Lee Rhodes, üçüncü çocuğu doğduktan sonra göğsünde tuhaf bir sıkışma hissettiğini ve yapılan tetkiklerin hayatını değiştirdiğini anlattı. 32 yaşındaki Rhodes’un sağ akciğerinde büyük bir tümör tespit edildi; ilk ameliyatı ise tanının konulmasından yalnızca birkaç gün sonra yapıldı.
Üç küçük çocuğu olan Rhodes için bu dönem, ileri evre akciğer kanseriyle altı yıl süren zorlu bir mücadeleye dönüştü. Kemoterapi, radyasyon ve deneysel tedaviler gördü. Rhodes, 2001’den bu yana kanserden uzak olduğunu söyledi.
One çıkanlar
- Rhodes, ilk belirtilerin en küçük çocuğunu emzirdiği dönemde ortaya çıktığını anlattı.
- Doktorunun yönlendirmesiyle yapılan görüntülemede sağ akciğerde büyük bir tümör görüldü.
- Tanıdan sonraki pazartesi günü akciğerinin bir bölümü ameliyatla alındı.
- Kanser tedavisi sürerken üç çocuğunu büyüttü ve hastanede diğer hastaların yaşadığı maddi zorlukları yakından gördü.
- Glassybaby, önce yardım amacıyla başlayan küçük bir girişimken yıllar içinde büyük bir iş modeline dönüştü.
Hastane parkında başlayan fikir
Rhodes, tedavi günlerinde kendisine en çok iyi gelen şeyin, eşinin yaptığı cam bir mumluk olduğunu söyledi. İçine bir mum yerleştirdiğinde oluşan ışık ve alevin kendisine kısa süreli bir huzur verdiğini anlattı.
Kemoterapi aldığı günlerde aynı süreci yaşayan başka hastalarla yan yana olduğunu, ancak herkesin aynı imkânlara sahip olmadığını fark ettiğini de aktardı. Kendisi kaliteli yiyecek alabilirken, bazı hastaların hastane yol parasını bile denkleştiremediğini söyledi.
Park ücreti gibi günlük masrafların kendisi için aşılabilir olduğunu, fakat birçok hasta için aynı durumun geçerli olmadığını belirten Rhodes, bu adaletsizliğin kendisini derinden etkilediğini anlattı.
Glassybaby’nin ilk satışı
Rhodes, ilk Glassybaby mumluklarını 1996’daki Meme Kanseri Farkındalık Günü’nde hastane otoparkında sattığını söyledi. O dönemde bunun bir iş planından çok bir bağış toplama girişimi olduğunu, yerel cam ustalarıyla çalıştığını ve elde edilen geliri hastanedeki karşılanamayan bakım masraflarına bağışladığını anlattı.
Zamanla ürünlere ilgi arttı. Hastalar için mumluk alan yakınlarının aynı anda birden fazla Glassybaby yakarak sevdiklerine destek vermek istediğini, renk ve alev etkisinin insanlar üzerinde güçlü bir anlam taşıdığını ifade etti.
Yaklaşık üç yıl sonra girişimin gerçek bir iş potansiyeli taşıdığını fark ettiğini söyleyen Rhodes, 2003’te Washington yakınlarında kendi mağazasını açtığını anlattı. Ardından ürünler, Martha Stewart’ın programına uzanan bir zincirle daha geniş bir kitleye ulaştı ve siparişler hızla arttı.
Büyüyen şirket, büyüyen bağışlar
Rhodes, Glassybaby’nin geçen yıl 27 milyon dolardan fazla satış yaptığını söyledi. Şirket büyürken hayır amaçlı yaklaşımın da sürdüğünü, bir dönem kârın belirli bir yüzdesinin bağışlandığını, bugün ise satılan her Glassybaby için 3 dolar aktarıldığını anlattı.
Kuruluşu 2015’te yapılan vakıf aracılığıyla bugüne kadar 16 milyon dolardan fazla bağış yapıldığını da belirtti. Rhodes, küçük bir mumluk kabının zamanla ciddi bir sosyal faydaya dönüştüğünü ifade etti.
Aileyle birlikte büyüyen iş
Rhodes’un çocukları bugün 30’lu yaşlarında ve şirketin farklı alanlarında görev alıyor. Eski eşinin de zaman zaman tasarım sürecine katkı sunduğunu, yıllar önce ayrılmış ve yeniden evlenmiş olmasına rağmen aile bağının sürdüğünü söyledi.
Çocuklarının bu şirketle birlikte büyüdüğünü, Glassybaby’nin onlar için bir bakıma kardeş gibi olduğunu anlatan Rhodes, hem şirketin hem de bağışların aile yaşamına anlam kattığını dile getirdi. Ona göre bu girişim, tek bir kişinin değil, ailece kurulan ortak bir hikâyenin parçası oldu.
Bağlam: Rhodes’un anlattığı hikâye, ağır bir sağlık krizinin ardından doğan bir fikrin yıllar içinde ticari başarıya ve bağış modeline dönüşmesini gösteriyor. Hastane parkında başlayan satış, bugün aile üyelerinin de dahil olduğu kalıcı bir markaya dönüşmüş durumda.