Michigan’da Demokrat Parti’nin Senato adaylığı için yapılan ön seçim, ülkenin en büyük Arap Amerikalı toplumuna ev sahipliği yapan Dearborn’da tarihi bir heyecan yarattı. Eski Detroit Sağlık Direktörü Dr. Abdul El-Sayed, İsrail yanlısı güçlü lobi grubu AIPAC’ın Kongre Üyesi Haley Stevens lehine 50 milyon doların üzerinde harcama yapmasına karşın, bölge seçmeninin yoğun ilgisini topluyor.
El-Sayed, Senatör Bernie Sanders ve Temsilci Alexandria Ocasio-Cortez gibi ilerici isimlerin desteğini alırken, dış savaşlara kaynak aktarmak yerine yerel topluluklara yatırım sözü veriyor. Adayın, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını soykırım olarak tanıması, özellikle Arap Amerikalı seçmenler nezdinde büyük yankı buldu.
AIPAC’ın Rekor Harcamaları ve Rakip
Rakibi Haley Stevens, 2018’den beri Kongre’de görev yapıyor ve İsrail’e verdiği güçlü destekle biliniyor. Stevens, 2024’te Dışişleri Bakanlığı’nın Gazze’deki Filistinli ölü sayısını kullanmasını yasaklayan yasa tasarısına Cumhuriyetçilerle birlikte oy vermişti. Bir konuşmasında "İsrail rüyalarıma giriyor" diyerek bu bağlılığını vurguladı.
AIPAC, Stevens’ı desteklemek için ön seçim rekoru kıran miktarlarda para harcadı. Grup, 2022’de de aynı bölgede ilerici bir Yahudi adayı yenmesi için Stevens’a milyonlar akıtmıştı. El-Sayed yanlıları, bu durumun Stevens’ın büyük bağışçılara olan bağımlılığını gösterdiğini savunuyor.
Toplumun Duygusal Seferberliği
Dearborn’daki Bint Jebail Kültür Merkezi’nde düzenlenen mitingde konuşan eyalet Senatosu adayı Abbas Alawieh, "Bint Jbail şu anda İsrail ordusu tarafından ev ev yıkılıyor, etnik temizlik yaşanıyor. Burası sadece uzak bir yer değil; tam da oturduğumuz yer. Evlerin dışarıdaki sakinlerinin diğer tarafta aileleri var" dedi.
Dearborn Belediye Başkanı Abdullah Hammoud, toplumu siyasi gücünü kullanmaya çağırdı: "Bazılarının siyasi sisteme kayıtsız kalmasını anlıyorum ama demokratik sürece katılmak görevimiz. Oy verme gücümüzü kullanıp, çalışan aileler için mücadele eden adayları seçmeliyiz."
Irkçılık ve Karalama Kampanyaları
Seçim süreci, anti-Arap ırkçılık ve İslamofobi vakalarıyla gölgelendi. Detroit banliyösü Farmington’da bir yetkili, "Sadece Arapça konuşarak çıkmayın, Arap müziğiyle gelmeyin" sözleri nedeniyle özür dilemek zorunda kaldı. AIPAC ve Stevens destekçilerinin bir kısmı, El-Sayed’i "cinsiyetçi" olarak göstermeye çalıştı; eleştirmenler bu hamleyi Arap erkeklere yönelik klişeleri kullanma girişimi olarak nitelendirdi.
Stevens, El-Sayed’i antisemitizmle suçlarken, Demokrat Temsilci Hillary Scholten ise adayın sol yayıncı Hasan Piker ile kampanya yürütmesini "Amerikan karşıtı duyguları körüklemek" olarak eleştirdi ve genel seçimde onu desteklemeyeceğini ima etti. Temsilci Ilhan Omar ise bu iddialara Dearborn’daki mitingde yanıt verdi: "Sağlık hizmetinin bir insan hakkı olduğuna, uygun fiyatlı konutun mümkün olduğuna inanmak Amerikan karşıtı değildir."
Cumhuriyetçi Parti’nin Senato kampanya kolu, El-Sayed’in tam adı "Abdulrahman Mohamed El-Sayed"i vurgulayan bir video yayınlayarak onu yabancı göstermeye çalıştı. Michigan doğumlu olan El-Sayed, bu saldırıları umursamadığını, seçmenlerin adından çok politikalarıyla ilgilendiğini söyledi.