Gianni Infantino’nun mayıs ayında 2027’de FIFA başkanlığı için yeniden aday olacağını açıklaması, FIFA’nın altı kıtasal konfederasyonundan üçünün ortak muhalefetiyle karşılandı.
UEFA, Asya Futbol Konfederasyonu ve Concacaf, Dünya Kupası’ndaki payın özel yatırımcılara satılması yönündeki rafa kaldırılmış önerinin yönetim tarafından ele alınış biçimini eleştirdi. Üç konfederasyon, sorunun basit bir iletişim ya da usul hatası olmadığını savunarak yaşananları temel bir güven ihlali olarak niteledi ve bağımsız inceleme istedi.
Oy desteği siyasi otoriteyi garanti etmiyor
FIFA’ya bağlı 211 üye federasyonun her biri seçimlerde bir oy kullanıyor. Bu nedenle konfederasyon başkanlarının karşı çıkması, ulusal federasyonların tamamının Infantino aleyhine oy vereceği anlamına gelmiyor.
FIFA yönetimi hakkında yazan eski üst düzey Birleşmiş Milletler yetkilisi Herve Verhoosel, konfederasyonların FIFA yönetimiyle yaşanan temel güven ihlalini açıkça ilan etmesinin, özellikle küçük federasyonların farklı bir pozisyon almasını güçleştireceğini söyledi.
Verhoosel, Infantino’nun bireysel oyları toplayarak görevini sürdürebileceğini, ancak seçim kazanmanın bölünmüş bir kurumu yönetmek için gerekli siyasi otoriteyi korumaktan farklı olduğunu belirtti.
Ona göre FIFA’nın önemli bir bölümü yönetime güvenmiyorsa, büyük kararların her biri yeni bir çatışmaya, oylamaların her biri sadakat sınamasına, yeni girişimler ise farklı bloklar arasındaki mücadeleye dönüşebilir. Bu durumda 211 federasyonun önündeki mesele yalnızca Infantino’ya destek verip vermemek değil, mevcut tablonun FIFA’nın çıkarlarına hizmet edip etmediği de olacak.
Pieth: Durum "çok ciddi"
FIFA Bağımsız Yönetim Komitesi’nin eski Başkanı Mark Pieth, FIFA’daki durumun "çok ciddi" olduğunu söyledi. Infantino’nun bireysel federasyonların oylarıyla koltuğunu korumaya çalışabileceğini belirten Pieth, FIFA başkanının hatalar yaptığını ve Avrupa dışındaki birçok federasyona saygısız davrandığını savundu.
Pieth, bu tutumun Infantino’nun Asya’daki desteğini kaybetmesinde rol oynadığını belirtti. Asya Futbol Konfederasyonu’nun daha önce Infantino’nun yeniden seçilme niyetine destek vermiş olması, konfederasyonun mevcut itirazını daha dikkat çekici hale getirdi.
Ürdün’den gelen suçlama
Pieth’in sözünü ettiği anlaşmazlık, Ürdün Futbol Federasyonu Başkanı ve FIFA’nın eski başkan yardımcılarından Prens Ali bin el-Hüseyin’in geçen hafta yaptığı açıklamalarla gündeme taşındı.
Prens Ali, Ürdün’ün Dünya Kupası’yla bağlantılı masraflar ile ödenmemiş Arap Kupası ödülleri gibi çözülmemiş sorunları bulunduğunu söyledi. FIFA ve Infantino’yu "şantaj" yapmakla suçlayan Prens Ali, Dünya Kupası sırasında Infantino’ya destek verilmesinin Ürdün federasyonuna yardımcı olacağı yönünde sözlü bir mesaj aldığını da ileri sürdü.
2026 Dünya Kupası’na tarihinde ilk kez katılma hakkı kazanan Ürdün, daha önce Infantino’ya destek vermemişti. Prens Ali, Ürdün federasyonunun Infantino’yu desteklemeyeceğini ve onun lehine oy kullanmayacağını açıkladı.
Prens Ali’nin suçlamalarından iki gün sonra FIFA’nın, Ürdünlü futbolcular ile teknik ekibe ödenmemiş ödül parasını yatırdığı açıklandı. Prens Ali ödemeyi memnuniyetle karşıladığını, ancak bunun FIFA yönetimine ilişkin endişelerini ve Infantino’ya destek vermeme kararını değiştirmediğini söyledi.
Kasım ayındaki başvuru süresi yaklaşıyor
Infantino’nun siyasi geleceği, konfederasyonların blok halinde vereceği oylardan ziyade ulusal federasyonların bireysel tercihleriyle şekillenecek. Bu tablo, 2027 seçimleri öncesinde ittifaklarını yeniden kurması için Infantino’ya zaman ve hareket alanı bırakıyor.
Ancak 2027 FIFA başkanlığı seçimi için adaylık başvuru süresinin kasım ayında yaklaşması, tartışmayı yalnızca gerekli oy sayısına indirgemiyor. FIFA’nın kıtasal konfederasyonlarının yarısının açık muhalefeti karşısında Infantino’nun dünya futbolunu yönetmek için gereken güveni ve siyasi otoriteyi koruyup koruyamayacağı da seçim sürecinin temel sorularından biri olarak kalıyor.