ABD Kongresindeki Demokrat siyasetçiler, Trump yönetiminin İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'daki yerleşimlerine karşı yaptırım uygulaması çağrısı yaptı.
Senatör Chris Van Hollen, Avrupa ülkelerinin yerleşimlerin genişlemesini yalnızca kınamakla yetinmeyip somut adımlar atmaya başladığını söyledi. Van Hollen, ABD Kongresinin de bu yönde hareket etmesi gerektiğini belirtti.
Temsilciler Meclisi üyeleri Joaquin Castro, Ro Khanna ve Greg Casar, İngiltere ile diğer müttefiklerin kararına destek verdi. Castro, yerleşimlere yaptırım uygulanması ve ticaret yasağı getirilmesini doğru yönde atılmış bir adım olarak nitelendirdi; ABD başkanının da benzer bir karar alması gerektiğini ifade etti.
Ro Khanna, İngiltere'nin yaptırım kararını ahlaki açıdan önemli bir gelişme olarak değerlendirdi ve Filistin devletinin tanınmasını istedi. Greg Casar da İngiltere ve diğer müttefiklerin kararının işgali sona erdirme çabalarında ilerleme sağladığını söyledi.
Temsilci Chuy Garcia, Washington'un İsrail'in işgal politikalarına verdiği desteği sonlandırması gerektiğini savundu. Garcia, işgal altındaki Batı Şeria'da köylerin yıkıldığını ve ABD vatandaşlarının hayatını kaybettiğini öne sürerek daha kapsamlı adımlar atılması çağrısında bulundu.
İngiltere ve 11 ülkeden ticaret kısıtlaması planı
İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, işgal altındaki Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlerin ülkeye ithal edilmesini yasaklayacaklarını açıkladı. Miliband, kararın Filistinlilere yönelik etnik temizleme gerekçesiyle alındığını belirtti.
İngiltere'nin açıklamasının yapıldığı gün, 12 ülke İsrail yerleşimleriyle ticarete ulusal veya Avrupa Birliği düzeyinde kısıtlama getirme planını duyurdu. Listede İngiltere, Fransa, Kanada, Danimarka, Finlandiya, İzlanda, İrlanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya ve İsveç yer aldı.
İsrail ise İngiltere'nin kapsamlı yaptırımlarına karşılık Kudüs'teki İngiliz konsolosluğunu kapatacağını açıkladı.
Rubio, İngiltere'nin izlenmeyeceğini söyledi
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Washington'un İngiltere'nin kararını uygulamaya koyma niyetinde olmadığını söyledi. İngiltere'nin karar öncesinde ABD'yi bilgilendirdiğini belirten Rubio, bunun İngiltere'nin kendi tercihi olduğunu ifade etti.
Rubio, ABD'nin İngiltere'nin attığı adımları izlemeyeceğini ve bu konuda Washington adına yeni bir açıklama yapılmadığını söyledi.