konseyi’nde 11 Eylül saldırılarının 25. yılı kapsamında düzenlenen açık oturumda, terör örgütlerinin daha parçalı yapılara dönüştüğü ve teknolojiyi daha yoğun kullandığı belirtildi. Toplantıda, bu değişime karşı uluslararası işbirliği ve önleme çalışmalarının güçlendirilmesi istendi.
Tehditler parçalanıyor, teknoloji kullanımı artıyor
BM Güvenlik Konseyi Terörle Mücadele Komitesi İcra Direktörlüğü Genel Müdürü Natalia Gherman, 11 Eylül saldırılarından bu yana uluslararası toplumun önemli ilerlemeler kaydettiğini, ancak terörün önlenmesi için çalışmaların sürmesi gerektiğini söyledi.
Gherman, teröristlerin adalet önüne çıkarılması ve terör örgütlerinin güvenli sığınak bulmasının engellenmesi için dayanışma ile uluslararası işbirliğinin temel önemde olduğunu vurguladı.
Terör örgütlerinin giderek daha parçalı ve merkeziyetsiz hale geldiğini belirten Gherman, bu yapıların kırılgan yönetimlerden, yerel hoşnutsuzluklardan ve istikrarsızlıktan yararlandığını ifade etti. Örgütlerin finans ağlarını da çeşitlendirdiğini söyledi.
Gherman, insansız hava sistemlerinin gözetleme ve saldırılarda kullanıldığını, sosyal medya, oyun platformları ve diğer çevrim içi alanların ise gençleri örgütlemek amacıyla istismar edildiğini kaydetti. Yapay zeka ile otomatik içerik üretimindeki gelişmelerin, terör örgütlerinin insanları etkileme ve kullanma kapasitesini hız, ölçek ve hassasiyet bakımından artırdığını belirtti.
Oturumda, terör finansmanında çevrim içi ödeme hizmetleri, kitlesel fonlama, mobil para ve sanal varlıkların kullanımının arttığı aktarıldı. Gherman, bu yöntemlerin nakit taşıyıcıları gibi geleneksel yollarla birlikte kullanıldığını ve finansman risklerine karşı uluslararası çalışmaların devam etmesi gerektiğini söyledi.
Güvenlik önlemleri hukuka uygun yürütülmeli
BM Terörle Mücadele Ofisi Politika ve Koordinasyon Direktörü Eihab Omaish, 11 Eylül saldırılarının uluslararası güvenlik ortamını dönüştürdüğünü, ancak rehavete kapılınmaması gerektiğini ifade etti. Terör aktörlerinin yöntemlerini değiştirdiğini belirten Omaish, ortak mücadelenin de bu değişime ayak uydurmasını istedi.
Omaish, son 25 yıldan çıkarılması gereken üç ders bulunduğunu söyledi. Güvenlik önlemlerinin sürekli önleme çalışmalarıyla desteklenmesi ve uluslararası işbirliğine sivil toplumun yanı sıra kadınların, gençlerin ve terör mağdurlarının dahil edilmesi gerektiğini belirtti.
Terörle mücadele çalışmalarının uluslararası hukuka uygun yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Omaish, insan haklarını ve hukuk devletini zayıflatan önlemlerin ortak mücadeleye zarar vereceği uyarısında bulundu.
Teknoloji şirketleri için ortaklık çağrısı
Terörle Mücadele Küresel İnternet Forumu Genel Müdürü Naureen Chowdhury Fink, teknolojinin terör örgütleri açısından artan rolüne dikkat çekti. Yeni teknolojilerin teröristler için yalnızca önemli bir araç olmaktan çıktığını ve temel bir araca dönüştüğünü söyledi.
Fink, yapay zekanın saldırı hazırlığındaki kişilere özel bilgi ve yardım sağlayarak eyleme geçişteki engelleri azaltabileceğini belirtti. İdeolojik ve operasyonel dağınıklığın faillerin tespit edilmesini zorlaştırdığını ifade eden Fink, hükümetlerin teknoloji şirketlerini terörle mücadelede zorunlu ortaklar olarak görmesi gerektiğini kaydetti.
Fink ayrıca çok taraflı terörle mücadele çalışmalarına özel sektörün dahil edilmesini ve kamu-özel sektör ortaklıklarının güçlendirilmesini istedi.