29-31 Temmuz'da İspanya yönetimindeki Sebte çevresinde yaşanan toplu geçiş girişimi, düzensiz göçün Fas ile Avrupa arasındaki boyutunu yeniden gündeme getirdi. Sınır bölgesine yönelenler arasında Fas vatandaşlarının yanı sıra farklı ülkelerden kişiler de bulundu.
Farklı kişi sayıları açıklandı
Geçiş girişiminin ardından Fas makamları katılımcı sayısını yaklaşık 40 bin olarak açıkladı. İspanyol makamları ise bu sayının 70 bini aştığını bildirdi.
Sebte makamları, 69 binden fazla kişinin Fas'a döndüğünü ve kentte 3 bin ila 5 bin göçmenin kaldığını açıkladı. İnsanların büyük bölümü Fas'ın kuzeyindeki Fnidek kentine geri gönderildi.
Fas yönetimi, kuzey kıyısında bulunan ve İspanya tarafından yönetilen Sebte üzerinde egemenlik talep ediyor.
Göç kararında ekonomik ve sosyal etkenler
Faslı göç uzmanı Halid Menna, bazı gençleri geçiş girişimine katılmaya iten faktörler arasında işsizlik, topluma katılım olanaklarının sınırlı olması ve gelecek beklentilerinin etkili olduğunu söyledi.
Menna, işsizliğin ve sosyal bütünleşme imkanlarının zayıf kalmasının yanı sıra gelecek perspektifinin daralmasının göç etme isteğini yeniden güçlendirebileceğini belirtti. Düzensiz göçü azaltmak için farkındalık çalışmalarının yanında gençlerin istihdamını ve toplumsal uyumunu destekleyen adımlar atılması gerektiğini ifade etti.
Fas Ulusal İnsan Hakları Konseyi, gençlerin ve çocukların Sebte'ye toplu geçiş girişimlerinin yalnızca yoksulluk ve kırılganlıkla açıklanamayacağını bildirdi. Konsey, beklentilerdeki değişimlerin ve dijital toplulukların hareketlilik ile sınır algısı üzerindeki etkisinin de incelenmesi gerektiğini açıkladı.
Dijital gruplar ve sınır hareketliliği
Konsey, olaylarla ilgili görüntüleri, tanıklıkları ve dijital içerikleri izlediğini açıkladı. Konseyin tespitine göre Facebook'taki 23 grupta toplam 1 milyon 86 binden fazla üye bulunuyordu ve bu gruplarda günlük 1. 400'den fazla paylaşım yapılıyordu.
Konsey, beş ana grubun 30 Temmuz'da silindiğini bildirdi. Menna, Sebte'ye geçişin mümkün olduğu yönündeki sosyal medya paylaşımlarının çok sayıda kişiyi sınır bölgesine yönelmeye teşvik ettiğini söyledi.
Menna, bu mesajların etkisinin bazı kişilerde daha önce var olan göç etme isteğiyle bağlantılı olduğunu belirtti. Geçiş imkanına ilişkin bilgilerin ise harekete geçme kararını desteklediğini değerlendirdi.
Avrupa'da sınır politikaları tartışması
Menna, geçiş dalgasının büyüklüğünün olayın Avrupa'daki yankısını artırdığını söyledi. Sınır yönetimi ve göçmenlere yönelik uygulamaların tartışıldığı Avrupa'da, bazı ülkelerde aşırı sağ partilerin güçlenmesinin göç konusundaki siyasi söylemi sertleştirdiğini belirtti.
Sebte'deki olayların, Avrupa'da sınır denetimleri ile düzensiz göçe karşı caydırıcı önlemlere verilen önemin arttığı daha geniş bir sürecin parçası olduğunu ifade eden Menna, benzer gelişmelerin bu tartışmaları etkilediğini kaydetti.
Yaralanmalar ve gözaltılar
Fas Ulusal İnsan Hakları Konseyi, Sebte'deki düzensiz göçmenlere sunulan yardımın düzeyine ilişkin gözlemlerini de paylaştı. Konsey, olaylar sırasında kent yönetiminin restoran, kafe ve büyük mağazaların kapatılması yönünde karar aldığını, bu durumun su ve gıdaya erişimi etkilediğini bildirdi.
Konsey ayrıca göçmenlere yönelik yabancı düşmanlığı ve ırkçılık niteliği taşıyan saldırılar tespit edildiğini açıkladı. Olaylarda 136 sivil hafif yaralandı; özellikle kırıklar ve tıbbi muayene ihtiyacı nedeniyle 13 kişi hastaneye kaldırıldı.
Fas kamu güvenliği güçlerinden 87 personelin tıbbi danışmanlık ve tedavi aldığı bildirildi. İspanyol güvenlik güçlerindeki yaralanmalara ilişkin ise açıklanan bir veri bulunmadı.
Olaylarla bağlantılı olarak yaklaşık 100 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanların 11'inin çocuk olduğu açıklandı.
Kalıcı çözüm için sosyal politikalar
Menna, benzer geçiş dalgalarının önüne geçmek için sınır yönetiminin istihdam, eğitim ve sosyal bütünleşme imkanlarını artıran politikalarla birlikte yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Güvenlik odaklı önlemler ile farkındalık kampanyalarının geçiş girişimlerini geçici olarak azaltabileceğini belirten Menna, kalıcı çözüm için düzensiz göçün ekonomik ve sosyal nedenlerinin birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.