ABD Başkanı Donald Trump’ın Uluslararası Ceza Mahkemesinden (UCM) ayrılma çağrısına Almanya’dan karşılık geldi. Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, ülkesinin Lahey’deki mahkemeye desteğinin devam edeceğini açıkladı.
Wadephul, Deutschlandfunk’a verdiği demeçte UCM’yi kurallara dayalı uluslararası düzenin ve medeniyet tarihinin bir unsuru olarak tanımladı. Almanya’nın mahkemenin arkasında durduğunu belirten Wadephul, bu konudaki tutumun net olduğunu söyledi.
Trump, BM Genel Kurulu’nda ayrılma çağrısı yaptı
Donald Trump, Salı günü New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu görüşmelerinin açılışında UCM’yi "kötü bir grup insan" diye nitelendirdi. ABD Başkanı, mahkemeye üye bütün ülkelerden bu kurumdan derhal ayrılmalarını istedi.
Wadephul, Trump’ın çağrısının içeriğini anlayamadığını ifade etti. Almanya Dışişleri Bakanı, bu tutumun ABD yönetiminin politikasıyla Almanya arasında üzüntü verici bir görüş ayrılığı yarattığını belirtti.
Berlin’den UCM’nin rolüne vurgu
Wadephul, UCM’nin uluslararası hukuku ve insan haklarını korumak açısından önem taşıdığını söyledi. Mahkemenin savaş suçları ile insanlığa karşı suçlardan sorumlu kişileri hesap vermeye çağırma görevine de dikkat çekti.
Almanya’nın dışişleri bakanı, UCM’nin geçmiş ve mevcut kararlarında Batı Balkanlar’daki zulümlerin yanı sıra uluslararası hukuk ile insan haklarının en ağır ihlallerinin ele alındığını kaydetti. Wadephul, uluslararası düzeyde böyle bir yargı mekanizmasına duyulan ihtiyacın sürdüğünü dile getirdi.
ABD ile UCM arasındaki gerilim
ABD, UCM’nin üyesi değil. Washington yönetimi, Trump döneminde mahkemeye ve bazı yetkililerine yönelik yaptırımları artırdı.
ABD’nin baskı kampanyası, UCM yargıçlarının Kasım 2024’te İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve dönemin Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama emri çıkarmasının ardından yoğunlaştı. Bu tutuklama emirleri, Gazze’deki Filistinli sivillere yönelik savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar iddialarıyla bağlantılıydı.