Venezuela’daki geçici hükümet ile ABD yönetiminin, ülkenin petrol sahalarında ABD’ye mülkiyet payı sağlayacak olası bir düzenlemeyi görüştüğü bildirildi. Axios’un aktardığına göre plan, bir düzineden fazla üretim sahasını kapsıyor.
Bu sahalarda yaklaşık 90 milyar varil kanıtlanmış petrol rezervi bulunduğu, Venezuela’nın toplam kanıtlanmış rezervlerinin ise yaklaşık 300 milyar varile ulaştığı belirtildi.
Üretimde özel şirketler rol alacak
Olası düzenlemede özel şirketlerin petrol sahalarının geliştirilmesi ve üretimin artırılması sürecini üstlenmesi, bunun da Venezuela hükümeti için ilave petrol geliri oluşturması planlanıyor. Görüşmelerin, Washington’a Venezuela’nın petrol rezervlerine erişim sağlayarak ABD’nin petrol rezervlerini iki katına çıkarabileceği değerlendirildi.
Görüşmeleri ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Venezuela’nın geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez’in yürüttüğü, Beyaz Saray Genelkurmay Başkan Yardımcısı Stephen Miller’ın da sürece katıldığı aktarıldı.
İmza tarihi belirsiz
ABD yönetiminin düzenlemeyi Venezuela halkına fayda sağlayacak bir adım olarak sunmaya çalıştığı belirtildi. Görüşmelerde, Rodriguez’in ülkenin doğal kaynaklarını ABD’ye devretmekle suçlanabileceğine ilişkin kaygıların da dikkate alındığı kaydedildi.
Nihai anlaşmanın hangi tarihte imzalanacağı henüz netleşmedi. ABD Enerji Bakanı Chris Wright’ın gelecek hafta Venezuela’ya giderek ABD şirketlerinin ülkedeki petrol üretimini artırma seçeneklerini görüşmesinin beklendiği ifade edildi.
Petrol arzındaki küresel baskı
Petrol görüşmeleri, İran ve Ukrayna’daki savaşların küresel arzda kesintilere ve fiyatlarda yükselişe katkıda bulunduğu bir dönemde gündeme geldi. ABD’nin Stratejik Petrol Rezervi’nin de 40 yılın en düşük seviyesine gerilediği aktarıldı.
Venezuela, dünyanın en büyük kanıtlanmış petrol rezervlerine sahip ülke olarak tanımlandı. Ülkenin petrol sektörünün ise yıllar süren yetersiz yatırım, kötü yönetim ve üretimdeki düşüşten etkilendiği belirtildi.
Trump yönetiminin Venezuela petrolüne erişimi artırmayı, Batı Yarımküre’ye yönelik enerji ve dış politika yaklaşımının temel unsurlarından biri haline getirdiği ifade edildi. Yönetimin uzun vadede Batı Yarımküre’nin enerji geleceğini güvence altına almayı ve İran’daki savaşın yol açtığı fiyat baskılarını hafifletmeyi hedeflediği aktarıldı.
Son görüşmelerin, Washington’un Venezuela petrol sektörünü yeniden yapılandırmaya yönelik daha geniş çabalarının bir parçası olduğu iddia edildi. Bu sürecin Nicolas Maduro’nun ocak ayında ABD tarafından yakalanmasının ardından başladığı, ABD yönetiminin sonrasında Rodriguez liderliğindeki geçici hükümeti desteklediği ve Venezuela enerji sektöründe daha fazla rol almaya çalıştığı aktarıldı.