ABD Başkanı Donald Trump, İran’la savaşı sona erdirecek bir anlaşmanın pazar günü imzalanacağını ve imzanın ardından Hürmüz Boğazı’nın "herkese açık" olacağını söyledi.
Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran’dan zenginleştirilmiş uranyumun daha sonra ABD ile birlikte çıkarılabileceğini de öne sürdü. Bu sürecin "uygun zamanda" ve ortam sakinleştiğinde gerçekleşeceğini yazdı.
Trump ayrıca, ABD’nin ve İran’ın gelecek dönemde Orta Doğu’da birlikte çalışmasını umduğunu belirtti. Mesajının sonunda ise İran yönetimine, taleplere uyulmadığı takdirde kullanılabilecek son bir seçeneği ima eden sert bir ifade kullandı.
İran’dan takvim için temkinli açıklama
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, devlet medyasına yansıyan açıklamasında, herhangi bir anlaşmanın imza zamanına ilişkin temkinli konuşulması gerektiğini söyledi.
Bekayi, imzanın yarın atılmasının beklenmediğini, ancak önümüzdeki günlerde böyle bir ihtimalin tamamen dışlanamayacağını ifade etti. İran tarafının mesajı, Washington ile Tahran arasında yürüyen temaslarda takvim belirsizliğinin sürdüğüne işaret etti.
Bölgesel temaslar ve farklı mesajlar
Trump’ın paylaşımı, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in ABD ile İran’ın şimdiye kadarki en yakın barış zeminine ulaştığını söylemesinden saatler sonra geldi. Şerif, nihai bir sonucun 24 saat içinde ortaya çıkabileceğini ve gelecek hafta teknik düzeyde görüşmeler yapılacağını belirtmişti.
Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar da Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ile görüşmesinde bu süreci ele aldığını aktardı. Dar, iki tarafın müzakerelerin son aşamasına ulaştığını ve imza töreninin ertesi güne planlandığını kabul ettiklerini söyledi.
Dar’ın açıklamasına göre taraflar, bu gelişmenin bölgede kalıcı barış ve istikrara katkı sunmasını umduklarını dile getirdi. Üst düzey bir ABD’li yetkili ise bir gün önce, üzerinde uzlaşılan metnin imzalanacağından yüzde 100 emin olunmadığını söylemişti.
Taraflardan gelen açıklamalar, süreçte takvim konusunda netlik olmadığını gösteriyor. Anlaşmanın sonucu ve sonraki adımlar konusunda ise farklı tonlar sürüyor.