ABD ile Kanada arasındaki tarife gerilimi, iki ülkenin yıllık yaklaşık 1 trilyon dolarlık ticaretinin sınırlı bir bölümünü kapsasa da otomotiv üretimi, tüketici ürünleri, enerji akışı ve yatırımlar üzerinde önemli riskler yaratıyor. Tarifeler ile karşı tarifelerin toplam hacmi yaklaşık 40 milyar dolara ulaşırken bu miktar iki yönlü yıllık ticaretin yaklaşık yüzde 4'üne karşılık geliyor.
Kanada, 8 Eylül'den itibaren ABD'den gelen ürünlere yüzde 15, yüzde 25 ve yüzde 50 oranlarında tarife uygulamaya başladı. Önlemler, toplam 27,6 milyar Kanada doları, yaklaşık 20 milyar dolar değerindeki ithalatı kapsıyor ve Washington'ın son tedbirlerine dolar bazında karşılık verecek biçimde hazırlandı.
Ottawa'nın listesinde çelik, süt ürünleri, beyaz eşya, tarım makineleri, kağıt ve selüloz, elektronik ürünler, mobilya ve giyim yer aldı. Kanada yönetimi, sektör temsilcilerinin geri bildirimleri sonrasında balık ve deniz ürünlerini listeden çıkardı; bu değişikliğin daha geniş ekonomik zararları sınırlamayı amaçladığını açıkladı.
ABD ise 22 Ağustos'ta Kanada'dan ithal edilen yaklaşık 20 milyar dolar değerindeki ürünlere yüzde 50 tarife getirdi. Washington'ın önlemleri Kanada'nın motorlu taşıtlarını ve alkollü içeceklerini kapsarken süt ürünleri politikaları da uygulamanın kapsamına alındı.
Otomotiv zinciri sınır ötesi maliyetle karşı karşıya
Tarife yükünün en belirgin biçimde otomobiller, kamyonlar ve araç parçalarıyla birlikte alkollü içecekler, peynir ve oyuncak gibi tüketici ürünlerinde hissedilmesi bekleniyor. Peterson Uluslararası Ekonomi Enstitüsünde görev yapan Gary Clyde Hufbauer, anlaşmazlığın genişlememesi durumunda doğrudan makroekonomik etkinin sınırlı kalacağını söyledi.
Ontario'da yoğunlaşan otomotiv üretimi, montaj tesisleri ve tedarikçiler, Michigan, Ohio, Indiana ve diğer Orta Batı eyaletlerindeki fabrikalarla yakından bağlantılı. Parçaların üretim sürecinde sınırı birkaç kez geçebilmesi, her aşamada uygulanan tarifelerin toplam maliyeti yükseltmesi ve şirketleri gelecekteki yatırımlarını başka bölgelere kaydırmaya yöneltmesi riskini beraberinde getiriyor.
Kanada'nın motorlu taşıt ve parça ihracatı 2025'te yüzde 3, yani 2 milyar dolar azaldı. Bu ihracat 2024'te de yüzde 7, 5,1 milyar dolar gerilemişti. Hufbauer, Kanada'nın ABD'ye kıyasla daha ağır bir ekonomik etkiyle karşı karşıya olduğunu, en fazla risk altındaki bölgelerin Ontario ile ABD'nin Orta Batı eyaletleri olduğunu ifade etti.
Kanada'nın mal ihracatının yüzde 70'inden fazlası ABD'ye giderken hizmet ihracatının yarıdan biraz fazlası bu ülkeye yöneliyor. Hufbauer'a göre bu bağımlılık, iki ülke arasındaki üretim zincirleri nedeniyle tarifelerin ticaret hacmindeki payından daha büyük bir risk yaratıyor.
Enflasyon ve yatırım kararları baskı altında
Hufbauer, tarife anlaşmazlığının ABD enflasyonunu yüzde 0,1'den daha az artıracağını, Kanada'daki artışın ise yaklaşık yüzde 0,3 puan olacağını tahmin etti. Ona göre daha büyük ekonomik etki, kısa vadeli ticaret düşüşünden ziyade yatırımların zayıflamasıyla ortaya çıkabilir.
Şirketler yeni montaj tesisleri, batarya fabrikaları veya işleme tesisleri kurarken ABD pazarına tercihli erişimin daha fazla daralabileceği ihtimalini hesaba katmak zorunda kalacak. Kanada, etkilenen çalışanlar ve işletmeler için daha önce açıkladığı yaklaşık 18 milyar dolarlık desteğe ek olarak 5,4 milyar dolarlık yardım paketi duyurdu.
Kanada ekonomisi 2025'te yüzde 1,9 büyüdü. Bu oran, salgın döneminden bu yana kaydedilen en zayıf performans oldu. Aynı yıl mal ve hizmet ihracatı yüzde 0,7 artarken ithalat yüzde 3 yükseldi ve ticaret açığı 20,9 milyar dolara çıktı.
