İsrail’de dinî hazırlık okullarını yöneten 12 isim, öğrencilerini bir sonraki celpten itibaren tank birliklerine göndermeyi durduracaklarını açıkladı. Kararın, kadınların zırhlı birliklere alınmasını içeren pilot uygulamaya tepki olarak alındığı belirtildi.
Karar metninde, bu adımın Yüksek Mahkeme’nin kararıyla gündeme gelen kadın entegrasyonuna karşı bir tutum olduğu ifade edildi. Okul yöneticileri, tanklarda kadın ve erkek askerlerin birlikte görev yapmasının savaş kabiliyetine ve dinî hassasiyetlere zarar verdiğini savundu.
Kararı kimler açıkladı?
İmzacılar arasında Alon More, Holon, Itamar, Sderot, Eilat, Karmiel, Kiryat Arba, Haifa ve başka yerlerdeki dinî hazırlık okullarının başındaki hahamlar yer aldı. Metinde ayrıca isimlerinin açıklanmasını istemeyen üç okul yöneticisinin de bu tutuma katıldığı aktarıldı.
Yöneticiler, öğrencilerinin savaş birliklerinde görev almaya devam edeceğini vurguladı. Ancak tank birlikleri için artık öğrenci yönlendirmeyeceklerini, bu sorumluluğun orduya ait olduğunu söyledi.
Tank birliklerinde kadınların görevlendirilmesi tartışması
Okul yöneticileri, kadınların tanklarda görev almasının "ruhsal ve pratik zarar" doğuracağını öne sürdü. Ayrıca bu görevin, dinî hukuk açısından kendileri için uygun olmadığını savunarak kararı bu gerekçeyle aldıklarını açıkladı.
Planlanan ilk kursun Kasım 2025’te başlaması öngörülüyordu. Ancak program daha sonra Kasım 2026’ya ertelendi.
Siyasetten sert tepkiler geldi
Yair Golan, mektubu "utanç verici" olarak niteledi ve kadınların orduda ihtiyaç duyulan her alanda görev alacağını söyledi. Golan, dindar Siyonistler ve Haredilerin de tam askerlik hizmetine katılması gerektiğini savundu.
Naama Lazimi ise açıklamayı "örgütlü isyan" olarak tanımladı. Lazimi, dinî okul yöneticilerinin cinsiyet ayrımcılığı nedeniyle ordudaki görevleri boykot etmesinin devletin resmiyetine ve hukuk düzenine başkaldırı anlamı taşıdığını ileri sürdü.
Demokratik temsil ve kadın katılımını savunan Debora Forumu da karara tepki gösterdi. Forum, savaşın sürdüğü dönemde ordunun personel ihtiyacı bulunduğunu, buna rağmen kadın asker karşıtı kampanyanın devam etmesinin dikkat çekici olduğunu belirtti.
Tartışma ordu içindeki personel ihtiyacını da büyüttü
Kriz, yalnızca kadınların tank birliklerindeki rolüyle sınırlı kalmadı. Tartışma, savaş döneminde ordunun asker ihtiyacı, dinî grupların askerlik tercihleri ve zorunlu hizmetin kapsamı başlıklarını da yeniden gündeme taşıdı.
Dinî okul yöneticileri, öğrencilerinin başka savaş görevlerinde hizmet vermeyi sürdüreceğini söylerken, tank birlikleri için çizdikleri kırmızı çizgiyi sert ifadelerle savundu. Böylece konu, ordu içindeki görevlendirme tartışmasının ötesine geçerek İsrail’de din, askerlik ve eşitlik başlıklarını aynı anda karşı karşıya getirdi.