ABD tahvil faizlerindeki yükseliş, petrol fiyatlarında sert artış ve jeopolitik riskler küresel piyasalarda geçen haftanın ana gündemini oluşturdu. Orta Doğu'da tırmanan gerilim ile Hürmüz Boğazı'na ilişkin arz endişeleri, enerji maliyetlerinin enflasyon üzerindeki baskıyı yeniden artırabileceği beklentisini güçlendirdi.
ABD'de enflasyonun yavaşlama eğilimine rağmen enerji fiyatlarındaki artış tahvil getirilerini yukarı çekti. Hükümet harcamalarının sınırlandırılamaması ve mali dengelerin bozulabileceği kaygısı, tahvil piyasasındaki satışları daha da belirginleştirdi.
ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,75'e çıkarak Ocak 2025'ten bu yana en yüksek seviyelere yaklaşırken, 30 yıllık tahvil faizi yüzde 5,34 ile 2007'den bu yana en yüksek düzeye ulaştı. ABD'de kasım ayında yapılacak ara seçimlerin siyasi riskleri ve mali sorunları artırabileceği değerlendirildi.
ABD Hazinesi tahvil geri alımını artırdı
ABD Hazinesinin uzun vadeli tahviller için geri alım operasyonlarını büyütme kararı, piyasalarda kısa süreli bir rahatlama yarattı. Ancak kararın etkisinin geçici kalabileceği endişesi, satış baskısının yeniden öne çıkmasına neden oldu.
Fed Başkanı Kevin Warsh'ın para politikasına ilişkin net bir açıklama yapmaması da tahvil piyasasındaki baskıyı artıran unsurlar arasında yer aldı. ABD'li yetkililerin İran'a yönelik ekonomik yaptırım açıklamaları, jeopolitik risklerin ekonomi üzerindeki sonuçlarına dair kaygıları güçlendirdi.
Haftanın sonunda dolar endeksi yüzde 0,9 düşüşle 98,8'e geriledi. Altının ons fiyatı yüzde 5,2 artarak 4 bin 603 dolara çıkarken, ekim vadeli Brent petrolün varil fiyatı yüzde 6,6 yükselişle 94,4 dolara ulaştı.
Jackson Hole ve Fed tutanakları izlenecek
Fed'in 28-29 Temmuz'da düzenlediği Federal Açık Piyasa Komitesi toplantısının tutanakları, birçok yetkilinin enflasyon düşmediği takdirde para politikasının daha da sıkılaştırılabileceğini düşündüğünü gösterdi.
27-29 Ağustos tarihlerindeki Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu ile ABD'den gelecek büyüme ve istihdam verileri, piyasaların yeni haftadaki yönü açısından önem taşıyor. Yatırımcılar ayrıca Nvidia'nın açıklayacağı bilançoyu takip edecek.
New York borsasında haftalık kayıplar
Tahvil piyasasına yönelik endişeler New York borsasında da satışları beraberinde getirdi. S&P 500 haftayı yüzde 1,43, Nasdaq yüzde 2,05 ve Dow Jones yüzde 0,85 kayıpla tamamladı.
ABD'de gelecek hafta konut fiyat endeksi, yeni konut satışları, büyüme verisi, çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi, dayanıklı mal siparişleri, haftalık işsizlik maaşı başvuruları, istihdam istatistiklerine ilişkin öncü revizyon verileri ve Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi açıklanacak.
Avrupa'da İngiltere pozitif ayrıştı
Avrupa borsalarında jeopolitik belirsizlikler, enerji fiyatlarındaki yükseliş ve enflasyon baskısı etkili oldu. İngiltere'nin FTSE 100 endeksi yüzde 0,62 yükselirken, Fransa'nın CAC 40 endeksi yüzde 1,76, İtalya'nın MIB 30 endeksi yüzde 0,25 ve Almanya'nın DAX endeksi yüzde 1,15 geriledi.
Almanya'nın 5 yıllık tahvil faizi yüzde 3,008 ile 2008'den bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Fransa'nın 30 yıllık tahvil faizi ise gelecek yıl yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi öncesindeki siyasi belirsizliklerin etkisiyle yüzde 4,91'e çıktı.
Hollanda merkezli sanal doğal gaz ticaret noktası TTF'nin eylül vadeli kontratları 65,9 dolara yükselerek mart ayından bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Avro Bölgesi'nde temmuz ayı tüketici fiyatları aylık yüzde 0,2, yıllık yüzde 2,9 arttı ve enflasyon Avrupa Merkez Bankasının yüzde 2'lik hedefinin üzerinde kaldı.
İngiltere'de temmuz ayı tüketici fiyatları aylık yüzde 0,3, yıllık yüzde 2,9 yükseldi. Enflasyonun dört ayın en yüksek seviyesine çıkmasıyla enerji maliyetlerindeki artış ve kuraklığın ilerleyen aylarda gıda fiyatları açısından risk yaratabileceği değerlendirildi.
Avrupa'da gelecek hafta Almanya'nın büyüme ve ekonomik güven verileri, Avrupa Merkez Bankası toplantı tutanakları, Almanya işsizlik oranı ve Avro Bölgesi tüketici güven endeksi izlenecek.
Asya borsalarında düşüş hakim oldu
Asya piyasalarında Hong Kong dışındaki borsalar haftayı kayıpla tamamladı. Japonya'nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 2,95'e çıkarak 1996'dan bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Japonya'da ekonomik büyüme yavaşlarken enflasyon yükselişini sürdürdü.
Japonya ekonomisi ikinci çeyrekte önceki çeyreğe göre yüzde 0,3, yıllık bazda yüzde 1,1 büyüdü. Beklentilerin altında kalan bu sonuçta zayıflayan iç talep, ihracatın olumlu katkısını sınırladı. Temmuz ayı enflasyonu ise enerji fiyatlarındaki artışın etkisiyle yüzde 1,9'a yükselerek aralık ayından bu yana en yüksek seviyeye çıktı.
Çin'de sanayi üretimi temmuzda yıllık bazda yüzde 4,5 arttı ve yüzde 5'lik beklentinin gerisinde kaldı. Perakende satışlar yüzde 0,6 yükselirken sabit varlık yatırımları yüzde 6,7 azaldı.
Çin'de gayrimenkul yatırımları temmuzda yıllık bazda yüzde 19,2, konut satışları ise yüzde 13,2 düştü. İşsizlik oranı yüzde 5,2 olarak kaydedildi.
Haftalık bazda Nikkei 225 yüzde 3,93, Kospi yüzde 0,93 ve Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,56 geriledi. Hang Seng endeksi yüzde 3,55 yükseldi. Gelecek hafta Çin'de sanayi kârları, Japonya'da ise Tokyo tüketici fiyatları, işsizlik oranı ve tüketici güveni açıklanacak.
Borsa İstanbul haftayı kazançla kapattı
Türkiye piyasaları küresel eğilimden ayrışarak haftayı yükselişle tamamladı. BIST 100 endeksi haftalık bazda yüzde 2,42 artışla 14.514,82 puana çıkarken, Dolar/TL önceki haftalık kapanışa göre yüzde 0,33 yükselerek 48,0400 seviyesine ulaştı.
Türkiye'de yılın ikinci çeyreğine ilişkin iş gücü istatistiklerinde işsizlik oranı önceki çeyreğe göre 0,3 puan azalarak yüzde 7,9 oldu. Yurt içinde gelecek hafta dış ticaret dengesi takip edilecek.