ABD Başkanı Donald Trump, ülkenin seçim altyapısına destek sağlayan bağımsız bir federal kurumu devre dışı bıraktı. Newsweek dergisinin haberine göre, Trump, Seçim Yardım Komisyonu'nun (EAC) tüm üyelerini görevden aldı.
Beyaz Saray, bu adımın seçim güvenliğini artırmayı ve yasal oyların sayılmasını sağlamayı amaçladığını savundu. Karar, ABD Yüksek Mahkemesi'nin başkanın bağımsız kurumlardaki yetkilileri görevden alma yetkisini genişleten kararının ardından geldi.
Komisyon lidersiz kaldı
The Guardian'ın aktardığına göre, komisyondaki son üç üye farklı şekillerde ayrıldı. Tek Cumhuriyetçi üye istifa ederken, iki Demokrat üye Beyaz Saray'dan e-posta yoluyla görevlerine son verildiğini öğrendi. 2002'de Kongre tarafından kurulan kurum, bu gelişmeyle birlikte lidersiz kaldı ve resmi görevlerini yerine getiremez hale geldi.
ABD seçim sistemindeki kritik rol
Seçim Yardım Komisyonu, oylama işlemlerini doğrudan yönetmese de ABD seçim sistemi için hayati bir destek mekanizması işlevi görüyor. Kurum, seçim yönetimiyle ilgili ulusal bir bilgi merkezi olarak çalışıyor, seçim görevlilerine teknik rehberlik ve eğitim sağlıyor. Ayrıca oylama teknolojilerini test eden laboratuvarları onaylıyor, oy kullanma sistemlerini sertifikalandırıyor ve ulusal seçmen kayıt formunu denetliyor.
Uzmanlardan 'güven erozyonu' uyarısı
Siyaset bilimciler, komisyonun Kasım'daki kritik ara seçimler öncesinde devre dışı kalmasının endişe verici olduğunu belirtti. Uzmanlar, seçim yönetim organlarına yapılan bu tür siyasi müdahalelerin, oylama prosedürleri değişmese bile vatandaşların seçim sonuçlarına olan güvenini sarsabileceği uyarısında bulundu. Kararın sembolik etkisinin, yürütme organının bağımsız bir kuruma müdahale ettiği izlenimini güçlendirebileceği ifade edildi.
Demokratlardan sert tepki, Beyaz Saray'dan savunma
Karar, Demokrat yetkililer ve eyalet seçim sorumluları tarafından sert eleştirilerle karşılandı. Arizona'nın üst düzey seçim yetkilisi Adrian Fontes, üyelerin görevden alınmasını "sorumsuz ve tehlikeli" olarak nitelendirerek, seçim görevlileri için kaosa yol açabileceği ve partizan olmayan seçim yönetiminin bütünlüğünü zedeleyebileceği uyarısında bulundu.
Trump yönetimi ve Cumhuriyetçiler ise adımı, seçim denetim sistemini yeniden yapılandırma ve hesap verebilirliği artırma çabalarının bir parçası olarak savundu. Yönetim, eyaletlerin seçimleri anayasal yetkileri çerçevesinde yürütmeye devam edeceğini ve komisyonun yokluğunun seçimlerin yapılmasını veya oyların sayılmasını engellemeyeceğini vurguladı.
Gelecek belirsiz, eyaletler desteksiz kalacak
Trump yönetimi, 2002 tarihli "Amerika'nın Oy Vermesine Yardım" yasasına dayanarak başkana yeni üyeler atama yetkisi tanındığını belirtse de, komisyonun nasıl yeniden yapılandırılacağı ve yeni üyelerin ne zaman atanacağı henüz açıklanmadı. Yeni üyelerin atanmasının, başkanlık adaylıkları ve Senato onayı gerektirmesi nedeniyle birkaç ay sürmesi bekleniyor.
Bu süre zarfında eyaletler ve yerel yetkililer, Kasım ayındaki ara seçim hazırlıklarını olağan federal destek ve koordinasyon olmadan sürdürmek zorunda kalacak. Destekçiler kararı seçim sisteminde reform girişimi olarak görürken, eleştirmenler adımın artan siyasi kutuplaşma ortamında seçim kurumlarının bağımsızlık imajına zarar verdiğini savunuyor.