Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin son borç göstergelerini değerlendirerek görece düşük borç seviyelerinin ekonominin küresel risklere karşı dayanıklılığını güçlendiren önemli bir unsur olmaya devam ettiğini vurguladı.
Şimşek'in paylaştığı verilere göre kamu, finans, özel sektör ve hanehalkının toplam borcu Türkiye'nin milli gelirinin yüzde 91'ine karşılık geliyor.
Bu oran uluslararası ortalamaların oldukça altında bulunuyor. Toplam borcun milli gelire oranı gelişmekte olan ekonomilerde yaklaşık yüzde 229, dünya genelinde ise yüzde 306 seviyesinde.
Şimşek, Türkiye'nin karşılaştırmalı olarak düşük borçluluk düzeyinin, zorlu küresel ekonomik koşullar ve olası dış şoklarla mücadelede ekonomiye daha fazla esneklik sağladığını söyledi.
Bakan ayrıca Türkiye'nin kamu borcu verilerine dikkat çekerek kamu borcunun milli gelire oranının 2026'nın ilk çeyreğinde yüzde 23,1'e gerilediğini ve bu seviyenin tarihi düşük düzey olduğunu belirtti.
Türkiye'nin brüt dış borç stoku da ikinci çeyrekte 539 milyar dolar olarak gerçekleşti. Şimşek, brüt dış borcun milli gelire oranının yüzde 31,8 seviyesinde genel olarak istikrarını korumasının beklendiğini söyledi.
Veriler, özellikle kamu, şirketler, finans sektörü ve hanehalkı borçları birlikte değerlendirildiğinde Türkiye'nin toplam borç yükü ile küresel ortalamalar arasındaki belirgin farkı ortaya koyuyor.
Şimşek, küresel ekonominin belirsizlik ve zorlu finansal koşullarla karşı karşıya olduğu bir dönemde görece düşük borç seviyelerinin Türkiye'ye hareket alanı sağladığını vurguladı.
Şimşek değerlendirmesinde, “Düşük borçluluk, zorlu küresel koşullarda ekonomimizi yönlendirme konusunda önemli bir esneklik sağlıyor.” dedi.