Savunma İstihbarat Ajansı'nın Axios tarafından Perşembe günü ilk kez haberleştirilen raporuna göre İran, kilit uzay tesislerine yönelik Amerikan saldırılarına rağmen Orta Doğu'daki ABD askeri operasyonlarını hâlâ zorlaştırabilecek "yükselen" bir uzay gücü olmayı sürdürüyor. Değerlendirmede, Tahran'ın 28 Şubat'ta başlayan ve ABD'nin İran'a yönelik kampanyası olan Epic Fury Operasyonu sırasında ABD'nin uzay kabiliyetlerine karşı saldırı eylemlerinde bulunduğu belirtiliyor.
Uyarının merkezinde sinyal karıştırma yer alıyor. DIA, İran'ın uzay tabanlı GPS'in performansını düşürebilecek çeşitli kara konuşlu sistemlere sahip olduğunu belirtiyor. Ajansın ekim sonunda yayımladığı, uzaydaki güvenlik tehditlerine ilişkin 2026 tarihli raporda bu sistemlerden üçünün adı veriliyor: Nazir, Fajr-3 ve Zolfaqar. Raporda ayrıca çeşitli kuruluşların haziran ayında Hürmüz Boğazı yakınlarında uçakları ve gemileri etkileyen seyrüsefer kesintileri bildirdiği ifade ediliyor. Axios'un haberine göre ABD Ulaştırma Bakanlığı, eylülde boğazdaki uydu seyrüsefer sinyallerinde "önemli" düzeyde parazit bulunduğu uyarısını yaptı.

ABD'li yetkililer ayrıca İran'ın askeri tesisleri daha yüksek hassasiyetle vurmak için uzay tabanlı istihbarat kullandığından endişe ediyor. ABD Uzay Kuvvetleri Merkez Komutanlığına liderlik eden Tuğgeneral Todd Benson, geçen ay Mitchell Enstitüsü'nün düzenlediği bir web seminerinde uzayın artık neredeyse herkes için erişilebilir ve karşılanabilir hale geldiğini, bir ülkenin uzaya ulaşmak için artık dünya gücü olmasının gerekmediğini söyledi.
"Uzay üstünlüğü" iddiası tartışmalı
Rapor, Pentagon'un savaşın başlarında çizdiği tabloyu karmaşıklaştırıyor. CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper, 11 Mart'ta ABD güçlerinin İran'ın uzay komutanlığına denk bir yapıyı vurduğunu söyledi. Cooper, "Uzay üstünlüğümüz bu mücadelede kritik bir kolaylaştırıcı oldu" diyerek Uzay Kuvvetleri'nin "İran'ın kabiliyetini zayıflattığını" ve "Amerikan güçlerini korumaya yardımcı olduğunu" belirtti.
Uzay Kuvvetleri Komutanı General Chance Saltzman, nisan ayında İran'ın uzay kabiliyetleri henüz başlangıç aşamasında olduğu için "uzay üstünlüğü açısından bunun gerçekten adil bir mücadele olmadığını" kabul etti. American Enterprise Institute'tan uzay uzmanı Todd Harrison, İran hâlâ ABD'nin uzay kabiliyetlerini zayıflatabiliyorsa ABD'nin İran karşısında üstünlüğe sahip olmadığını Axios'a söyledi. Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nden Kari Bingen ise İran'ın ABD'nin uzayı kullanmasını zorlaştıran kabiliyetlere sahip olduğunu belirtti; ancak bu varlıkların ABD, Çin ve hatta Rusya'nınkilerden çok daha sınırlı olduğunun altını çizdi.
ABD'nin uzay varlıkları "hedef alındı ve imha edildi"
Uzay Kuvvetleri kayıplar yaşandığını kabul etti. Üst düzey Uzay Kuvvetleri planlamacılarından Tuğgeneral Christopher Fernengel, mayıs ayında New Mexico'da düzenlenen bir sektör konferansında, "Epic Fury Operasyonu'nda ilk kez uzay kabiliyetlerimizin hedef alındığını ve imha edildiğini gördük" dedi. Hangi sistemlerin ve kim tarafından vurulduğunu söylemeyen Fernengel, bu tür saldırıların daha yaygın hale gelmesini beklediklerini ve ülke içinde ve dışında çeşitli elektronik harp taktik operasyon merkezlerine yatırım yaptıklarını belirtti.
Pekin ve Moskova'dan destek
İran bunu tek başına yapmıyor. Pentagon'a sunulan ayrı bir rapora göre Tahran, kara hedeflerini belirlemesine yardımcı olan Çin yapımı bir casus uydusu satın aldı; bu bilgi Axios tarafından yayımlandı. Dışişleri Bakanlığı, mayıs ayında aralarında Chang Guang Satellite Technology'nin de bulunduğu üç Çin şirketine, İran'ın Orta Doğu'daki ABD güçlerine yönelik saldırılarını mümkün kılan uydu görüntülerini sağladıkları gerekçesiyle yaptırım uyguladı.
Rusya, Tahran'ın başlıca fırlatma ortağı oldu. DIA'ya göre Rusya, 2022 ve 2024'te iki İran uzaktan algılama uydusunu yörüngeye yerleştirdi; 2025'te de Rusya'nın desteğiyle başka fırlatmalar yapıldı. Aralık 2025'te bir Soyuz roketi, İran'ın Paya, Zafar-2 ve Kowsar-1.5 adlı üç uydusuyla Rusya'nın Vostoçniy Kozmodromu'ndan fırlatıldı. İranlı yetkililer bu görevi, ülkenin Rus roketiyle gerçekleştirdiği yedinci uydu misyonu olarak nitelendirdi.

Büyük hedefleri olan küçük filo
Rakamlar açısından İran küçük bir aktör. AEI uzay verilerine göre İran'ın yaklaşık bir düzine faal uydusu bulunurken ABD'nin uydu sayısı bunun 1.000 katından fazla. DIA, İran Savunma Bakanlığı'nın 2024'te Simorgh roketinin ilk başarılı uçuşunda üç uyduyu alçak Dünya yörüngesine yerleştirdiğini belirtiyor. Savaş, İran'ın fırlatma altyapısını da vurdu: Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü'nün uydu görüntülerine dayanan ekim tarihli analizinde, Simnan vilayetindeki iki uzay fırlatma sahasında ABD ve İsrail saldırılarının yol açtığı hasar gösterildi. Bu sahalardan biri İran Uzay Ajansı, diğeri ise İslam Devrim Muhafızları Ordusu tarafından işletiliyor.
DIA yine de Tahran'ın ulusal itibarını, ekonomik kalkınmasını ve askeri modernizasyonunu güçlendirmek amacıyla hem askeri hem de sivil uzay programlarını ilerlettiği ve güdüm ile seyrüsefer sistemlerini elektronik saldırılara karşı daha dirençli hale getirmek için çalıştığı uyarısında bulunuyor. Harrison, şüphecilerin görüşünü şu benzetmeyle özetledi: Bu çatışmada uzay üstünlüğü ilan etmek, düşman Amerikan uçaklarını düşürmeye devam ederken hava üstünlüğü ilan etmeye benziyor.
Kapak fotoğrafı: La Citta Vita / Flickr (CC BY-SA 2.0). Fotoğraflar: Tasnim News Agency, Fars News Agency (CC BY 4.0)