ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan ortak savunma anlaşmasını kamuoyu önünde memnuniyetle karşıladı ve ortaya çıkan bölgesel güvenlik mekanizmasına güçlü destek verdi.
Trump, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı överek anlaşmayı bölgesel güvenlik ve iş birliği açısından önemli bir gelişme olarak nitelendirdi.
ABD Başkanı, anlaşmayı “büyük, cesur ve önemli bir ilk adım” olarak tanımlarken, bunun katılımcı ülkelerin kendilerini daha anlamlı ve etkili biçimde savunmasına olanak sağlayacağını söyledi.
Trump ayrıca bölgedeki değişen siyasi tabloya ilişkin daha kapsamlı bir mesaj vererek Orta Doğu’nun “birleştiğini” belirtti.
Trump: “Büyük, cesur ve önemli bir ilk adım”
Trump, üç ülke arasındaki anlaşmayı memnuniyetle karşılarken özellikle güçlü ifadeler kullandı.
ABD Başkanı, yeni savunma çerçevesiyle ilerleme kaydeden Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan’ı överek anlaşmayı daha kapsamlı bölgesel güvenlik iş birliğine yönelik olumlu bir adım olarak sundu.
Trump’ın açıklamaları, Washington’dan yeni kurulan mekanizmaya verilen üst düzey desteğin en net ifadelerinden biri oldu.
Trump’ın açıklaması, üç önemli ABD ortağını içeren yeni bir bölgesel savunma yapısının Orta Doğu’nun mevcut güvenlik mimarisini nasıl etkileyebileceğine ilişkin soruların gündeme gelmesi nedeniyle özellikle önem taşıyor.
Trump, anlaşmayı Washington’a yönelik bir meydan okuma olarak sunmak yerine kamuoyu önünde memnuniyetle karşıladı.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan yeni savunma mekanizması oluşturdu
Mekke Ortak Savunma Anlaşması, daha geniş bölgenin en etkili üç askeri gücünü bir araya getiriyor.
Türkiye, NATO’nun en büyük ikinci ordusuna ve giderek öne çıkan bir yerli savunma sanayisine sahip.
Suudi Arabistan, Orta Doğu’nun en önemli siyasi, ekonomik ve askeri güçlerinden biri. Pakistan ise bölgenin en büyük silahlı kuvvetlerinden birine sahip ve nükleer silahlara sahip tek Müslüman çoğunluklu ülke konumunda.
Yeni anlaşma, Ankara, Riyad ve İslamabad arasındaki savunma ve güvenlik iş birliğini derinleştirmeyi amaçlıyor.
Bir ülkeye saldırı, tüm taraflara yapılmış sayılacak
Anlaşmanın en önemli unsurlarından biri kolektif savunma hükmü.
Mekanizma kapsamında katılımcı ülkelerden birine yönelik silahlı saldırı, anlaşmanın tüm taraflarına yapılmış saldırı olarak değerlendirilecek.
Bu hüküm, Atlantik ötesi ittifakın üyeleri arasında kolektif savunma ilkesini tesis eden NATO’nun 5. maddesiyle karşılaştırmalara yol açtı.
Bununla birlikte, yeni çerçevede yer alan yetkililer Mekke Anlaşması’nın mevcut ittifakların yerini almasının veya NATO’nun doğrudan bölgesel bir karşılığını oluşturmasının amaçlanmadığını vurguladı.
Taraflar ayrıca mekanizmanın herhangi bir ülkeye karşı yöneltilmediğini belirtti.
Ortak askeri tatbikatlar planlanıyor
Anlaşma, kolektif savunmaya yönelik siyasi bir taahhüdün ötesine geçiyor.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın yeni çerçevenin parçası olarak üst düzey siyasi ve askeri koordinasyon mekanizmaları oluşturması bekleniyor.
İş birliğinin kara, hava ve deniz alanlarında ortak askeri tatbikatları kapsaması bekleniyor.
Siber güvenlik ve modern savaşın diğer yeni alanlarının da iş birliğinin parçası olması bekleniyor.
Üç ülke hâlihazırda önemli ikili askeri ilişkilere sahip. Ancak yeni anlaşma, bu faaliyetlerin koordine edilmesi için daha geniş bir üçlü çerçeve sunuyor.
Savunma sanayisi iş birliği genişleyebilir
Savunma sanayisi iş birliği, ortaya çıkan ortaklığın bir diğer önemli bileşeni.
Türkiye son yıllarda özellikle insansız hava araçları, füzeler, elektronik harp sistemleri, deniz platformları ve zırhlı araçlar alanlarında hızla büyüyen bir savunma sektörü geliştirdi.
Suudi Arabistan ise daha geniş ekonomik ve sanayi stratejisinin parçası olarak askeri üretimi yerlileştirme çalışmalarına büyük yatırımlar yapıyor.
