Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Bakü’de 15 Eylül 2026’da düzenlenen uluslararası konferansların katılımcılarıyla görüşmesinde Avrupa Parlamentosu’na yönelik ağır suçlamalarda bulundu. Aliyev, parlamentoyu "rüşvetçi yuvası" diye nitelendirdi ve bu değerlendirmeyi tüm sorumluluğunu üstlenerek yaptığını belirtti.

Aliyev’in sözleri, Azerbaycan ile Avrupa kurumları arasındaki siyasi anlaşmazlıklar ve Karabağ meselesi etrafındaki gerilim çerçevesinde geldi. Azerbaycan Cumhurbaşkanı, ülkesinin 2001’den itibaren Avrupa kurumlarında Dağlık Karabağ konusunda siyasi karar alınmasını istediğini, ancak bu talebin karşılık bulmadığını savundu.
Karabağ politikası ve çifte standart suçlaması
Aliyev, Azerbaycan’ın Eylül 2023’te Karabağ’da kontrolü yeniden sağlamasının ardından Avrupa Konseyi’nin Azerbaycan’a yaptırım uyguladığını, Ermenistan’a ise benzer bir işlem yapılmadığını ileri sürdü. Bu karşılaştırmayı, Avrupa kurumlarının Bakü’ye karşı siyasi ve taraflı davrandığı yönündeki değerlendirmesine dayanak olarak kullandı.
Konuşmasında Avrupa kurumlarını çifte standart uygulamakla suçlayan Aliyev, Batı medyasının da Azerbaycan’a yönelik eleştirilerinde İslamofobik yaklaşımlar sergilediğini söyledi. Aliyev’in çerçevesinde Karabağ politikasına verilen Avrupa tepkisi, Avrupa kurumlarındaki temsil ve yolsuzluk tartışmalarıyla birlikte yer aldı.

Eski başkan yardımcısıyla ilgili dosyayı gündeme getirdi
Aliyev, Avrupa Parlamentosu’nun eski başkan yardımcılarından biriyle bağlantılı olduğu belirtilen bir yolsuzluk dosyasını da suçlamalarına örnek gösterdi. Evinde milyonlarca dolar bulunan bir yetkili hakkında gerekli işlemlerin yapılmadığını ileri sürdü.
Bu bölüm, Aliyev’in Avrupa Parlamentosu’na yönelik siyasi suçlamasının dayanaklarından biri olarak aktarıldı. Ancak söz konusu kişinin yolsuzluktan kesinleşmiş biçimde sorumlu olduğuna ilişkin bağımsız bir doğrulama bulunmuyor.
Avrupa kurumları arasındaki ayrım
Avrupa Parlamentosu, 10 Eylül 2015’te Azerbaycan’daki insan hakları ve yolsuzluk iddialarına ilişkin endişeleri içeren bir karar kabul etti. Kararda Azerbaycan yönetimiyle bağlantılı iddiaların araştırılması da istendi. Bu tutum, Bakü ile Avrupa kurumları arasındaki siyasi gerilimin önceki aşamalarından biri oldu.
Azerbaycan’ın Avrupa kurumlarındaki etkisi ve siyasi nüfuzu, geçmişte "havyar diplomasisi" adıyla yürütülen tartışmalarla da gündeme geldi. İtalya’daki bir dava kapsamında Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nin eski üyelerinden Luca Volontè’nin Azerbaycan lehine kararları etkilemek amacıyla para aldığı iddiası ve bu dosyadaki mahkûmiyet, Avrupa kurumları çevresindeki yolsuzluk tartışmalarının örneklerinden biri olarak öne çıktı.
Avrupa Parlamentosu ile Avrupa Konseyi birbirinden farklı kurumlardır. Volontè dosyası Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’yle ilgiliyken, Aliyev’in son açıklamasında doğrudan hedef aldığı kurum Avrupa Parlamentosu’ydu. Bu ayrım, Bakü ile Avrupa kurumları arasındaki siyasi tartışmanın kurumsal çerçevesini değerlendirmek açısından önem taşıyor.