Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa Parlamentosunda yaptığı konuşmada Avrupa'nın değişen tehditlere ortak yanıt verebilmesi için yeni bir Avrupa Güvenlik Konseyi kurulmasını önerdi. Von der Leyen ayrıca, güvenlik olaylarında tüm Avrupa Birliği ülkelerinin toplanmasını sağlayacak birlik genelinde bir acil güvenlik protokolü hazırlanmasını istedi.
Ukrayna'daki savaş devam ederken Avrupa ülkelerine yönelik Rusya kaynaklı olduğu öne sürülen hibrit tehditlerin arttığını belirten von der Leyen, Avrupa'nın güvenlik kurumlarıyla karar alma mekanizmalarının bu yeni tehdit ortamına ayak uyduramadığını söyledi.
Von der Leyen, silahlı saldırı eşiğinin altında kalan ancak ulusal güvenlik açısından tehdit oluşturan olaylara karşı ortak bir plan hazırlanması gerektiğini ifade etti. NATO'nun üyelerinden birinin tehdit altında olduğunu düşündüğü durumlarda istişare öngören 4. Maddesine atıfta bulunan von der Leyen, Avrupa'nın kendi acil güvenlik protokolüne ihtiyaç duyduğunu kaydetti.
Öneriye göre bir üye ülke protokolü devreye aldığında Avrupa Birliği ülkeleri ortak bir Avrupa tepkisini koordine etmek, gerilimin tırmanmasını engellemek ve olayın etkilerini sınırlamak için bir araya gelecek. Von der Leyen, mekanizmanın NATO ile mevcut iş birliğinin yerini almayacağını, bu iş birliğini tamamlayacağını söyledi.
Von der Leyen, Avrupa Güvenlik Konseyinin hayata geçirilmesine yönelik öneriler sunacağını da açıkladı. Avrupa güvenliğine odaklanacak formatta Avrupa Birliği liderleriyle Kanada, Ukrayna, Birleşik Krallık ve Norveç gibi ortakların bir araya getirilmesi planlanıyor.
Gazze ve Batı Şeria'daki gelişmeler
Orta Doğu değerlendirmesinde Gazze'deki insani acıların ve Batı Şeria'daki şiddetin Avrupalıları derinden etkilediğini belirten von der Leyen, İsrail hükümetinin Batı Şeria'da ilerletme kararı aldığı E1 yerleşim projesini kabul edilemez olarak nitelendirdi.
Avrupa'nın daha önce bölgedeki gelişmelere karşı önlem alması gerektiğini söylediğini hatırlatan von der Leyen, Avrupa Birliği üyesi ülkelerin ortak yanıt için gerekli çoğunluğu oluşturamadığını ifade etti. Avrupa bölünmüş olduğu sürece olayların seyrini değiştiremeyeceğini söyleyen von der Leyen, İsrail'in kendini savunma hakkını desteklediklerini ve Filistinlilerin güvenlik ile onur içinde yaşama hakkına sahip olduğunu belirtti.
Von der Leyen, Avrupa'nın iki devletli çözüm umudunu canlı tutması gerektiğini ve bunun Avrupa'nın rolü olduğunu söyledi.
Göç ve dış sınırların korunması
Göç ve Avrupa'nın dış sınırları konusuna da değinen von der Leyen, İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı Ceuta'da temmuz sonundan itibaren binlerce düzensiz göçmenin sınırı geçmeye çalışmasını gündeme getirdi. Olayların niteliği farklı olsa da ortak unsurlar taşıdığını belirten von der Leyen, insan kaçakçılarıyla göçmenleri yasa dışı yollarla taşıyan şebekelerin savunmasız kişileri istismar ettiğini söyledi.
Von der Leyen, Avrupa'nın rakiplerinin de bu hareketleri istismar ettiğini öne sürdü. Avrupa Birliği Komisyonunun insan kaçakçılarını ve göçmen kaçakçılığı yapanları hedef alan yaptırımlar önerdiğini açıkladı.
Kitlesel hareketlerin kasıtlı olarak oluşturulup araç haline getirildiği durumlar başta olmak üzere Avrupa'nın dış sınırlarını koruyacak araçlara ihtiyaç duyduğunu belirten von der Leyen, yalnızca katı biçimde tanımlanmış kriterlerin karşılanması halinde devreye girecek yeni bir Avrupa acil müdahale aracının hazırlanacağını söyledi. Mekanizmanın bu gibi durumlarda standart prosedürlerde süreli ve sınırları belirlenmiş bir esneklik sağlayacağını ifade etti.
Savaş suçlularının yüceltilmesine tepki
Avrupa Birliği değerlerine saygının müzakere edilemez olduğunu vurgulayan von der Leyen, üyelik arayışındaki Sırbistan'da yaşanan bir olaya da değindi. Belgrad'da geçen hafta düzenlenen Bosnalı Sırp askeri komutan Ratko Mladiç'in cenaze töreninden görüntüler karşısında dehşete düştüğünü söyleyen von der Leyen, Mladiç'i insanlığa karşı ağır suçlar işlemekle suçladı.
Von der Leyen, savaş suçlularının yüceltilmesinin Avrupa Birliği'nde yeri olmadığını belirtti.