Pakistan’ın da kayda değer bir yerli savunma sanayisi ile hem Türkiye hem de Suudi Arabistan’la onlarca yıllık askeri iş birliği bulunuyor.
Yeni çerçeve, üç ülke arasında ortak geliştirme, üretim, teknoloji transferi ve tedarik projeleri için fırsatlar oluşturabilir.
Trump’ın desteği neden önemli?
Trump’ın açıklamalarının dikkat çeken yönlerinden biri, ortaya çıkan savunma mekanizmasını ABD’nin rakibi olarak nitelendirmemesi oldu.
Bunun yerine ABD Başkanı, daha güçlü bölgesel savunma iş birliğini olumlu bir gelişme olarak sundu.
Trump, Amerikan müttefikleri ve ortaklarının kendi savunmaları için daha fazla sorumluluk üstlenmesi çağrısını birçok kez yaptı.
Anlaşmanın katılımcı ülkelerin kendilerini daha etkili savunmasına olanak sağlayabileceği yönündeki görüşü de genel olarak bu yaklaşımla örtüşüyor.
Bu nedenle açıklama, Washington’ın yeni mekanizmayı bölgedeki mevcut ABD güvenlik ortaklıklarına rakip olmaktan ziyade onları tamamlayan bir yapı olarak görebileceğine işaret ediyor.
Anlaşma üç ülkenin ötesine genişleyebilir
Mekke Ortak Savunma Anlaşması nihai olarak Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’la sınırlı kalmayabilir.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, çerçevenin diğer ülkelerin katılımına açık olduğunu belirtti.
Mısır, öne çıkan muhtemel adaylardan biri olarak ortaya çıktı.
Erdoğan, El Cezire röportajıyla bağlantılı açıklamalarında Mısır’ın anlaşmaya katılımının mümkün olabileceğini söyledi.
Ancak Mısır’ın üyeliği kesinleşmiş değil ve çerçeve şu anda Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ı içeren üçlü bir anlaşma olmayı sürdürüyor.
Mısır’ın katılımı anlaşmayı önemli ölçüde genişletebilir
Mısır’ın gelecekte katılması, çerçevenin coğrafi ve askeri kapsamını önemli ölçüde genişletebilir.
Türkiye, Avrupa, Karadeniz, Kafkasya ve Doğu Akdeniz’in kesişim noktasında bulunuyor.
Suudi Arabistan, Körfez ve Kızıldeniz bölgelerinde merkezi bir konuma sahipken Pakistan, ortaya çıkan güvenlik çerçevesini Güney Asya’ya doğru genişletiyor.
Mısır ise Doğu Akdeniz, Kuzey Afrika, Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı üzerinde stratejik etkisi bulunan bir başka büyük askeri güç eklemiş olacak.
Ancak şimdilik bu gelişme, anlaşmanın teyit edilmiş biçimde genişlemesinden ziyade bir ihtimal olmayı sürdürüyor.
Bölgesel güvenlik ortamı değişiyor
Anlaşma, Orta Doğu’nun güvenlik ortamında önemli değişimlerin yaşandığı bir dönemde imzalandı.
Bölge hükümetleri, dış güçlere tamamen bağımlı kalmadan güvenlik tehditlerine karşılık verebilecek mekanizmalar oluştururken savunma ilişkilerini çeşitlendirmeye giderek daha fazla yöneldi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan da son yıllarda ikili askeri ve siyasi iş birliklerini genişletti.
Mekke Anlaşması, bu ayrı ilişkileri koordineli bir üçlü güvenlik çerçevesine dönüştürme yolunda önemli bir adım niteliği taşıyor.
Trump: “Orta Doğu birleşiyor”
Trump’ın anlaşmaya ilişkin daha geniş değerlendirmesi, nihayetinde ittifaka verdiği destek kadar siyasi açıdan da önemli olabilir.
ABD Başkanı, Orta Doğu’nun “birleştiğini” söyleyerek anlaşmayı yalnızca üç ülke arasındaki askeri bir düzenleme değil, bölgenin iş birliğine yöneldiği daha geniş bir değişimin parçası olarak sundu.
Açıklama ayrıca yeni kurulan mekanizmaya gelişiminin erken aşamasında Washington’dan üst düzey siyasi destek sağlıyor.
Şimdi dikkatler, ortak askeri mekanizmaların kurulması, gelecekteki tatbikatlar ve olası savunma sanayisi projeleri de dahil olmak üzere Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın anlaşmayı nasıl uygulayacağına çevrilecek.
Bir diğer önemli soru ise başka ülkelerin gelecekte çerçeveye katılıp katılmayacağı olacak.
Şimdilik Trump’ın desteği, ABD Başkanı’nın Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan anlaşmasını “büyük, cesur ve önemli bir ilk adım” olarak nitelendirmesi ve Orta Doğu’nun “birleştiğini” ilan etmesiyle Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na yeni ve önemli bir boyut kazandırdı.