Muhafazakâr medyanın etkili ismi Tucker Carlson ve keskin söylemleriyle tanınan eski Kongre üyesi Marjorie Taylor Greene, Cumhuriyetçi Parti ile resmen yollarını ayırdıklarını ilan etti. The New York Times’ın haberine göre, bu kopuş Cumhuriyetçilerin ara seçimlerdeki konumunu daha da zora sokabilir.
Carlson, 18 Haziran’da yayınlanan Can’t Be Censored adlı podcast’inde, "Şu anda onları desteklemek nasıl mümkün olabilir? Ben ya da herhangi bir Amerikalı seçmen, ABD’ye sadık kalmayan ve kendi vatandaşlarının çıkarları yerine başka bir ülkenin çıkarlarını önceleyen bir siyasi partiyi nasıl destekleyebilir? " dedi. Fox News, CNN ve MSNBC’de 35 yıl boyunca Cumhuriyetçi Parti’yi savunduğunu belirten Carlson, "Ama artık bunu savunmak imkânsız, çünkü ahlaka aykırı. Demokratik bir ülkede bir siyasi partinin yapması gerekenin tam tersi. Ben gidersem, sanırım pek çok kişi de gidecek" diye konuştu.
Greene de kısa süre sonra Carlson’a destek verdi. 22 Haziran’da X platformunda yaptığı paylaşımda, "Tucker, Cumhuriyetçi Parti’yi artık desteklemeyecek tek kişi değil. Bizim gibi bıkkın çok insan var ve seçmenlerine ve ülkesine ihanet eden bir partiyi desteklemeyeceğiz" ifadelerini kullandı.
Her iki isim de son dönemde Trump’ın ikinci dönemini açıkça eleştiriyor. Özellikle İran ile savaş ve başkanın enflasyon gibi iç sorunları ihmal ettiği yönündeki görüşleri öne çıkıyor. Carlson ve Greene’in Trump’ın yakın çevresinden doğrudan eleştirmenlere dönüşümü, başkanın düşük onay oranlarının partinin Kongre üzerindeki kontrolünü tehdit ettiği bir dönemde Cumhuriyetçi Parti içindeki derinleşen anlaşmazlıkları yansıtıyor.
Beyaz Saray Sözcüsü Kush Desai, "İran’daki durum çözüldüğünde petrol ve gaz fiyatları, dolayısıyla genel enflasyon hızla düşecek" açıklamasında bulundu.
Carlson, uzun süredir saldırgan dış politikaya karşı çıkıyor ve partiden kopuşunu "Önce Amerika" ilkelerinden uzaklaşılmasıyla açıklıyor. İsrail’i Beyaz Saray’ı İran’la savaşa itmekle suçlayan Carlson’ın, aşırı sağcı blog yazarı Nick Fuentes ile yaptığı röportaj, reddettiği antisemitizm suçlamalarına yol açmıştı. Nisan ayındaki podcast’inde Carlson, "Sadece fikrimi değiştirdim ya da bu kötü, gidiyorum demek yeterli değil. Bu, vicdanınızla yüzleşmeniz gereken bir an ve insanları yanılttığım için pişmanlık duyduğumu söylemek istiyorum" demişti.
Greene ise ocak ayında başkanla yaşadığı bir dizi anlaşmazlığın ardından Kongre’den istifa etmişti. İstifa açıklamasında, "Eğer MAGA Inc. Tarafından dışlanıp yerime yeni muhafazakârlar, büyük ilaç şirketleri, teknoloji devleri, askeri-endüstriyel kompleks, yabancı liderler ve sıradan Amerikalıları hiç anlamayan elit bağışçılar getiriliyorsa, bu benimle birlikte sıradan Amerikalıların da dışlandığı anlamına gelir" sözlerine yer vermişti.
Bu ayın başlarında Trump, İran savaşının yol açtığı petrol ve gaz zamlarının da etkilediği enflasyon ve fiyat artışları hakkında konuştu. Savaşın sona ermesinin ardından ABD ekonomisi üzerindeki olumsuz etkilerin hızla kaybolacağını öne süren Trump’a karşın ekonomistler daha az iyimser. Başkan gazetecilere yaptığı açıklamada, "Hayır, hoşuma gidiyor, rakamlar harika. Enflasyonu seviyorum" dedi.
Greene, Carlson’ın başkanlığa aday olması durumunda onu destekleyebileceğini belirtmişti. Ancak Carlson, geçen hafta Travis Danrath ve Carman Wong’un katılımıyla yayınlanan Can’t Be Censored podcast’inde, "Başkanlığa aday olma gibi en ufak bir isteğim yok" dedi ve "çıkışı olmayan bir durumda" bulunan uzun süreli arkadaşı Başkan Yardımcısı JD Vance’e hâlâ sempati duyduğunu ekledi. Ayrıca Carlson, Cumhuriyetçilerin ana sloganı Make America Great Again’i (MAGA) eleştirerek, "Onu hiçbir zaman anlamadım. Zaten başından beri muğlaktı" ifadelerini kullandı.