Tarihi karar 6-3'lük oy çoğunluğuyla alındı
ABD Yüksek Mahkemesi, Federal Seçim Komisyonu (FEC) ile Ulusal Cumhuriyetçi Senatör Komitesi (NRSC) arasındaki davada, siyasi partilerin adaylarla koordineli olarak harcayabileceği miktara getirilen federal sınırlamaları Anayasa'nın ifade özgürlüğünü güvence altına alan Birinci Ek Maddesi'ne aykırı bularak iptal etti.
Salı günü açıklanan karar, mahkemenin altı muhafazakâr yargıcının desteğiyle 6-3'lük oy çoğunluğuyla alındı. Üç liberal yargıç karara muhalefet şerhi koydu.
Davaya konu olan yasa ve taraflar
İptal edilen 1971 tarihli yasa, ulusal parti komitelerinin aday kampanyalarıyla koordineli biçimde yapabileceği harcamalara, adayın temsil edeceği nüfus büyüklüğüne göre değişen üst sınırlar getiriyordu. Senato yarışlarında bu sınır bazı eyaletlerde 127 bin dolara kadar düşerken, kalabalık eyaletlerde 3,9 milyon dolara kadar çıkabiliyordu. Temsilciler Meclisi seçimlerinde ise her aday için koordineli harcama tavanı 127 bin dolar olarak belirlenmişti.
Davayı Ohio eyaletinden eski Temsilci Steve Chabot ve daha sonra başkan yardımcısı olacak JD Vance'in kampanyalarını yürüten Cumhuriyetçi parti komiteleri açmıştı.
FEC'nin tutum değişikliği ve müdahiller
Dava ilk açıldığında 2022'de FEC, koordineli harcamaların doğrudan kampanyaya katkı sayılacağını ve zengin bağışçıların parti komitelerini kullanarak adaylara sınırsız para aktarmasını engellemek için sınırların gerekli olduğunu savunmuştu. Ancak Donald Trump'ın göreve başlamasının ardından FEC tutum değiştirerek yasayı savunmayı bıraktı.
Bunun üzerine Yüksek Mahkeme, yasanın destekçilerinin davaya müdahil olmasına izin verdi. Demokratik Ulusal Komite (DNC), Demokratik Senatör Kampanya Komitesi ve Demokratik Kongre Kampanya Komitesi harcama sınırlamalarının korunması gerektiğini mahkemede dile getirdi.
Kararın seçim finansmanına etkisi
Yüksek Mahkeme kararı, siyasi parti komitelerinin adaylarla koordineli harcamaları üzerindeki tüm yasal üst sınırları ortadan kaldırdı. Partilere ve komitelere yapılan bireysel bağışların tabanı halen yasal sınırlara tabi olsa da, bu komiteler artık aday kampanyalarıyla eşgüdüm içinde sınırsız harcama yapabilecek.
Uzmanlar, kararın bağış akışını süper PAC'lerden siyasi parti komitelerine kaydıracağını öngörüyor. Parti komiteleri, süper PAC'lerin aksine aday kampanyalarıyla doğrudan koordine olabildikleri ve yayıncıların en düşük reklam fiyatını alma gibi yapısal avantajlara sahip oldukları için bu değişiklik bağışçıların parti komitelerine yönelmesini teşvik edebilir.
Citizens United ile benzerlikler
Karar, 2010'daki Citizens United v. FEC davasında alınan ve şirketlerle sendikaların seçim harcamaları üzerindeki kısıtlamaları kaldıran dönüm noktası niteliğindeki kararı doğrudan etkilemese de benzer şekilde paraya seçimlerde daha fazla rol tanıyor. Citizens United kararı sonrası süper PAC'lerin yükselişiyle seçim harcamaları patlamış, 2010-2020 arasında süper PAC'ler federal seçimlere yaklaşık 3 milyar dolar harcamıştı. 2024 seçim döngüsünde ise 100 milyarder ailesi 2,6 milyar dolarlık kampanya harcaması yapmıştı.
Tepkiler
NRSC: "Anayasaya aykırı koordineli harcama sınırlarını kaldırarak Mahkeme temel siyasi ifade özgürlüğünü yeniden tesis etti ve partilerin eşit şartlarda rekabet etmesini sağladı. "
Senato Demokratları: "Milyarder bağışçılar ve özel çıkar gruplarının GOP gündemi üzerinde daha fazla nüfuz sahibi olmasını sağlayacak bu karar yolsuzluğa davetiyedir. "
Citizens for Responsibility and Ethics (CREW) Başkanı Donald Sherman: "Bu karar, Citizens United'dan bu yana aldığı diğer kampanya finansmanı kararlarında olduğu gibi, hükümeti kaçınılmaz olarak özel çıkarlara daha duyarlı ve Amerikan halkının taleplerine kayıtsız hale getirecek. "
Sherman ayrıca, "Yüksek Mahkeme bir kez daha yüksek meblağlı bağışçılara demokrasimiz üzerinde daha büyük nüfuz tanıyan kararının gerçek dünyadaki etkilerini görmezden geldi" ifadelerini kullandı.