ABD Temsilciler Meclisi, sendikalaşan işçilerin ilk sözleşmeye daha hızlı ulaşmasını amaçlayan bir yasa tasarısını 230’a karşı 193 oyla kabul etti. Düzenleme, işverenlerin müzakere masasına oturmasını zorunlu kılıyor ve anlaşma sağlanamazsa federal arabuluculuk ile tahkim sürecini devreye sokuyor.
Tasarıya 20 Cumhuriyetçi de destek verdi. "Hızlı İş Sözleşmeleri Yasası" adı verilen düzenleme, sendika seçiminin ardından aylarca süren pazarlıkları sınırlamayı hedefliyor.
Tasarı ne getiriyor?
Teklife göre işverenler, sendikalaşma oylamasından sonraki 10 gün içinde toplu sözleşme görüşmelerine başlamak zorunda olacak. Taraflar 90 gün içinde uzlaşamazsa Federal Arabuluculuk ve Uzlaştırma Servisi devreye girebilecek.
Arabuluculuğun ardından 30 gün daha sonuç alınamazsa uyuşmazlık üç üyeli bir tahkim heyetine taşınacak. Heyet karar verirken işverenin mali durumu, çalışanların yaşam maliyeti ve benzer şirketlerdeki ücret ile yan hakları gibi unsurları dikkate alacak.
Bu karar, taraflar aksi yönde anlaşmadıkça iki yıl boyunca bağlayıcı olacak. Düzenleme, sendikalaşmadan sonra ilk sözleşmeye ulaşmanın ABD’de ortalama 465 gün sürdüğü yönündeki eleştirilerin ardından gündeme geldi.
Meclis süreci nasıl ilerledi?
Yasa tasarısı, Temsilciler Meclisi gündemine özel bir usul olan discharge petition ile taşındı. Demokratlar, Meclis Başkanı Mike Johnson’ı aşmak için bu yönteme giderek tasarının oylanmasını sağladı.
Bu süreçte yedi Cumhuriyetçi de dilekçeye imza attı. Tasarının artık Senato’da görüşülmesi bekleniyor, ancak orada kabul edilmesinin daha zor olduğu değerlendiriliyor.
Yine de Missouri Senatörü Josh Hawley dahil bazı Cumhuriyetçilerin desteği dikkat çekiyor. Hawley, tasarının sponsorları arasında yer alıyor.
Destek ve itirazlar
Tasarının savunucuları, bunun işçiler için uzun yıllardır beklenen önemli bir koruma olacağını söylüyor. New Jersey’li Demokrat Donald Norcross, düzenlemenin işçilerin ilk sözleşmeye ulaşmasını kolaylaştıracağını savundu.
Teamsters Genel Başkanı Sean O’Brien ise tasarının, şirketlerin müzakereleri gereksiz yere uzatmasının önüne geçebileceğini belirterek destek verdi. O’Brien, bunun Kongre önüne gelen en önemli işçi hakları düzenlemelerinden biri olduğunu söyledi.
Karşı çıkanlar ise hükümetin bu kadar erken aşamada sözleşme dayatmasını "aşırı müdahale" olarak nitelendiriyor. İnsan kaynakları yöneticilerini temsil eden CHRO Association, düzenlemeye karşı çıkarak bunun hem işverenler hem çalışanlar hem de ekonomi için sorun yaratacağını savundu.
Senato’da zorlu bir sınav
Eleştiriler arasında, toplu sözleşmelerin uzun ve ayrıntılı metinler olduğu, bu nedenle pazarlığın zaman almasının normal sayılması gerektiği görüşü de yer alıyor. Bir diğer itiraz ise federal uzlaştırma kurumunun mevcut kapasitesinin bu yükü taşımaya yetmeyebileceği yönünde.
Federal Arabuluculuk ve Uzlaştırma Servisi’nin, önceki yönetim döneminde yapılan kesintiler nedeniyle yaklaşık 90 kişilik bir kadroya düştüğü belirtiliyor. Bu durumun, olası çok sayıda uyuşmazlığın hızla çözüme kavuşturulmasını zorlaştırabileceği ifade ediliyor.
Tasarının Senato’daki geleceği belirsizliğini koruyor. Ancak Temsilciler Meclisi’nde sağlanan çapraz parti desteği, işçi sözleşmeleri konusundaki tartışmayı yeniden ülke gündeminin üst sıralarına taşıdı.