ABD Başkanı Donald Trump ile Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Fransa’daki G7 zirvesinde bir araya geldi. Şubat 2025’ten bu yana ilk yüz yüze temaslarında Modi, Trump’ı alışılmış kucaklama yerine gülümseyerek ve el sıkışarak karşıladı.
İki lider çarşamba günü ayrıca ikili bir görüşme yaptı. Görüşme dostane bir havada geçse de, iki ülke arasındaki ilişkiler son aylarda art arda biriken gerilimlerin gölgesinde ilerliyor.
Pakistan’ın diplomatik alanı genişledi
Hindistan, uzun süredir Pakistan’ı uluslararası alanda yalnızlaştırmaya çalışan bir çizgi izliyordu. Ancak son dönemde Pakistan, bölgesel ve küresel düzeyde daha görünür hale gelerek bu hesabı zorlaştırdı.
Trump’ın mayıs 2025’te nükleer silaha sahip Hindistan ile Pakistan arasında ateşkes sağlandığını açıklaması bu dönüşümün belirgin işaretlerinden biri oldu. Savaş, Hindistan yönetimindeki Keşmir üzerinden tırmanmış ve yıllardır görülen en sert çatışma olarak kayda geçmişti.
İslamabad, çatışmayı sona erdirdiği gerekçesiyle Trump’ı övdü ve onu Nobel Barış Ödülü’ne aday göstermeyi gündeme getirdi. Yeni Delhi ise ateşkesin üçüncü bir tarafın müdahalesiyle değil, Pakistan’la doğrudan ikili temaslar sonucunda sağlandığını savundu.
Bu ayrışma, Hindistan’ın Keşmir meselesinde dış müdahaleye karşı duyarlılığını bir kez daha ortaya koydu. Yeni Delhi, bu başlığı kesin biçimde ikili bir sorun olarak görüyor.
Tarifeler ve yaptırım baskısı ilişkileri gerdi
İlişkiler, sonraki aylarda daha da zorlaştı. Trump yönetimi Hindistan’a büyük ekonomiler arasında en yüksek oranlı tarifelerden bazılarını uyguladı.
Aynı dönemde Rus petrolüne yönelik yaptırım baskısının Hindistan’ın enerji ithalatını zorlaması ve H-1B vizeleri konusundaki tartışmalar da gerilimi artırdı. Analistler, Trump’ın "Önce Amerika" çizgisinin, Modi’nin ilk başkanlık döneminde kurduğu sıcak ilişkiyi gölgede bıraktığını söylüyor.
Hindistan’daki Bennett Üniversitesi’nde misafir profesör olan Sid Dubey, Trump’ın ikinci döneminde yaşanan değişimin Yeni Delhi tarafından yeterince iyi okunmadığını savundu. Dubey, Hindistan’ın eski yakınlığın devam edeceğini varsayarak hareket ettiğini belirtti.
Dubey’e göre, mayıs ayındaki çatışmanın Trump tarafından kişisel çabasıyla bittiği yönündeki çıkış, Hindistan’da ciddi rahatsızlık yarattı. Ardından gelen tarifeler de bu rahatsızlığı daha da büyüttü.
İran savaşı Hindistan’ı da etkiledi
Hindistan, İran savaşı nedeniyle oluşan dolaylı stratejik sarsıntılardan en fazla etkilenen ülkelerden biri oldu. Enerji güvenliği ve ekonomik baskı, Yeni Delhi’nin en önemli kaygıları arasında yer aldı.
Geçen hafta yapılan bir ABD saldırısında üç Hint denizcinin çatışmanın yan etkisi olarak yaşamını yitirdiği belirtilince tansiyon yükseldi. Bu kişiler, ABD ablukası kapsamında öldüğü doğrulanan tek denizciler oldu.
Yeni Delhi bunun üzerine Washington’un geçici maslahatgüzarı Jason Meeks’i çağırdı ve yeniden başlayan saldırılar konusunda derin kaygı dile getirdi. Hindistan, vatandaşlarının kendilerine ait olmayan bir savaşta zarar gördüğünü savundu.
