ABD'deki ara seçimler yaklaşırken Cumhuriyetçi Parti, Temsilciler Meclisi'ndeki çoğunluğunu kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya. Parti içindeki yetkililer ve stratejistler, bu endişe verici tabloyu değiştirmek için yeni bir taktik benimseme sinyali veriyor.
Axios'un haberine göre Cumhuriyetçi stratejistler, seçimi kazanmanın yolunu kendi popülaritelerini artırmakta değil, seçmeni Demokratlardan daha fazla nefret ettirmekte görüyor. Partili bir yetkili, "Bu seçim nefret seçimleri olacak" yorumunu yaptı.
New York Times yazarı Sally Quinn, Washington'daki siyasi atmosferin Trump'ın ikinci döneminin ilk aylarına kıyasla önemli ölçüde değiştiğini belirtiyor. MAGA hareketinin coşkusunun yerini düş kırıklığı ve gelecek kaygısının aldığını kaydeden Quinn, birçok Cumhuriyetçinin Trump'ın politikalarını sorgulamaya başladığını yazdı.
İran'a yönelik savaşın sürmesi, ABD'nin uluslararası itibarındaki gerileme ve artan benzin fiyatları, Trump destekçileri arasında bile hoşnutsuzluğa yol açıyor.
Ancak anketler Cumhuriyetçiler için pek iç açıcı değil. Demokratların Temsilciler Meclisi'nde rahat bir çoğunluk elde etme ihtimali bulunurken, Trump'ın onay oranları düşmeye devam ediyor. Bir Cumhuriyetçi anketör, seçmenin Trump'tan ekonomik sıkıntılara odaklanmasını istediğini, sürekli 2020 seçimleri ve "derin devlet" anlatısından bıktığını ifade etti.
Foreign Policy dergisinde yazan tarihçi Julian Zelizer, Trump'ın "derin devlet" söyleminin aslında başkanlık yetkilerini genişletme ve kendisine sadık olmayan bürokratları tasfiye etme amacı taşıdığını öne sürüyor. Zelizer, bu yaklaşımın siyasi kutuplaşmayı derinleştirdiğini ve yürütme erki üzerindeki denetim mekanizmalarını zayıflattığını vurguladı.
Demokrat cephede de işler yolunda değil. Parti içindeki ılımlı ve ilerici kanatlar arasındaki gerilim tırmanıyor. Sol görüşlü aktivistlerin "Mavi MAGA" olarak adlandırarak eleştirdiği ılımlı Demokratların parti kurumlarına körü körüne bağlılık gösterdiği iddia ediliyor.
Cumhuriyetçiler bu bölünmeden yararlanarak Demokratları radikal solun kontrolü altında göstermeyi umuyor. Fakat son anketler, bağımsız seçmenlerin MAGA adaylarına bakışının giderek olumsuzlaştığını ve bu stratejinin risk taşıdığını gösteriyor.
Önümüzdeki ara seçimler, sadece bir vekalet yarışı olmanın ötesinde, MAGA hareketinin geleceğini belirleyecek kritik bir sınav niteliği taşıyor.