ABD Başkanı Donald Trump, Kasım 2026 ara seçimlerine hazırlık sürecinde, seçim güvenliği ve bağımsızlığı konusunda endişelere yol açan bir adım attı. Trump, Seçim Yardım Komisyonu'nda (EAC) görev yapan son iki federal yetkiliyi görevden aldı.
Kongre tarafından 2002 yılında kurulan ve seçim ekipmanlarının onaylanması ile eyaletlere yüz milyonlarca dolarlık federal yardımın dağıtılmasından sorumlu olan komisyonda, Cumhuriyetçi Parti tarafından atanan iki üye daha önce istifa etmişti. Görevden alınan son iki yetkili ise Demokrat Parti kontenjanından atanmıştı.
Beyaz Saray'dan gelen e-posta ile görevden alma
Yetkililere, Beyaz Saray'dan bir yetkili tarafından gönderilen bir e-postayla görevlerine derhal son verildiği bildirildi. CNN'in ulaştığı e-postada, "Başkan Donald Trump adına, Seçim Yardım Komisyonu'ndaki komiserlik görevinizin derhal sona erdirildiğini bildirmek için yazıyorum" ifadeleri yer aldı.
USA Today gazetesinin aktardığı Beyaz Saray açıklamasında, başkanın "ABD seçimlerini güvence altına alma ve her yasal oyun sayılmasını sağlama yönündeki önemli çalışmayla tam uyumlu olmayan kişileri görevden alma hakkını saklı tuttuğu" belirtildi.
Demokratlardan ve uzmanlardan sert tepkiler
Görevden almalara Demokrat Partili yetkililerden sert tepkiler geldi. Arizona eyaletinden üst düzey bir yetkili olan Adrian Fontes, adımı "sorumsuz ve tehlikeli" olarak nitelendirirken, Trump'ın "seçimlerde kaos yaratmaya kararlı" göründüğünü söyledi.
Virginia Senatörü Mark Warner, X platformundan yaptığı açıklamada, "Bu görevden almalar, hangi partiye mensup olursa olsun her Amerikalıyı endişelendirmeli" dedi. Warner, "2026 ara seçimlerinden sadece birkaç ay önce kalan tüm komiserleri görevden almak, yönetimden acil bir açıklama gerektiren olağanüstü bir adımdır" ifadelerini kullandı.
Brennan Adalet Merkezi'nin CEO'su Michael Waldman ise görevden almaları, "Başkan Trump'ın seçimlere müdahale etmeye yönelik süregelen çabaları ışığında son derece endişe verici" olarak değerlendirdi.
Yüksek Mahkeme kararı ve yetki genişlemesi
ABD Yüksek Mahkemesi, haziran ayı sonunda antitröst düzenleyici kurumu Federal Ticaret Komisyonu ile ilgili bir davada, başkanın bağımsız federal kurumlar üzerindeki yetkisini önemli ölçüde genişleten bir karara imza atmıştı. İdare hukukçuları, bu kararın diğer kurumları da etkileyeceğini ve Trump tarafından bağımsız kabul edilen kurumlar üzerindeki yetkisini artırmak için kullanılacağını belirtmişti.
CNN'in haberine göre, Trump'ın seçmen kayıt formlarına vatandaşlık kanıtı eklenmesini zorunlu kılan başkanlık kararnamesi de daha önce komisyonla anlaşmazlığa yol açmış ve yargıda geniş çaplı engellemelerle karşılaşmıştı.