Enerji ve kritik mineraller Ottawa'nın kozları arasında
Kanada'nın petrol ve elektrik ihracatını kısıtlaması durumunda Orta Batı, New York ve New England bölgelerinde fiyat artışları ve arz sıkıntıları yaşanabileceği değerlendiriliyor. Kanada ekonomisi ABD'den daha küçük olsa da bazı ABD bölgelerinin kısa sürede ikame edemeyeceği enerji kaynakları ve sanayi girdileri sağlıyor.
ABD ile Kanada arasındaki enerji ticareti 2025'te yaklaşık 137 milyar dolar oldu. ABD, Kanada'dan 111 milyar dolar değerinde enerji ürünü alırken Kanada'ya 26 milyar dolarlık enerji ürünü sattı.
Kanada, tarihsel olarak ABD'nin ham petrol ithalatının yaklaşık yüzde 60'ını karşıladı. Orta Batı'daki birçok rafinerinin Kanada'nın ağır ham petrolünü işlemek üzere tasarlanmış olması, hızlı bir tedarik değişikliğinin maliyetini artırabilir.
İki ülke arasındaki elektrik ticareti 2025'te 3,2 milyar dolara ulaştı. Bu hacmin yüzde 67'sini ABD'nin Kanada'dan yaptığı ithalat oluşturdu.
Kritik mineraller de Ottawa için bir pazarlık aracı olabilir. ABD, 2025'te Kanada'nın en büyük kritik mineral ticaret ortağı oldu ve iki ülke arasındaki ticaret 26,7 milyar dolar olarak kaydedildi. Hufbauer, Kanada'nın ABD pazarı için maden yataklarının geliştirilmesini geciktirebileceğini veya Amerikan otomotiv tedarik zincirlerine bağımlılığını azaltmaya çalışabileceğini söyledi.
Ancak bu adımlar Kanada'daki üreticilere de zarar verebilir. Bu nedenle Hufbauer, söz konusu araçların kalıcı kısıtlamalardan çok müzakere amacıyla kullanılmasının daha olası olduğunu belirtti.
USMCA'nın geleceği yıllık belirsizlik taşıyor
Tarife gerilimi, 1 Temmuz'da yapılan ABD-Meksika-Kanada Anlaşması'nın gözden geçirme sürecinin başarısız olmasının ardından tırmandı. Washington, anlaşmayı mevcut biçimiyle yenilemeyi reddetti.
Bu karar USMCA'yı hemen sona erdirmedi ve üç ülke arasındaki anlaşma yürürlükte kalmayı sürdürdü. Tarafların uzlaşamaması halinde yıllık gözden geçirmeler devreye girecek; anlaşma uzatılmazsa 2036'da sona erecek.
Hufbauer, USMCA'nın geleceğinin belirsiz olduğunu ve daha yakın ekonomik bütünleşmenin artık ABD'nin hedefi olmadığını söyledi. Kanada yönetimine göre mal ticaretinin yaklaşık yüzde 85'i tarifesiz kalıyor. Kanada ihracatına uygulanan ortalama ABD tarifesi yüzde 5,2 seviyesindeyken küresel ortalama yüzde 11,4'e ulaşıyor.
Hufbauer, anlaşmazlığın 2026'nın kalan bölümünde sürmesini ve Ocak 2027'de müzakere edilmiş bir düzenlemeyle sonuçlanmasını beklediğini ifade etti. Bu senaryoda ABD'nin Kanada'dan ithalata uyguladığı tarifeler daha yüksek bir seviyeye çıkabilir; Kanada ürünleri ise diğer büyük ticaret ortaklarının ürünlerine kıyasla daha avantajlı erişimi koruyabilir ve bazı sektörlerdeki anlaşmazlıklar devam edebilir.
Kanada yeni ihracat pazarlarına yöneliyor
Kanada, ABD'ye bağımlılığını azaltmak için ihracat pazarlarını çeşitlendirme çalışmalarını hızlandırdı. Ülkenin ABD'ye ihracatı 2025'te yüzde 3,7, yani 19 milyar dolar azalırken diğer ülkelere ihracatı yüzde 11,1, yani 24 milyar dolar arttı.
ABD dışındaki pazarların Kanada ihracatındaki payı yüzde 32,8'e yükselerek 1981'den bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Buna rağmen coğrafi yakınlık, enerji altyapısı ve üretim zincirlerinin bütünleşmiş yapısı, diğer pazarların ABD'nin yerini kısa sürede almasını zorlaştırıyor.
Hufbauer, çeşitlendirme çabalarına karşın Kanada'nın ABD pazarına bağımlı kalacağını değerlendirdi.