Covid-19 salgınının yol açtığı üretim kesintileri ve tedarik sıkıntıları, ABD otomobil pazarında etkisini yıllar sonra da sürdürüyor. Yeni araç arzındaki daralma, fiyat baskısını ikinci el pazara kadar taşıdı ve bu durum özellikle 10 yaşına kadar uzanan araçlarda hissediliyor.
Cox Automotive baş ekonomisti Jeremy Robb, pandemi yıllarında ABD’li alıcılar için üretilmesi gereken yaklaşık 8 milyon aracın hayata geçmediğini söyledi. Robb’a göre otomobil üreticileri, kısıtlı üretim döneminde daha kârlı olan üst segment modellere ağırlık verdi ve bu yaklaşımın etkisi bugün de hissediliyor.
Arz tarafında hızlı toparlanma beklenmiyor
Robb, arz tarafında kısa sürede ciddi bir rahatlama beklemediğini vurguladı. Ona göre fiyatların, "büyük bir ekonomik şok" olmadıkça yeni normale dönen bir seviyede kalması mümkün ve arzın önümüzdeki üç ila dört yıl içinde belirgin biçimde iyileşmesi kolay görünmüyor.
ABD’de otomobil satışları 2025’te 16,2 milyon adede yükselse de bu rakam, 2016’daki 17,55 milyonluk rekor seviyenin altında kaldı. Cox Automotive, 2026 için 15,8 milyon satış öngörürken, JD Power 16,3 milyonluk bir tahmin paylaşıyor.
JD Power kıdemli başkan yardımcısı Tyson Jominy, sektörün 2016 rekor seviyesinde satışlar devam etseydi toplamda yaklaşık 16 milyon daha fazla araç satmış olabileceğini değerlendirdi. Jominy, bunun yaklaşık bir yıllık satış hacmine denk geldiğini ve kaybın yarısının pandemi sonrasında oluştuğunu ifade etti.
Kiralama akışı zayıfladı, ikinci el arzı sınırlı kaldı
Yeni araç tarafındaki daralma, ikinci el piyasasında da zincirleme etki yarattı. Daha az yeni araç satılması, kullanılmış araç arzını da sınırladı ve kiralama yoluyla piyasaya dönen araçların sayısı azaldı.
Robb, kiralamanın otomobil üreticileri için pahalı bir yöntem olduğunu, bu nedenle pandemi sonrasında daha da geri plana itildiğini anlattı. Pandemi öncesinde yeni araç pazarının yaklaşık yüzde 30’unu oluşturan kiralama oranı, 2022’de yüzde 18’e kadar indi.
Kiralanan araçların genellikle üç yıl sonra ikinci el piyasasına döndüğü düşünüldüğünde, bu düşüşün etkisinin geç hissedilmesi normal karşılandı. Uzmanlar, kiralık araç akışının zayıflamasının ikinci el piyasasında özellikle son yıllarda daha net görüldüğünü belirtti.
Teşvikler düşük kaldı, talep eski modellere kaydı
Üreticiler ve bayiler de arz sıkışıklığı nedeniyle indirim ve teşvikleri azalttı. Cox Automotive verilerine göre pandemi öncesinde yeni araç fiyatlarında ortalama teşvik oranı yüzde 9,5 civarındayken, bu oran pandemi sırasında keskin biçimde düştü; 2026’da ise yaklaşık yüzde 6,5 ila 7 aralığına çıktı.
Yine de bu seviye, pandemi öncesi dönemin altında kalıyor ve sektörde eşit dağılmıyor. Robb, üreticilerin özellikle SUV, kamyonet ve üst donanım seviyeleri gibi daha kârlı modellere yöneldiğini, bu araçların da daha pahalı olduğu için daha az kiralandığını söyledi.
JD Power’a göre artan akaryakıt fiyatları, enflasyon ve genel yaşam maliyetleri tüketicilerin alım gücünü de zorluyor. Jominy, fiyatların yaklaşık üçte bir oranında arttığını, buna karşın maaş ve gelirlerin aynı hızda yükselmediğini belirterek yeni araç alabilen kesimin daraldığını ifade etti.
Şirket verileri, 9 ve 10 yaşındaki kullanılmış araçlara olan talebin tarihsel ortalamaların üzerine çıktığını gösteriyor. Bu da birçok alıcının daha yeni araçlar yerine daha yaşlı ve daha ucuz modellere yöneldiğine işaret ediyor.
Robb, piyasanın alt segmentinde bu kadar güçlü bir fiyat baskısının normal olmadığını söyledi. Veriler, pandemi etkisinin yalnızca üretim hattında değil, otomobil piyasasının en ucuz halkasında bile sürmeye devam ettiğini ortaya koyuyor.