ABD’de Başkan Donald Trump yönetiminin genişleyen göçmenlik operasyonları, ICE ajanlarının güç kullanımı, gözaltı koşulları ve soruşturmaların yürütülmesi konusunda tartışmaları büyüttü. Federal kayıtlara göre 23 Ocak 2025 ile 23 Ağustos 2026 arasında ICE gözetiminde 56 kişi hayatını kaybetti.
ABD’de silahlı şiddet olaylarını takip eden bir kuruluşun verileri, Trump yönetiminin geçen yıl başlattığı operasyonlardan bu yana göçmenlik ajanlarının insanlara ateş ettiği en az 31 olay bulunduğunu ortaya koydu. Bu olaylarda 9 kişi öldü, 15 kişi yaralandı. Görgü tanıkları, protestocular veya başka kişilerin silah zoruyla tutulduğu 49 olay da kayda geçti.

Ölüm ve yaralanmalarla sonuçlanan olaylar
Son vakalardan biri 20 Eylül’de Teksas’ın Austin kentinde yaşandı. Venezuela vatandaşı 28 yaşındaki DoorDash kuryesi Wilber Rafael Garces Perez, ICE görevlilerinin karıştığı trafik duruşu sırasında vuruldu.
Perez, sivil araçların otomobiline çarptığını ve durmaya çalıştığı sırada ateş açıldığını söyledi. Avukatı, Perez’in köprücük kemiğinin kırıldığını ve hareket etmekte zorlandığını açıkladı; Perez’in sırtında bir mermi bulunduğu belirtildi.
Federal savcılar 29 Eylül’de Perez’i federal görevliye saldırmak, direnmek, müdahale etmek ve görevi engellemekle suçladı. Duruşma 2 Ekim’e ertelendi. Federal makamlar, Perez hakkında kesinleşmiş sınır dışı kararının bulunduğunu ve yakalanmaktan kaçmaya çalıştığını savundu.
Austin polisi olay sonrasına ait görüntüleri yayımladı ancak kayıtlar, görevlilerden birinin neden ateş ettiğini ortaya koymadı. Yerel ve eyalet makamları soruşturmayı sürdürüyor. Travis County savcıları ile bazı milletvekilleri, Perez’in soruşturma ve olası yargılama açısından önemli bir tanık olduğunu belirterek sınır dışı edilmesinin durdurulmasını istedi.
Maine eyaletinin Biddeford kentinde bir ICE görevlisi, 13 Temmuz 2026’da 25 yaşındaki Kolombiya vatandaşı Johan Sebastian Duran Guerrero’yu araçla ilgili bir karşılaşma sırasında vurdu. Yemek dağıtıcısı ve temizlik görevlisi olarak çalışan Guerrero’nun 3 yaşında bir kızı vardı.
Yerel makamlar, görevlilerin ilk olarak başka bir kişiyi aradığını açıkladı. Görevli, kamu güvenliğinden endişe ettiği için ateş ettiğini savundu ancak olay hakkında sınırlı bilgi paylaşıldı. Olayın ardından protestolar düzenlendi ve Maine başsavcılığı soruşturma başlattı.
Teksas’ın Houston kentinde 7 Temmuz 2026’da 52 yaşındaki Meksika vatandaşı Lorenzo Salgado Araujo, inşaat ekibini işe götürdüğü sırada bir ICE görevlisinin açtığı ateş sonucu öldü. Yaklaşık 35 yıldır ABD’de yaşadığı belirtilen Araujo’nun ABD vatandaşı üç çocuğu bulunuyordu.
Federal makamlar, Araujo’nun minibüsüyle bir görevliye çarpmaya çalıştığını iddia etti. Araçtaki yolcular ise sivil araçların minibüse çarptığını, araç ateş açılmadan önce durduğunu ve görevlilerin minibüsün yanında bulunduğunu söyledi. Ailesi bağımsız soruşturma talep etti.