Hindistan yönetimi ayrıca çatışmanın insani, ekonomik ve enerji alanında uzun sürecek sonuçlar doğuracağı uyarısını yaptı. Taraflar anlaşmaya varmış olsa da bu etkilerin tamamen ortadan kalkmasının zaman alacağı belirtiliyor.
Pakistan, Washington ile ilişkilerini görünür hale getirdi
Bu süreçte Pakistan, Çin, İran ve Körfez ülkeleriyle yakın bağlarını korurken Washington’da da kabul gören bir aktöre dönüşmeye başladı. Bu çift yönlü görünürlük, İslamabad’ın diplomatik çevikliğini öne çıkardı.
Council on Foreign Relations kıdemli üyesi Sadanand Dhume, Pakistan’ın son aylardaki rolünün Hindistan’dan daha çevik bir dış politika yürüttüğünü gösterdiğini söyledi. Dhume’a göre İslamabad, Hindistan’ın Pakistan’ı uluslararası alanda dışlama planını etkisiz hale getirdi.
Bölgesel dengeler de iki ülkenin farklı stratejileriyle yeniden şekillendi. Hindistan, ABD, Avustralya ve Japonya ile Quad işbirliğini derinleştirirken Güney Asya genelinde de temaslarını artırdı; Afganistan ile ilişkilerini genişleten adımlar attı.
Pakistan ise Çin’le daha güçlü bağlar kurdu, Bangladeş gibi bölgesel ortaklarla ilişkilerini geliştirdi ve Körfez ülkeleriyle güvenlik işbirliğini artırdı.
Trump’ın övgüleri İslamabad’ın elini güçlendirdi
Trump, ilk başkanlık döneminde Pakistan’ı "aldatma ve yalan" ile suçlamıştı. Ancak son dönemde Pakistan yönetimini ve özellikle Orgeneral Asım Münir’i sık sık övdü.
Haziran 2025’te Trump, Asım Münir’i Beyaz Saray’da öğle yemeğine davet etti. Münir, bir ABD başkanının ağırladığı ilk sivil olmayan Pakistan ordusu komutanı oldu.
Trump, Münir için "favori mareşalim" ve "olağanüstü bir insan" ifadelerini kullandı. Bu yakınlık, ticaret temaslarına ve İran ile diplomasi yürütülen süreçlerde Pakistan’ın oynadığı arabulucu role de yansıdı.
Dhume, Pakistan’ın ABD ile somut işbirliği ve Trump’a yönelik açık övgüler sayesinde Washington’da yer açtığını söyledi. Ona göre bu durum, Pakistan’ın küresel ölçekteki algısını yeniden kurmasına yardımcı oldu.
Hindistan ise İsrail’le yakın ilişkilerini sürdürürken mesajlarını daha ölçülü tutmayı tercih etti. Modi, İran ile varılan uzlaşının ardından yaptığı açıklamada anlaşmanın bölgede barış ve istikrarı desteklemesini ve deniz yollarında serbestliği korumasını umduğunu söyledi.
Hindistan kaybettiği zemini geri toplamaya çalışıyor
Uzmanlar, bu tablonun kalıcı olmak zorunda olmadığını da vurguluyor. Pakistan’ın mevcut diplomatik ivmesini sürdürmesinin garanti olmadığı, Hindistan’ın da yeniden denge kurma ihtimali bulunduğu ifade ediliyor.
Trump’ın Modi için kullandığı övgü dolu sözler, iki ülke arasında yeni bir yumuşama ihtimalini gündemde tutuyor. Trump, Modi’yi "sakin, serinkanlı ve çok sert" sözleriyle tanımladı ve ileride Hindistan’ı ziyaret edebileceğini söyledi.
ABD Başkanı ayrıca herhangi biri Modi’ye saldırırsa ABD’nin yanında olacağını da dile getirdi. Hindistan yönetimi, Trump’ın ülkeye ziyaret etmesi için de bastırıyor.
Buna karşın, tarifeler, İran savaşı, enerji baskısı ve Pakistan’ın artan görünürlüğü, Yeni Delhi’nin dış politika alanını daraltmış durumda. Hindistan, Washington’a hâlâ güvenilir ortak olduğunu anlatmaya çalışıyor.