New York Times köşe yazarı Thomas Friedman, New York Belediye Başkanı Zahran Mamdani'yi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu tutuklama tehdidinde bulunmak yerine Filistin-İsrail sorununun tek uygulanabilir çözümü olan iki devletli formüle odaklanmaması nedeniyle eleştirdi.
Friedman yazısında, dünyanın en büyük Yahudi ve Müslüman topluluklarından birine ev sahipliği yapan New York'ta yaklaşık 750 bin Yahudi ve benzer sayıda Müslüman yaşadığını hatırlattı. Kentin ilk Müslüman belediye başkanı olan Mamdani'nin bu çeşitliliği bir köprü kurma fırsatına dönüştürmek yerine bölünmeyi derinleştirdiğini ifade etti.
‘Siyasi şov’ eleştirisi
Mamdani'nin, Netanyahu'nun Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları için New York'a yapacağı beklenen ziyaret öncesinde, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin tutuklama emrine dayanarak kendisini tutuklayabileceğini ima ettiğini aktaran Friedman, bu çıkışı 'siyasi bir şov' olarak niteledi. Belediye başkanının daha sonra şehrin böyle bir yasal yetkisi olmadığını itiraf ettiğini hatırlattı.
Friedman'a göre bu tür söylemler, Netanyahu'ya İsrail içinde siyasi avantaj sağlıyor ve kendisini İsraillilerin ve Yahudilerin yurt dışında artan düşmanlığa karşı tek koruyucusu olarak sunmasına yardımcı oluyor.

Netanyahu da hedefte
Eleştiri oklarını Netanyahu'ya da yönelten Friedman, iki ismin farklı konumlarına rağmen iki devletli çözümden uzaklaştığını savundu. Netanyahu'nun Filistinlilerin kendi kaderini tayin hakkını ve bağımsız devlet kurmalarını reddettiğini belirten yazar, İsrail'in Akdeniz ile Şeria Nehri arasındaki tüm toprakları kontrol etme ısrarının bölgede 'sonsuz bir savaştan' başka bir sonuç doğurmayacağını yazdı.
Diyalog çağrısı
Friedman, Mamdani'ye alternatif bir yol haritası önerdi. New York belediye başkanının tutuklama tehdidi yerine, BM Genel Kurulu ile eş zamanlı olarak iki devletli çözüme inanan İsrailli, Filistinli, Amerikalı ve diğer Arap şahsiyetleri bir araya getirecek bir konferans veya çalıştay düzenlemesini tavsiye etti.
Bu diyalog ortamına, Abraham Girişimleri gibi İsrail içinde Yahudi-Arap bir arada yaşamı teşvik eden örgütlerin, EcoPeace Middle East gibi çevre projeleri etrafında İsraillileri, Filistinlileri ve Ürdünlüleri buluşturan inisiyatiflerin ve işgale son verip bağımsız bir Filistin devleti kurmayı programının merkezine alan yeni İsrail partisi 'Kulanu Makom'un da dahil edilmesi gerektiğini kaydetti.
Friedman, Netanyahu'nun böyle bir diyaloğa davet edilmesi durumunda siyasi ve ahlaki bir sınavla karşı karşıya kalacağını, katılmaması halinde sorumluluğu üstlenmek zorunda kalacağını, katılması halinde ise çatışmanın geleceğine dair yeni bir tartışma penceresi açılabileceğini belirtti.
Yazısını, dünyanın kutuplaşmayı derinleştiren söylemlerden çok İsrailliler ve Filistinliler arasında köprüler kurabilecek şahsiyetlere ihtiyacı olduğunu vurgulayarak tamamladı.