Minnesota’nın Minneapolis kentinde gazilerin tedavi gördüğü bir hastanede çalışan yoğun bakım hemşiresi Alex Pretti, 24 Ocak 2026’da federal göçmenlik görevlilerinin açtığı ateş sonucu hayatını kaybetti.
Federal yetkililer olayın ilk aşamasında Pretti’yi silahlı tehdit olarak nitelendirdi. Ancak yayımlanan görüntülerde Pretti’nin telefonuyla kayıt yaptığı, görevlilerin bir kadınla karşı karşıya geldiği sırada müdahale ettiği ve ardından yere yatırılarak vurulduğu görüldü. Bu görüntüler, resmi anlatıma yönelik itirazları artırdı ve bağımsız soruşturma taleplerine yol açtı.
Aynı kentte 7 Ocak 2026’da ABD vatandaşı ve üç çocuk annesi Renee Good, otomobilinin içindeyken bir ICE görevlisi tarafından vurularak öldü. Federal yetkililer, Good’un otomobiliyle görevliye çarpmaya çalıştığını ve görevlinin kendini savunmak için ateş ettiğini öne sürdü.
Tanıklar ve yerel yetkililer bu anlatıma karşı çıktı. Good’un ölümü Minneapolis’te göçmenlik operasyonlarına yönelik protestolara neden oldu. Minnesota savcıları, Good ile Pretti’nin ölümleri hakkında soruşturma yürütüyor.

Illinois eyaletinin Franklin Park bölgesinde 12 Eylül 2025’te 38 yaşındaki Meksika vatandaşı Silverio Villegas Gonzalez, çocuklarını okula bıraktıktan sonra düzenlenen ICE trafik duruşunda vurularak öldü. Ailesi bulunan Gonzalez, aşçı olarak çalışıyordu.
İç Güvenlik Bakanlığı, olay sırasında bir görevlinin araç tarafından sürüklenerek ciddi şekilde yaralandığını açıkladı. Daha sonra görevlinin yaralanmasını "önemli değil" şeklinde anlattığı bildirildi ve bu durum resmi açıklamaya ilişkin soru işaretlerine neden oldu.
Teksas’taki South Padre Island’da 15 Mart 2025’te 23 yaşındaki ABD vatandaşı Ruben Ray Martinez, doğum gününü arkadaşlarıyla kutladığı sırada federal bir göçmenlik görevlisi tarafından birden fazla kez vurularak hayatını kaybetti.
Göçmenlik soruşturma görevlileri, bir kaza çevresindeki trafiği düzenlemek için yerel polise yardım ediyordu. Yetkililer, Martinez’in bir görevliye kasıtlı olarak aracıyla çarptığını ve görevlinin dizinden yaralanarak hastaneye kaldırıldığını savundu. Araçtaki yolculardan biri bu iddiaya itiraz etti.
Daha sonra yayımlanan görüntüler, olay sırasında yaşananlar ve Martinez’e verilen talimatlar konusunda soru işaretleri oluşturdu. Teksas’taki büyük jüri Şubat ayında iddianame hazırlamama kararı aldı. Martinez’in ailesinin avukatları, soruşturma bulgularının tamamının açıklanmasını istedi.
ICE gözetimindeki ölümler
Resmi ICE kayıtlarına göre 2025’ten bu yana gözaltı merkezlerinde 56 kişi öldü. Geçen yıl kaydedilen 33 ölüm, yirmi yılı aşkın sürenin en yüksek yıllık sayısı olarak bildirildi.
Ölüm kayıtlarında kalp yetmezliği, diğer tıbbi acil durumlar ve şüpheli intiharlar yer aldı. Bazı vakalarda ölüm nedenlerine ilişkin incelemeler sürüyor.
Son bildirilen ölümlerden biri, 51 yaşındaki Çin vatandaşı Lianyong Wei’nin ölümüydü. ICE gözetimine alındıktan bir gün sonra 23 Ağustos’ta ölü bulunan Wei’nin ölüm belgesinde ölüm şekli intihar olarak kaydedildi.
