Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 14 Haziran akşamı yaptığı açıklamada ABD ile İran arasında bir anlaşma sağlandığını ve imzanın 19 Haziran’da İsviçre’de atılacağını söyledi. Açıklama, metinde Hürmüz Boğazı, nükleer program, yaptırımlar ve Lübnan cephesi başlıklarıyla birlikte ele alınıyor.
Kaynak metne göre, İslamabad’da 21 saat süren görüşmelere de atıf yapılıyor. Bu görüşmelerin, tarafların masaya taşıdığı temel başlıkları şekillendirdiği belirtiliyor.
Gündemdeki başlıklar
Metinde öne çıkan konular arasında Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, yaptırımların gevşetilmesi ve Lübnan cephesinde askeri operasyonların sona ermesi yer alıyor. Ancak kaynak, bu ayrıntıları bağımsız biçimde doğrulamıyor.
Tahran tarafının mutabakat zaptının hazır olduğunu, Hürmüz üzerindeki ablukanın sonlandırılmasını ve nükleer programda geri adım karşılığında yaptırımların gevşetilmesini istediği aktarılıyor. Washington’ın ise anlaşmanın tamamlandığını duyurduğu, buna karşın 60 günlük bir müzakere penceresinden söz ettiği belirtiliyor.
Hürmüz ve Lübnan dosyası
Metin, Hürmüz Boğazı’nı kilit başlıklardan biri olarak gösteriyor. Buna göre İran, hayati petrol ve doğalgaz geçiş hattının yeniden açılmasını kabul ederken, ABD ablukasının kalkmasını ve taahhütlerin doğrulanmasını talep ediyor.
Lübnan cephesine ilişkin olarak da anlaşmanın, askeri operasyonların derhal ve kalıcı biçimde sona ermesini içerdiği ifade ediliyor. Bununla birlikte, bu başlıkların tamamı kaynak metinde yer alan anlatı düzeyinde aktarılıyor; bağımsız doğrulama sunulmuyor.
İsviçre’de imzalanacağı söylenen metin, kaynakta yeni bir bölgesel düzen arayışının başlangıcı olarak çerçeveleniyor. Pakistan’ın arabulucu rolü ise sürecin merkezinin başka başkentlere kaydığını gösteren bir unsur olarak sunuluyor.
Metne göre, anlaşmanın sahadaki etkisi özellikle İran’ın nükleer programı, yaptırımlar ve deniz-kara koridorları üzerinden izlenecek. Ancak kaynak, bu sonuçların kesinleşmiş biçimde doğrulandığını göstermiyor.