Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin barış, istikrar ve kardeşlik hedefiyle hareket etmeyi sürdüreceğini söyledi. Erdoğan, Mekke Anlaşması’nı bu yaklaşımın somut bir yansıması olarak tanımladı.
Ortak savunma anlaşmasına dahil olan ülkelerin sayısının artırılmasını istediklerini belirten Erdoğan, metnin değişen bölgesel koşullar karşısında ortaya konan stratejik iradeyi yansıttığını ifade etti.
Ortak savunma ve kolektif caydırıcılık
Erdoğan, Mekke Anlaşması’nın temelinde kolektif caydırıcılık anlayışının bulunduğunu belirterek güvenlik ve savunma alanındaki ortaklığın daha da geliştirilmesini hedeflediklerini kaydetti.
Anlaşmanın ortak savunma sanayisi projelerine zemin hazırlayacağını ve terörle mücadele kapasitesini artıracağını söyleyen Erdoğan, Türkiye ile Suudi Arabistan’ın bölgesel barış, istikrar ve refah bakımından önemli sorumluluklar üstlendiğini dile getirdi.
Suriye’de istikrar ve yeniden imar vurgusu
Suriye’de yaşanan dönüşümü "tarihî bir dönüm noktası" olarak nitelendiren Erdoğan, Suriye halkının ülkesinin geleceğini belirleme iradesine işaret etti. Türkiye’nin sürecin başlangıcından bu yana Suriye’nin toprak bütünlüğünü, siyasi birliğini ve egemenliğini savunduğunu söyledi.
Erdoğan, savaş, terör ve istikrarsızlığın yalnızca Suriye’yi değil, bütün bölgeyi ağır biçimde etkilediğini belirtti. Yeni dönemin kalıcı barış ve istikrarın yanı sıra Suriye’nin yeniden imarı için de bir başlangıç olmasını umduğunu ifade etti.
Ankara’nın Suriye’nin kuzeyinde ya da ülkenin başka bir bölümünde Türkiye’nin güvenliğini tehdit edebilecek yapıların bulunmasına izin vermeyeceğini söyleyen Erdoğan, Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması kadar Türkiye’nin millî güvenliğinin de önem taşıdığını vurguladı.
Türkiye’nin başından beri Suriyelilerin kendi ülkelerinde güven ve huzur içinde yaşayabilmesini amaçladığını belirten Erdoğan, Suriye’de Aralık 2024’ten bu yana güvenlik koşullarının iyileştirilmesi, ekonomik kalkınmanın temellerinin atılması ve toplumsal uzlaşının sağlanması alanlarında önemli ilerleme kaydedildiğini söyledi.
Bölgesel desteğin rolü
Erdoğan, Suriye’deki bu süreçte bölgesel desteğin ve bölge ülkelerinin Suriye hükümetine verdiği desteğin belirleyici olduğunu ifade etti. Bölgesel ve uluslararası toplumla bağlarını geliştiren Suriye hükümetinin sürdürülebilir istikrar ve güvenliğe odaklandığını, yeni çatışmalardan uzak durma kapasitesi gösterdiğini söyledi.
Suriye’de normalleşmenin bütün bölge açısından stratejik önem taşıdığını belirten Erdoğan, ülkenin artık istikrarsızlığın kaynağı olarak değil, bağlantı ve kalkınma projeleriyle anılmaya başladığını dile getirdi.
Türkiye’nin Suriye’nin istikrarı, yeniden imarı ve bölgesel barışın güçlendirilmesine yönelik sorumluluğunu sürdüreceğini kaydeden Erdoğan, Ankara’nın bölgesel ve uluslararası ortaklarla birlikte hareket etmeye hazır olduğunu söyledi.
Erdoğan, Suriye’de yeni bir sayfa açıldığını belirterek bu sayfanın yeni acılar yerine barış, kardeşlik, egemenlik ve ortak gelecek temelinde yazılması gerektiğini ifade etti.