New Jersey’deki Delaney Hall gözaltı merkezinde tutulan 41 yaşındaki Edwin Lopez-Cornejo, 1 Ağustos’ta baş dönmesi ve yüksek tansiyon şikayetlerinin ardından fenalaştı. Sağlık görevlileri kalp masajı yaptı ve defibrilatör kullandı ancak Lopez-Cornejo hastanede hayatını kaybetti.

Epilepsi, hipertansiyon ve diyabet hastası olan Lopez-Cornejo, 12 yaşındaki ABD vatandaşı bir kız çocuğunun babasıydı. Ailesi, kullandığı ilaçların gözaltı personeli tarafından gerektiği şekilde verilmediğini ve sağlık durumunun yeterince izlenmediğini öne sürdü.
Bir ölüm cinayet olarak değerlendirildi
Küba vatandaşı 55 yaşındaki Geraldo Lunas Campos, 3 Ocak’ta Teksas’taki Camp East Montana’da hayatını kaybetti. El Paso County adli tıp kurumu, ölümün nefes almayı engelleyen boyun ve gövde baskısı nedeniyle cinayet olduğuna hükmetti.
ICE’nin ilk açıklamasında güvenlik görevlileriyle yaşanan boğuşmadan söz edilmedi. Tanıklar ise Campos’un nefes alamadığını söylediği sırada görevlilerin onu boğduğunu öne sürdü. Ölümün tıbbi olarak cinayet kabul edilmesi, ölümün başka bir kişinin eylemi sonucunda gerçekleştiğini gösterir ancak tek başına cezai sorumluluk anlamına gelmez.
Camp East Montana, Teksas’taki Fort Bliss arazisinde bulunan çadır tipi bir tesis. Campos’un ölümü, tesiste bir ayı biraz aşan sürede bildirilen en az üç ölümden biri oldu.
Dallas’taki ICE tesisine silahlı saldırı
Dallas’ta 24 Eylül 2025’te yakındaki bir çatıda bulunan silahlı saldırgan, ICE tesisindeki üç gözaltı kişisine ateş açtı. Norlan Guzman-Fuentes olay yerinde, Miguel Angel Garcia-Hernandez ise yaralarının ardından hayatını kaybetti.
Saldırganın göçmenlik görevlisi olmadığı belirtildi. Böylece ICE gözetimindeki ölümler arasında dışarıdan gerçekleştirilen bir saldırının kurbanları da yer aldı.
Suçlamalar ve devam eden soruşturmalar
Ocak ayında Minnesota’da Venezuela vatandaşı Julio Sosa-Celis’in vurulmasıyla ilgili ICE görevlisi Christian Castro hakkında eyalet ve federal düzeyde suçlamalar yöneltildi. Savcılar, Castro’nun bir evin kapısından ateş ettiğini ve saldırıya uğradığı yönünde gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu iddia etti.
Castro, soruşturmacılara yalan söylemekle de federal olarak suçlandı. Eylül ayında Minneapolis’te gözaltına alınan Castro, eyalet makamlarının gözetiminden serbest bırakıldı ve federal suçlamaları kabul etmedi.
Federal makamların diğer silahlı olaylara ilişkin soruşturma adımları da eleştirildi. Dönemin ABD Başsavcı Yardımcısı Todd Blanche, ocak ayında Minneapolis’teki silahlı olayların ardından yaptığı açıklamada, bir görevlinin hayatını tehlikeye atan birine karşı kendini savunmak zorunda kaldığı her olayda soruşturma açılmayacağını söyledi.
Minnesota’daki savcılar Good ve Pretti’nin ölümlerini inceliyor. Federal makamlar, delillere erişim konusunda aylar süren anlaşmazlıkların ardından temmuz ayında kanıtları eyalet makamlarına teslim etti.
Göçmenlik operasyonlarına karşı gösteri düzenleyen yüzlerce göçmen ve protestocu da federal görevlilere saldırmakla suçlandı. Bu davalar, operasyonlarda güç kullanımı ve federal görevlilerin eylemlerine ilişkin hesap verebilirlik tartışmasının diğer boyutunu oluşturdu.