ABD'nin kamu borcunun 18 Ağustos 2026 itibarıyla 40 trilyon 47 milyar dolara ulaşması, ülkenin borçlanma maliyetlerinin yanı sıra Avrupa tahvil piyasalarındaki faiz baskısını da artırdı.
ABD Hazine tahvillerindeki hareketlilik küresel finans piyasalarına yansırken, Almanya'nın 10 yıllık devlet tahvili faizi yüzde 3,275'e yükselerek son 15 yılın en yüksek seviyesine çıktı.
ABD'de faiz giderleri büyüdü
ABD'nin borç stoku Ağustos 2001'de 5,8 trilyon dolar seviyesindeydi. Bu tutar yaklaşık çeyrek asırda 7 kat artarken, yükselişte savunma harcamalarındaki artış, 2008 küresel finans krizi, Kovid-19 salgını dönemindeki destek programları ve vergi indirimleri etkili oldu.
Federal hükümetin yıllık faiz ödemeleri yaklaşık 1,1 trilyon dolara çıkarak sağlık harcamalarını aştı. Faiz giderleri, sosyal güvenlik harcamalarının ardından federal bütçenin en büyük kalemlerinden biri haline geldi.
Yüksek bütçe açıklarının devam etmesi ABD Hazinesinin piyasadan yüksek miktarda borçlanmasını gerektiriyor. Tahvil arzındaki artış ve ülkenin mali görünümüne yönelik kaygılar, özellikle uzun vadeli faizleri yukarı çekiyor.
ABD'nin 30 yıllık Hazine tahvili faizi 18 Ağustos'ta yüzde 5,327'ye ulaşarak 2007'den bu yana en yüksek seviyesini gördü. ABD Hazinesi, uzun vadeli tahvillerde piyasa likiditesini desteklemek için 10 ila 30 yıl vadeli tahvillerde geri alım tutarını işlem başına 2 milyar dolardan en az 4 milyar dolara yükselteceğini açıkladı. Açıklamanın ardından faizlerde bir miktar gerileme yaşandı.
ABD tahvilleri Avrupa için referans oluşturuyor
Avrupa İstikrar Mekanizmasının analizine göre ABD Hazine tahvilleri, diğer devlet tahvillerinin fiyatlandırılmasında önemli referanslardan biri olarak kullanılıyor. Bu nedenle ABD tahvil arzı ve faizlerindeki yükseliş, yatırımcıların diğer ülkelerin tahvillerinde de daha yüksek getiri aramasına yol açabiliyor.
Almanya'nın devlet tahvilleri Avro Bölgesi'nde temel referans varlıklar arasında bulunuyor. ABD faizlerindeki değişim, Alman tahvilleri üzerinden diğer Avrupa ülkelerinin borçlanma maliyetlerine de yayılabiliyor.
1998-2025 dönemini kapsayan hesaplamalara göre ABD Hazine tahvillerinin net arzında beklenmedik 25 milyar dolarlık artış, Almanya'nın 10 yıllık tahvil faizini 10 ila 15 baz puan yükseltebiliyor. Bu etkinin yaklaşık 10 işlem günü sürdüğü hesaplanıyor.
ABD Hazinesinin uzun vadeli tahvil geri alımlarını artıracağını duyurmasının ardından Avrupa piyasalarındaki faiz baskısı bir miktar hafifledi.
Avrupa'nın kamu borcu da yükseliyor
Avrupa İstatistik Ofisi verilerine göre Avrupa Birliği ülkelerinin toplam kamu borcu, 2026'nın ilk çeyreği sonunda 15 trilyon 705 milyar avroya ulaştı. Borç stoku üç aylık dönemde yaklaşık 327 milyar avro arttı.
AB'de kamu borcunun gayrisafi yurt içi hasılaya oranı, 2025'in son çeyreğindeki yüzde 81,8 seviyesinden 2026'nın ilk çeyreğinde yüzde 82,9'a çıktı. Avro Bölgesi'nde toplam kamu borcu 14 trilyon 243 milyar avroya yükselirken, borcun GSYH'ye oranı yüzde 88,9 oldu.
Kamu borcunun GSYH'ye oranı Yunanistan'da yüzde 143,5, İtalya'da yüzde 138,9, Fransa'da yüzde 117,6, Belçika'da yüzde 109,1 ve İspanya'da yüzde 101,6 olarak ölçüldü. Almanya'da bu oran yüzde 64,4, Portekiz'de yüzde 91, Finlandiya'da yüzde 89,7, Avusturya'da yüzde 83,3, Polonya'da yüzde 61,6 ve Romanya'da yüzde 60,1 seviyesinde kaldı.
Fransa borç miktarında ilk sırada
Fransa, 2026'nın ilk çeyreğinde 3 trilyon 536 milyar avroluk kamu borcuyla Avrupa'nın büyük ekonomileri arasında ilk sırada yer aldı. Onu 3 trilyon 158 milyar avroyla İtalya, 2 trilyon 902 milyar avroyla Almanya ve 1 trilyon 740 milyar avroyla İspanya takip etti.
Belçika'nın kamu borcu yaklaşık 707 milyar avro, Yunanistan'ın kamu borcu ise 360 milyar avro seviyesinde kaydedildi.
Yüksek borç oranına sahip ülkelerde tahvil faizlerinin uzun süre yüksek kalması, yeni borçlanmaların ve vadesi gelen borçların çevrilmesinin maliyetini artırıyor. Avrupa ülkelerinde savunma, altyapı, enerji, sağlık ve yaşlanan nüfusa yönelik harcamaların büyümesi de finansman ihtiyacını artırıyor.
Barclays'in tahminlerine göre Avro Bölgesi hükümetlerinin toplam tahvil ihracının gelecek yıl 1,54 trilyon avroyla rekor seviyeye çıkması bekleniyor. ABD'nin yüksek borçlanma ihtiyacı ile Avrupa hükümetlerinin artan finansman talebinin aynı döneme denk gelmesi, özellikle kamu borcu yüksek ülkelerde uzun vadeli faizlerin yüksek kalma riskini artırıyor.