Babylon Bee’nin mizahi haberinde, ABD’de yaşayanların "Freddy the German" olarak anılan Alman turisti sözde yasal olarak evlat edinmek için oy kullandığı anlatılıyor. Metinde, Freddy’nin sosyal medyada paylaşılan yolculuğunun ülke çapında ilgi gördüğü ve ABD’deki çeşitli duraklarla dikkat çektiği yazılıyor.
İçerikte, Freddy’nin Buc-ee’s ve Waffle House gibi durakları ilk kez deneyimleyen iyi huylu bir genç Alman olarak sempatik bir figüre dönüştüğü aktarılıyor. Bu anlatımda, karakterin farklı kesimlerde ortak bir mizah dili oluşturduğu öne sürülüyor.
Metinde yer alan bir ifadeye göre, Mark Kensington adlı kişi Freddy sayesinde Amerika’nın yeniden farklı bir gözle görüldüğünü söylüyor. Kensington, şehirlerin dışındaki "gerçek Amerika"ya bakışın değiştiğini ve Bass Pro Shops ya da futbol stadyumları üzerindeki savaş uçağı uçuşları gibi unsurların bile yeniden fark edildiğini dile getiriyor.
Bir başka karakter olan Gina Harrison ise oyların yüzde 99,9’unun lehte çıkmasıyla Freddy’nin evlat edinilmesinin modern Amerikan tarihindeki en geniş iki partili desteklerden birine ulaştığını söylüyor. Harrison, Freddy’nin kim olduğunun ya da nasıl göründüğünün bile önemli olmadığını, artık "bizden biri" sayıldığını ifade ediyor.
Haberde ayrıca, Freddy’nin başkanlığa aday olabilmesi için anayasa değişikliği fikrinin bile gündeme getirildiği esprili bir şekilde anlatılıyor. Metin, bu kısmı "Freddy 2028" sloganıyla sonlandırıyor.
Yayın anı notunda ise Amerika’nın İskoç turist Shaun’u da evlat edinmek için oy kullandığı esprisine yer veriliyor. Metin, sonrasında başka mizahi olaylara geçerek kurgu akışını sürdürüyor.